T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/633 KARAR NO : 2025/1879 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2024 NUMARASI : 2021/648 Esas - 2024/59 Karar ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VE…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/633 KARAR NO : 2025/1879 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2024 NUMARASI : 2021/648 Esas - 2024/59 Karar ASIL DAVA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 BİRLEŞEN DAVA : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/19 Esas Sayılı Dosyası DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; davalı Mertal Yapı Malzemleri İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı Salihoğul Marmara Hafriyat Taah. İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin %51 pilot ortak olduğunu, iş ortaklığı adına yapıldığı iddia edilen işlere karşılık kesilen ve Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/163725 Esas sayılı dosyası ile 13.12.2021 tarih ve ... numaralı 172.717,19 TL bedelli ve 14.12.2021 tarih ve ... numaralı 63.338,86 TL bedelli 2 adet fatura bedeli karşılığında davacı Salihoğul Marmara Hafriyat Taah. İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin davalı Mertal Yapı Malzem Leri İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne borçlu bulunmadığının tespiti ile Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/163725 Esas sayılı dosyasına davacı Salihoğul Marmara Hafriyat Taah. İnş. San Ve Tic. A.Ş.'nin iş ortaklığındaki %51 oranında veya tamamının ödenmesi halinde dava sonuçlanıncaya kadar ödenen miktarın dosyada bloke edilerek alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesi talebi ile mahkemece tüm dosya borcunun ödenmesi gerektiği kanaati hasıl ise paranın tamamının ödenmesi halinde paranın dosyada bloke edilerek alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararının verilmesini, dava konusu edilen 13.12.2021 tarih ve ... numaralı 172.717,19-TL bedelli ve 14.12.2021 tarih ve ... numaralı 63.338,86 TL bedelli 2 adet fatura bedeli karşılığı, davacı Salıhoğul Marmara Hafriyat Taah. İnş. San Ve Tic. A.Ş.'nin hiçbir borcu bulunmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Mertal Yapı Malzemeleri İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı Salihoğul Marmara Hafriyat Taah. İnş. San ve Tic. A.Ş. ile davalı Teknik Ak Yapı İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti.'nin yapımını yüklendiği iş neticesinde davalı Mertal Yapı Malzemleri İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin, Salihoğul Marmara Hafriyat Taah. İnş. San ve Tic. A.Ş., Teknik Ak Yapı İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığı bünyesine 13.12.2021 tarih ve ... numaralı 172.717,19 TL bedelli ve 14.12.2021 tarih ve ... numaralı 63.338,86 TL bedelli 2 adet fatura düzenlediği ve sevk irsaliyeleri ile birlikte ürünleri imza karşılığında teslim edip üzerine düşen yükümlülükleri tam eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı tarafın davalı şirket ile ilgili ticari bir beyanı bulunmasına rağmen 1 adet faturaya itiraz etmesinin anlaşılmamış olduğunu, davacı tarafın iş ortaklığından kaynaklı hak edişlerini büyük bir kısmını almış olduğunun haricen öğrenmiş olduklarını, bunun bahse konu faturalardaki malların teslimin göstergesi olduğunu, davalının alacağının ödenmemesi üzerine iş ortaklığı taraflarına bildirimde bulunulduğunu, adi ortaklıktan cari mutabakat alındığını ve alacağın ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiğini, davacı tarın huzurdaki davayı ikame etmek suretiyle haklı alacağının alınmasına engel olup davalıyı zor duruma düşürmek amacı olduğunu, davacı vekili tarafından iş ortaklığı adına kesilen faturalardan kendilerinin sorumlu olmadığını beyan etse de ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ortaklar ortaklık borçlarından şahsen sorumlu olduğunu, iş ortaklığın kendisi borçlu olamayacağından icra takibinin iş ortaklarının taraflarına başlatıldığını, davalı şirketin iş ortaklığının ortakları arasındaki ilişkiyi bilebilecek durumda olmadığını bu sebeple davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği huşuların hukuka uygun olmadığını, iş ortaklığının yüklendiği işin büyük bir kısmının tamamlanmış olmasına rağmen davacı tarafın bu ürünleri almadığını beyan etmesinin gerçeklikten uzak olduğunu, izah edilen sebepler ile davacı tarafından kötü niyetli olarak ikame edilen haksız davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin birleşen dava dilekçesinde