9. Hukuk Dairesi 2011/47286 E. , 2013/33236 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 1.İŞ) DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait öz…
**9. Hukuk Dairesi 2011/47286 E. , 2013/33236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 1.İŞ) DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait özel hastanede anestezi uzmanı olarak aylık net 1.500,00 TL ücretle 15.12.2004-28.03.2006 arasında çalıştığını iddia ederek, ödenmeyen ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının fiilen hiç görev yapmadığını, hastanenin ruhsat işlemlerinin tamamlanması ve kadro eksikliğinin giderilmesi için davacının diplomasının alınıp resmi kurumlara ibraz edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hastanenin ruhsat işlemlerinin uzaması ve davacının fiilen hiç çalışmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. 4857 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı’ndan sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır. Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hâkimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD. 18.10.2004 gün, 2004/7006 E. 2004/23275 K). Somut olayda davacı, davalıya ait özel hastanede anestezi uzmanı doktor olarak aylık net 1.500,00 TL ücretle 15.12.2004-28.03.2006 arasında çalıştığını iddia ederek, ödenmeyen ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının fiilen hiç görev yapmadığını, hastanenin ruhsat işlemlerinin tamamlanması ve kadro eksikliğinin giderilmesi için davacının diplomasının alınıp resmi kurumlara ibraz edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, hastanenin ruhsat işlemlerinin uzaması ve davacının fiilen hiç çalışmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. ... Sağlık Grup Başkanlığı’nın 20.12.2004 tarihli hastane personel listesine ilişkin yazıda davacının, davalı işyerinde doktor olarak çalıştığı belirtilmiştir. İşverenden sadır olan ve Sağlık Grup Başkanlığı’nca onaylanan 29.03.2006 tarihli ve hastane müdürü imzalı belgede davacının, davalı işyerinde 15.12.2004-28.03.2006 döneminde anestezi uzmanı olarak çalıştığı belirtilmiştir. Davalı, bu belgenin, davacının işyerinden ayrıldıktan sonra referans olarak kullanması için hatıra binaen verildiğini söylemiştir. Davalı işveren tarafından ücret ödeme belgesi sunulmamıştır. Hizmet döküm cetveline göre, davacının, talep konusu dönemde başka bir işyerinde sigortalı çalışması bulunmamaktadır. Valilik tarafından bildirilen cevabi yazıda, davacının fesihten bir ay sonra başka bir hastanede çalışmaya başladığı belirtilmiştir. Kişi, kendi muvazaasına dayanamaz. Ortada resmî belge varken, şirket ortağı olan davalı tanıklarının beyanına göre karar verilemez. Mahkemece, bilirkişi raporundaki hesaplamalar bir değerlendirmeye tâbi tutularak davacının ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.