TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2021 NUMARASI: 2020/639 Esas, 2021/773 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ(Eser sözleşmesinden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/227 KARAR NO: 2026/196 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2021 NUMARASI: 2020/639 Esas, 2021/773 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ(Eser sözleşmesinden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatışan icra takibine , davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında ticari ilişki, buna bağlı olarak cari hesap bulunduğunu, davacı şirketin yapmış olduğu işleri faturalandırdığı ve davalıya faturaları tebliğ ettiğini, davalı tarafın faturaya veya yapılan işlere bir itirazı olmadığını, yapılan ödemelerden sonra davacı şirketin davalı şirketten bakiye alacağı kaldığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla davalı şirket hakkında cari hesaba dayalı ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından; davacının alacak iddiasını cari hesaba dayandırmasının mümkün olmadığını, davacının davalı şirketin müteahhitliğini üstlendiği binanın su izolasyon işlerini üstlendiğini, ancak davacının yüklendiği işi yerine getirmediğini, su izolasyonunu eksik ve hatalı şekilde yaptığını, davalı şirkete işi gereği gibi teslim etmediğini, yarım bıraktığını, buna karşılık davalı şirket tarafından davacıya hak edişinin eksiksiz ödendiğini, davacının kusurlu davranışları neticesinde apartman asansörlerini su bastığını ve davalının ciddi zarara uğradığını, davalı şirketin başka bir izolasyon firması olan ...Şti.ile anlaşarak söz konusu işi tamamlatmak zorunda kaldığını, ortada bir borç olmadığı ve davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini; davacının faiz isteyemeyeceğini, talep edilen faizin de fahiş olduğunu belirterek; davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece 11.10.2021 tarihli karar ile; taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve kayıtları dayanıldığından; mali yönden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, buna göre davalının davacıya 25.689 TL borçlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya yönelik davalının kanuni itiraz süresi içinde herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalı tarafça her ne kadar davacı tarafından yapılan izolasyon işlerinin ayıplı olduğu iş teslimi sonrasında asansör kuyusunda su sızıntısı olduğu ve asansörü su bastığı için başka bir şirketten hizmet alınarak bu şirkete ödemelerde bulundukları, yine davacıya olan borcun ödendiği ve borç kalmadığı iddia edilmiş ise de, davalının yapılan işin ayıplı olduğu iddiasına yönelik olarak kanunda belirtilen şekil ve şartlarda herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, dava dışı şirkete yaptırılan işin davacı tarafından yapılan işin bitirilmesinden 9 ay sonra yaptırıldığı, bir an için yapılan işin ayıplı olduğu varsayılsa dahi, davalı tarafça işin ayıplı haliyle kabul edilmiş sayılması gerektiği, öte yandan faturanın ödendiğine dair davalının bilgi ve belge sunmadığı, TTK 1530 maddesi gereğince mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde temerrütsüz ihtar esası belirlendiğinden, 23/03/2020 tarih ve 35.689, 10 TL bedelli faturaya karşı davalının 31/03/2020 tarihinde 10.000 TL kısmi ödeme yaptığı, buna göre faturanın 31/03/2020 tarihinde tebliğ alındığının kabulü ile davalının 01/04/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 1.173,61 TL işlemiş faiz talep edebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği talep ettiği 1.122,57 TL işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 25.689,00-TL asıl alacak ve 1.122,57-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 26.811,57-TL üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 10,00 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına, hükmedilen alacak bedeli olan 26.811,57-TL'nin %20'si oranında, 5.362,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; genel olarak cevap dilekçesi içeriği aynen tekrar edilmekle; davacının haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının, yüklendiği işi yerine getirmediğini, su izolasyonunu eksik ve hatalı yaptığını, işleri yarım ve ayıplı şekilde bıraktığını. Buna rağmen hak edişinin eksiksiz ödendiğini, davacı'nın yapmadığı işlerin karşılığını talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, davalının daha fazla