özetle; Alemdar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce usulsüz yapılan işlem neticesinde iş ortaklığının %40 ortağı olan Teknik Ak İnş. Yapı Ltd. Şti.'ne şifrelerin teslim edildiğini ve söz konusu ortağın mali müşaviri olan Celal Yaşar'a müvekkili firma tarafından yetki ve vekalet verilmemiş olmasına rağmen davacı firmaya bilgi verilmekten imtina edildiği gibi faturaların sisteme işlendiğini, ortakların tek başına yapmış olduğu işlemler ile diğer ortakların bağlılığı ortaklık sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde değerlendirildiğini, üçüncü kişilerle yapılan işlemler neticesinde TBK'nın 638-(3) maddesi gereği aksi kararlaştırılmamışsa borçlarından müteselsilen sorumluluğu kabul edilen ortakların tamamının başvurulabileceği gibi birkaçına da başvurma imkanı bulunduğunu, olası bir dava halinde adi ortakların ihtiyari dava arkadaşlığından bahsedilebileceğini, davalı Teknik Ak İnş. Ltd. Şti. yetkilisinin bir sözleşme veya iş talebi imzalamış ise davacı firmanın sorumlu tutulmasının imkansız olduğunu, istenen iş veya imzalanan sözleşmenin sadece ve sadece iş ortaklığının diğer ortağı olan %49 iş ortağı Teknik Ak İnş, Yapı Şti.'ni borçlandırır nitelikte olduğunu, böyle bir sözleşmenin imzalanması veya iş talebi olması halinde iş ortaklığını oluşturan her iki firma yetkilisinin veya yetkilendirdikleri kişilerin birlikte hareket etmiş olmaları gerekirken böyle bir işlemde söz konusu olmadığından iş ortaklığı nam ve hesabına dahi iş talep edildiğini veya sözleşme imzalanmış olmasının ortakların tek başına yapmış olduğu işlemler ile diğer ortakların bağlılığının ortaklık sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde değerlendirileceğinden sadece diğer ortak davalı Teknik Ak İnş. Yapı. Ltd. Şti. adına borç doğurduğunu, iş ortaklığının %51 pilot ortağı olan davacı firma yetkilisince imzalanmış hiç bir sözleşme olmamasına rağmen seri ve usulsüz işlemin aleyhlerine müvekkili firmaca tesis edildiğini, söz konusu davalı Kromcan tarafından kesilen 125.000,00 TL bedelli iki adet fatura için davacı şirketin borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle; Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/166252 Esas sayıl dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine, davacı firmanın toplam 125.000,00 TL bedelli fatura için borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Teknik Ak Yapı İnş. Ltd. Şti. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında Kocaeli 5. Noterliğinin 16.12.2020 tarih ve 27870 Yevmiye ile Gebze 3. Noterliğinin 19.03.2021 tarih ve 07966 Yevmiye numaralı işlemi ile iş ortaklığı sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafça iş ortaklığı sözleşmesinin 'İş ortaklığının idaresi vergi, sgk, iş talebi, hak ediş vb. yazışmaları, sözleşmeleri imzalamaya ortakların müşterek imzası ile veya iki firmanın belirlediği ortak vekillerin müşterek imzası ile vekalet verdiği kişiler yetkilidir.' maddesi yazılarak, diğer davalı ile iş ortaklığı arasında herhangi bir sözleşme veya iş talebi olmadığını ileri sürdüğünü, davalı ile davacı şirket arasında yapılan iş ortaklığı sözleşmesi iş ortaklığının yapımını üstlendiği "Serdivan Anaokulu 8 Derslik Yeni Bina İşi" ne ilişkin olduğunu, ancak işin başlangıcından sonra işin tamamlanması sonucunda ülkenin ekonomik durumunun bozulması nedeni ile işten zarar edileceğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacı tarafından işe herhangi bir katkı sağlamadığın, müvekkilinin yapılan işin yönetimini üstlendiğini, iş ortaklığına ilişkin tüm işlemlerin davalı tarafından davalının üzerine bırakıldığını, davalı şirketin, aylarca iş ortaklığının edimini üstlendiği işten kaynaklı tüm giderleri üstlendiğini, ancak gelinen noktada işten zarar edilmesi nedeni ile davalının aldığı ürünlerin bedelini ödeyemez hale geldiğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafından kötü niyetli olarak ikame deilen haksız davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kromcan Paslanmaz Metal San. Tic. Lti. Şti. