Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, davalı işverenliğin yurt dışı projelerinde 2008-2014 yılları arasında demirci formeni olarak net 1.960,00 USD sabit ücretle çalıştığını, ayrıca ücretinden bağımsız prim ödemesi yapıldığını, çalıştığı dönem içerisinde her türlü giderlerinin prim, işyerine ve Türkiye'ye gidiş - dönüş dâhil yol, günde 3 öğün yemek, barınma, ısıtma, aydınlatma, temizlik gibi ücretten bağımsız giderlerinin davalı işverenlik tarafından karşılandığını, iş sözleşmesi
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının, davalı işverenliğin yurt dışı projelerinde 2008-2014 yılları arasında demirci formeni olarak net 1.960,00 USD sabit ücretle çalıştığını, ayrıca ücretinden bağımsız prim ödemesi yapıldığını, çalıştığı dönem içerisinde her türlü giderlerinin prim, işyerine ve Türkiye'ye gidiş - dönüş dâhil yol, günde 3 öğün yemek, barınma, ısıtma, aydınlatma, temizlik gibi ücretten bağımsız giderlerinin davalı işverenlik tarafından karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesine rağmen işçilik haklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ile iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı ile davacının ücretinin brütleştirilmesine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararı ile aynı tarihli tashih şerhi ile; "Her ne kadar mahkememizce 28/02/2024 tarihli gerekçeli kararın 2 nolu bendinde maddi hata yapılarak '...bakiye 1.660,16- USD sinin...' yazılmış ve aynı gerekli kararın 3,4 ve 5 nolu kısa kararlarında; '...fazlaya ilişkin talebin reddine...' yazılmış ise de; sehven yapılan bu maddi hataların HMK 304/1 maddesi gereği resen giderilerek; kısa kararın 2 nolu bendinin ilgili kısmının '...bakiyesinin...' şeklinde, 3,4 ve 5 nolu benlerinde ise; '...fazlaya ilişkin talebin reddine...' ifadesinin çıkartılarak bu şekli ile tashihlerine..." karar verilmiştir. Davacı vekilinin 20.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alındığında fazlaya ilişkin kısmın reddine dair ibarenin hüküm fıkrasından çıkartılması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.