zarara uğramamak ve oturuma başlanan apartmanda kat maliklerini mağdur etmemek adına başka bir izolasyon firması olan ....... Şti Şirketi ile anlaşarak söz konusu su izolasyon işini tamamlatmak zorunda kaldığını, ilgili fatura ve ödeme belgelerinin ..... Şti 'den şirketten celbini talep ettiklerini, ispat yükünün itirazın iptali davasını açana ait olduğunu ancak davacının iddiasını herhangi bir delille dayandıramadığını, temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, mahkemesinin keşif yaparak, bilirkişilere yarım bırakılan bakiye işlerin yapıp maliyetlerini hesaplatarak, hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, asıl davacının kötüniyet tazminatı ödemesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında; yazılı bir eser sözleşmesi bulunmasa da, eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Taraflarında kabulünde olduğu üzere; davacı yan, davalının yükleniciliğini üstlendiği binanın su izolasyon işini yapmıştır.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında ticari ilişki, buna bağlı olarak cari hesap bulunduğunu, davacı şirketin yapmış olduğu işleri faturalandırdığı ve davalıya faturaları tebliğ ettiğini, davalının faturaya veya yapılan işlere bir itirazı olmadığını, ancak bakiye alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı iş sahibi vekili; taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından; davacının, davalı şirketin müteahhitliğini üstlendiği, apartmanın, su izolasyon işlerini üstlendiğini, ancak davacının yüklendiği işi yerine getirmediğini, su izolasyonunu eksik ve hatalı şekilde yaptığını, davalı şirkete işi gereği gibi teslim etmediğini, yarım bıraktığını, buna karşılık davalı şirket tarafından davacıya hak edişinin eksiksiz ödendiğini, davacının kusurlu davranışları neticesinde apartman asansörlerini su bastığını ve davalının ciddi zarara uğradığını, davalı şirketin, başka bir izolasyon firması olan ...Şti.ile anlaşarak söz konusu işi tamamlatmak zorunda kaldığını, temerrüde düşürülmediğini; istenilen faizin de fahiş olduğunu belirterek; talep etmiştir. Mahkemece 11.10.2021 tarihli karar ile; bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, buna göre davalının davacıya 25.689 TL borçlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaya yönelik davalının kanuni itiraz süresi içinde herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalının yapılan işin ayıplı olduğu iddiasına yönelik olarak kanunda belirtilen şekil ve şartlarda herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, dava dışı şirkete yaptırılan işin davacı tarafından yapılan işin bitirilmesinden 9 ay sonra yaptırıldığı, öte yandan faturanın ödendiğine dair davalının bilgi ve belge sunmadığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul .....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 25.689,00-TL asıl alacak ve 1.122,57-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 26.811,57-TL üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 10,00 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedelinin %20'si oranında; 5.362,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Somut olayda; davacı yüklenici, bakiye alacağını konu ettiği icra takibine, davalı iş sahibinin itirazının iptalini talep etmiş, yargılama sırasında taraf defterlerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile her iki yanın defterine göre de davalının davacıya 25.689,10 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, davalının alacağa konu faturayı ticari defterine işlediği, iade veya itiraz etmediği, davalı tarafından; davacının yaptığı işlerin ayıplı olduğunu ileri sürülmüş ise de buna dair herhangi ayıp ihbarında bulunmadığı, 3. Bir kişiye yaptırdığını iddia ettiği işlerin bitirilmesinden sonra ve davacının düzenlediği faturadan 9 ay sonraya ilişkin olduğu, tarafların tacir oldukları anlaşıldığından istenen faiz oranının yerinde olduğu, mahkemece TTK nun 1530. Maddesine göre tesbit edilen temerrüt tarihine göre hesaplanan işlemiş faizinde doğru olduğu, alacağın davalının da defterine işlediği fatura nedeni ile belli olması sebebi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../10/2021 tarih ve 2020/.... Esas, 2021/.. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.831,49TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 438,71TL harcın mahsubu ile bakiye 1.392,79TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.