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı ve davalı diğer şirket ile arasındaki iş ortaklığının ticari işlerini yasaya ve ticari teamüle uygun iyi niyetli olarak yaptığını, her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde davalı şirketin alacaklı olmadığını ileri sürülmüşse de iş bu iddiaların mesnetsiz olduğunu, davalının, davacının ortağı olduğunu, iş ortaklığı ile aralarında var olan ticari ilişki nedeni ile iş ortaklığının yapımını yüklendiği "Serdivan Anaokulu 8 Derslik Yeni Bina İşi" için paslanmaz korkuluk işi hizmetini verdiğini, hizmetlerin tamamına fatura kesildiğini ve müvekkilinin ticari kayıtlarına işendiğini, tüm bunların davacının, davalının alacaklı olmadığı yönündeki iddialarının mesnetsizliğini gösterdiğini, müvekkilinin iş ortaklığı adına verdiği hizmet karşısında 14.12.2021 tarihli ... Numaralı 125.000,00-TL bedelli faturayı iş ortaklığı adına düzenlendiğini, iş ortaklığının borçlarından ortaklık taraflarının müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu, her ne kadar davacı vekili faturaların iş ortaklığı adına kesildiğinden ve kendilerinin sorumluluğu olmadığından bahsetmişse de adi ortaklığın bir tüzel kişiliği olmadığı için ortakların ortaklık borçlarından şahsen sorumu olduğunu, kabul manasına gelmemek kaydıyla davalı şirketin iş ortaklığının ortakları arasındaki ilişkiyi bilebilecek durumda olmadığını, bu sebeple davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği hususların hukuka uygun olmadığı gibi davacı tarafın basiretli davranış sergilemediğini, iş ortaklığının yapımını yüklendiği işin büyük bir kısmını tamamlanmasına rağmen davacı tarafın bu ürünleri almadığına ilişkin beyanlarının gerçeklikten uzak olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafından kötü niyetli olarak ikame edilen haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Asıl ve birleşen davaların KISMEN KABULÜNE VE KISMEN USULDEN REDDİNE, 2-Davacının asıl ve birleşen dava dosyalarına konu edilen Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/163725 Esas ve 2021/166252 Esas sayılı takip dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 3-Asıl ve birleşen davaların davalısı olan Teknik Ak İnşaat Yapı Ltd. Şti. aleyhine açılan menfi tespit davalarının pasif husumet yokluğundan HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile diğer davalı aralarındaki iş ortaklığını ticaret sicile bildirmediklerini, bu nedenle de davalı şirketlerden sicile bildirilmeyen bir iş ortaklığının taraflarının temsil yetkisinin bulunup bulunmadığının bilmesi beklenmesi mümkün olmadığını, huzurdaki dosyada yapılan defter incelemesinde davalıların iş ortaklığından alacaklı konumunda olduğu, defter incelemesinde neticesinde kayıtlarda bir tutarsızlık bulunmadığı da sabit olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda davalı şirketlerinin alacağının iş ortaklığı bünyesinde alacaklı oldukları ayrıca herhangi bir iade, itiraz durumu olmadığının sabit olduğunu, davalı şirketler aleyhine hükmedilen harç, yargılama gideri ve ilam vekalet ücretleri hatalı olarak hesaplandığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalıların, davacının iş ortağı Teknik Ak ile iş ve işlemleri yürüttüğü açık ve net olduğunu, iş ortaklığının sicile kaydettirilmiş olması veya olmaması bu durumu değiştirmeyeceğini, zira Adi İş ortaklığı bakımından Ticaret Sicile kayıt mecburiyeti bulunmadığını, adi ortaklığın sicile kaydettirilmemiş olması burada sonuca etkili bir durum olmadığını, davalıların yerel mahkeme kararında; harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığı yönündeki iddialarına katılmamakla birlikte eğer yanlış bir hesaplama söz konusu ise bunun yeniden yargılamaya gerektirir mahiyette olmadığı yerleşik Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğinden kararın bu kısmının değiştirilerek onanmasının mümkün olduğunu beyan ile; davalıların istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2024 Tarih - 2021/648 Esas - 2024/59 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı Asıl dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalılar tarafından, davacı aleyhine Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/166252 esas ve 2021/163725 esas sayılı dosyası ile bir kısım faturalara istinaden takip başlatılması üzerine, davacı tarafından eldeki asıl ve birleşen davaların açıldığı ve takip konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalılar tarafından asıl ve birleşen davaların reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne denilerek davalılar ... ile birleşen dava davalısı ... yönünden davacının menfi tespit talebinin kabulüne, asıl ve birleşen dosya davalısı Teknik Ak Yapı İnş. Ltd. Şti. yönünden ise bu davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı Asıl dava davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... vekili vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır., Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). 6100 sayılı HMK'nın 222-(2) maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222-(3) maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 202. maddesinde belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar). Dava konusu faturanın düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanununun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (HGK 2017/(19)11-944 E. 2021/197 K. sayılı ilamı). Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı). Dosya arasına alınan 08/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı Salioğul Marmara A.Ş.'nin, davalı Merkat Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. ile davalı ...'nin borç bakiyesinin davalılar birleşen dava dosyası ile davalı ... ile aralarında borç alacak ilişkisinin olmadığı tespit edilerek davacı şirketin davalı şirketlere borcunun, alacağının olmadığı, davalı ...'nin, ... - ... İş ortaklığından 31/12/2021 tarihi itibariyle 236.056,05 TL alacaklı olduğu, davalı ...'ye 560.929,23 TL mal alışı yapmış olduğu, davalı ...'nin, ... 80.000,00 TL mal alışı yaptığı, 31/12/2021 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 0,00-TL olduğu, davalı ...'ye 31/12/2021 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 201.175,50 TL olduğu, birleşen dava dosyası ile davalı ..., davalı ...'ye 80.000,00 TL mal satışı yapmış olduğu 31/12/2021 itibariyle alacak bakiyesinin 0,00 TL olduğu birleşen dava dosyası ile davalı ...'nin, ... - ... İş ortaklığından 125.000,00 TL alacak bakiyesinin olduğu, ... - ... İş ortaklığının, davalı ...'ye 236.056,05 TL borç bakiyesinin olduğu, davalı ...'ne 3.442.041,61 TL borç bakiyesinin olduğu, birleşen dava dosyası ile davalı ...'ye 31/12/2021 tarihinde 125.000,00 TL borç bakiyesinin olduğu, davacı ..., davalılar ..., ... ve ...'nin karşılıklı BA-BS bildirimlerinde bir tutarsızlık olmadığı, sadece davalı ... ile davalı ... arasında BA-BS bildirimlerinde tutar olarak tutarsızlık olmadığı sadece muhasebe hatasından dolayı adet hatası olduğu yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmektedir. Eldeki davada; davacı ... ile davalı ... arasında Gebze 3. Noterliğinin 19/03/2021 tarihli ve 7966 yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye göre davacının %51 pilot ortağı olarak belirlendiği, ikamet amaçlı olmayan binaların inşaat işlerinin yapılması amacıyla tarafların sözleşmeyi imzaladıkları ve iştirak oranlarına göre kar ve zarara ortak olduklarının ve adi ortaklığın ortakların müşterek imzası ile veya iki firmanın belirlediği ortak vekillerin müşterek imzası ile vekalet verdiği kişiler tarafından temsil edileceğinin sözleşmeye dercedildiği, adi ortaklık sözleşmesinin Gebze 3. Noterliğinin 19/03/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı iş ortaklığı düzeltme beyannamesi ile adi ortaklık sözleşmesinin 7. maddesinde "iş ortaklığının idaresi, vergi, SGK, iş talebi, hakediş vb. Yazışmaları, sözleşmeleri imzalamaya ortakların müşterek imzası ile veya iki firmanın belirlediği ortak vekillerin müşterek imzası ile vekalet verdiği kişiler yetkilidir." şeklinde değişiklik yapıldığı görülmüştür. Eldeki davada, dava konusu uyuşmazlığın, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için, taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklığa karşı açılan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Başka bir anlatımla, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir. Keza, bir ortağın diğeri aleyhine açtığı davada da, tüm ortaklar davaya dahil edilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya dönülecek olur ise; davacı ... ve ... arasında Gebze 3. Noterliğinin 19/03/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesinin imzalandığı, davacı ile davalı ...'nin imzalanan iş ortaklığının ortakları olup, eldeki davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için, bu ortakların birlikte hareket etmeleri gerektiği değerlendirilmiştir. Taraf teşkilinin sağlanması açısından bu durumun sağlanması şarttır. Ancak, iş ortaklığını oluşturan ortakların davacı veya davalı tarafta aynı anda birlikte yer almaları gerekmez. Her iki ortağın da, davacı ya da davalı tarafta bulunmaları taraf teşkili açısından yeterlidir. Böylelikle de tüm ortaklar davaya dahil edilmiş olacakları için, taraf teşkili de bu şekilde sağlanmış olacaktır. Aksinin kabulü halinde, davalı şirket hiçbir zaman, kendi aleyhine olarak açılan bu davada, adi ortak sıfatı ile muvafakat vermeyeceği için, davanın görülmesi de hiçbir zaman mümkün olamayacaktır. Somut olayda mahkemece, bu ilkeler gözetilerek, işin esasına girilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2015 /12482 E. 2015/19855 K. Sayılı ilamı). Eldeki davada; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda alınan SMMM bilirkişi raporuna göre her iki dava dosyasına konu edilen faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında ve BA bildirimlerinde yer almadığı, davacının davalılarla herhangi bir ticari ilişkisinin belirlenemediği, ancak davalıların davalara konu faturalarının adi ortaklığın defter ve kayıtlarında işli olduğu, adi ortaklık ile Kromcan-Mertal şirketlerinin BA/BS bildirimlerinin uyumlu olduğu belirlemelerinin yapıldığı görülmüştür. Dava konusu faturaların maddi gerçeğe uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, sözleşme konusu yapı dikkate alındığından fahiş oranda satın alma/teslimat olup olmadığı, alınan ürünlerin yapılan işte kullanılma ihtimallerinin bulunup bulunmadığı, adi ortaklığın tarafı olan davalı ...nin gereğinden fazla ve davacının zararına işlem yapıp yapmadığı, müşterek temsil söz konusu olmasına rağmen işlemlerin ne suretle yapıldığı, yapılan işlemlerin davacının sorumluluğunun etkisinin ne olduğu hususlarında keşif yapılmak suretiyle rapor alınması için mahkemece yazılan talimat sonrasında dosya arasına alınan 29/08/2023 bilirkişi raporunda; davalı ...'nin davaya konu edilen 14/12/2021 tarihli ... nolu ve 13/12/2021 tarihli, ... nolu faturalarında yer alan ürünler ile seramik malzemesinin davacı ile davalı ...nce yapımı ihale ile üstlenilen inşaatta kullanılmadığı bunun yanında diğer malzemelerin de kullanılıp kullanılamadığının mahallinde belirlenemediği, davalı ...'nin 14/12/2021 tarihli, ... nolu faturasındaki paslanmaz korkulukların inşaatta kullanıldığı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu görülmektedir. Eldeki davada; tüm dosya kapsamı delillerden, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan davacının ticari kayıtlarında faturaların yer almadığı; ancak ortaklık kayıtlarına göre borçlandığı, faturalarda yer alan bir kısım ürünlerin inşaatta kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada, öncelikle belirtmek gerekirse; davacı, Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/163725 Esas ve 2021/166252 Esas sayılı dosyalarında yürütülen takibe ilişkin olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamı icra takip dosyalarının celbi ve tüm kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; ilgili icra takiplerinde alacaklının davalı ... olmadığı, takip talebi ve ödeme emrinde bu davalıya alacaklı sıfatı tanınmadığı, davalı hakkında yürütülen herhangi bir takip bulunmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davasının niteliği gereği, dava yalnızca takip alacaklısı veya alacaklı sıfatını taşıyan kişi aleyhine açılabilir. Alacaklı sıfatı bulunmayan bir kişiye karşı borçsuzluğun tespiti talebi yöneltilmeyeceği açıktır. Davalı ... bakımından icra takibine dayalı herhangi bir hukuki ilişki veya sıfat bulunmadığından, eldeki davanın, davalı ... yönünden dinlenme olanağı yoktur, bu nedenle ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden asıl ve birleşen dava dosyaları kapsamında davanın pasif husumet yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 114-(1)-d) ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş olması yerindedir. Yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde, taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın esasına dönüldüğünde, yerel mahkemece asıl dosya davalısı olan ... yönünden, dosya kapsamı tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle varılan kanaat doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmüşse de, birleşen dava davalısı ... yönünden, dosya arasına alınan ve değerlendirilen deliller kapsamında davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetli olmadığı değerlendirilmiştir Somut davada; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının tam olarak tespit edilmesi sonrasında, öncelikle tarafların ticari defterlerinin incelenerek tarafların ticari ilişkide bulunup bulunmadıklarının saptanması ve sonrasında davacı ... ile asıl dava ve birleşen dava davalısı olan ... şirketi arasında Gebze 3. Noterliğinin 19/03/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında üstlenilen ikamet amaçlı olmayan binaların inşaat işlerinin yapılması işinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve bu inşaatta asıl dosya davalısı ... ile birleşen dava davalısı ... tarafından faturaya bağlanan ürünlerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti için talimat mahkemesi aracılığıyla dosya arasına kazandırılan bilirkişi raporunda; birleşen dava davalısı ...nce faturalandırılan ürünlerin adi ortaklık sözleşmesi kapsamında üstlenilen "Serdivan Anaokulu 8 Derslik Yeni Bina İşi" işinde kullanıldığının tespit edildiğinin bildirilmesi sonrasında, artık, bu davalının faturaya bağlanan ürünlerinin davacının da tarafı olduğu adi ortaklık tarafından yüklenilen "Serdivan Anaokulu 8 Derslik Yeni Bina " işinde kullanıldığının kabul edilerek, davacı şirket tarafından asıl ve birleşen davada, davalılar ... ve ... tarafından düzenlenen takibe konu faturalara bağlanan ürünlerin kendisinin de ortağı olduğu adi ortaklık tarafından üstlenilen yapım işinde kullanılmadığı yönündeki iddiasının, sadece bu faturalara yönelik olduğu gözetilerek, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bunun aksine olacak şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış bu nedenle de mahkemece verilen kararın bu davalı yönünden kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-)Asıl dava davalısı ...nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, B-)Birleşen dava davalısı ...nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2024 Tarih - 2021/648 Esas - 2024/59 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davacının, Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/163725 esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı ...'ne borçlu olmadığının tespitine, b-Davanın, davalı Teknik Ak İnşaat Yapı Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğundan HMK'nın 114-(1)-d) ve 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Birleşen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/19 Esas sayılı dosyası yönünden; a-Davanın, davalı Teknik Ak İnşaat Yapı Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğundan HMK'nın 114-(1)-d) ve 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, b-Davanın, ... yönünden REDDİNE, 3-Asıl dava dava yönünden; a-Alınması gerekli 16.236,46 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.059,12 TL harcın mahsubu ile kalan 12.177,34 TL harcın davalı Mertal Yapı Malzemeleri İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 37.653,20 TL nispi vekalet ücretinin davalı Mertal Yapı Malzemeleri İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.den alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı Teknik Ak Yapı İnşaat Yapı Ltd. Şti. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 4.059,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.118,42 TL harcın davalı Mertal Yapı Malzemeleri İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinden alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı Mertal Yapı Malzemeleri İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Birleşen dava yönünden; a-Alınması gerekli maktu 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.134,69 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.519,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davalı Teknik Ak Yapı İnşaat Yapı Ltd. Şti. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Davalının ...'nin yaptığı toplam 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, d-Davalı Teknik Ak Yapı İnşaat Yapı Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-)Asıl ve birleşen dava yönünden a-Davacı tarafından yapılan 2.063,10 TL müzekkere ve tebligat giderleri ile 9.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamı 11.563,10 TL yargılama giderinin davalı Mertal Yapı Malzemeleri İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, b-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, C-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; Asıl dava davalısı ... Yönünden -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 16.236,46 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 4.059,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.176,86 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, -İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, -İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, Birleşen dava davalısı ... Yönünden -İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, -İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, -Davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 124,10 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.293,50 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Ç-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, D-)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine, E-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*