T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1639 - 2025/2147 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1639 KARAR NO : 2025/2147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : 2024/508 Esas - 2025/176 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av.... ASLİ MÜDA…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1639 - 2025/2147 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1639 KARAR NO : 2025/2147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : 2024/508 Esas - 2025/176 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av.... ASLİ MÜDAHİLLER : 1- ... VEKİLİ : Av. ... :2- ... VEKİLİ : Av. ... : 3- ... VEKİLİ : Av. ... : 4- ... VEKİLİ : Av. ... : 5- ... VEKİLİ : Av. ... : 6-... VEKİLİ : Av. ... : 7- ... VEKİLİ : Av. ... : 8- ... VEKİLİ : Av. ... : 9- ... VEKİLİ : Av. ... : 10- ... VEKİLİ : Av. ... : 11- ... VEKİLİ : Av. ... : 12- ... VEKİLİ : Av. ... : 13- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 11/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ekonomik sıkıntılar sebebiyle borçlarının olağan süreçte ödenememesi tehlikesi ile karşı karşıya kalındığını, ekonomik sıkıntı sonucu alacaklıların takipleri ve borçların ödenmemesi sonucunun ortaya çıkabileceğini belirterek, sunulan konkordato projesi doğrultusunda müvekkili hakkında kesin mühlet kararı ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davacı borçlu ZAFER BALKAYA ELEKTRİK PAZARLAMA VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin (Mersis No: ..., Vergi No: ...) kesin mühlet ve tasdik talebinin REDDİNE, bu kapsamda, borçlu şirket hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet kararının ve bu kararla birlikte verilen tedbirlerin kaldırılmasına, komiserlerin görevlerinin sonlandırılmasına, -Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 28672 numaralı sicilinde kayıtlı, borçlu ZAFER BALKAYA ELEKTRİK PAZARLAMA VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin İİK’nın 292. maddesi gereğince İFLASINA, iflasın 26/03/2025 günü ve saat 11:12 itibari ile açılmasına, -Davacı şirketin konkordato talebinin reddedildiğinin ve geçici mühlet ile komiser görevlendirmesi dahil tüm tedbirlerin kaldırıldığının İİK’nın 288. maddesi gereğince mahkememiz tarafından ilan ettirilmesine ve ilgili kurumlara bildirilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada yer alan bilirkişi raporları da borca batıklık durumu ve diğer aleyhe değerlendirmelerin tamamı düşünsel tahlil ve belirlemelere dayanmış ve bu dayanakla mahkeme olumsuz görüşlerle hatalı yönlendirildiğini, konkordato yargılamasının amacından sapılarak borçlu şirketin projeye dahil ettiği ve edeceği değerleri inandırıcılık temeli ile değerlendirilerek redde mahkum edildiğini, yargılama düşünsel temeller yerine normal bir hukuk yargılaması karşısında hakim ve mahkeme müdahalesinin daha fazla hissedilmesi gerektiği konkordato yargılamasında verilen taahhütlerin gerçekleştirilme hukuki bağlayıcılığı konusunda yönlendirilme dahi yapılmaksızın doğrudan verilen taahhütleri teminatlandırmaya bağlamış, ticari işleyişinde herhangi bir problem bulunmayan ve işleyişinde hiç bir aksaklık bulunmayan şirketlerin dahi günümüz piyasasında bankalardan teminat mektubu alabilmesi mümkün değilken konkordato müessesesine katılarak alacaklılarını mağdur etmeden vadeli şekilde ödeme yapılması yoluna giren müvekkilden bunu beklemek hayatın olağan işleyişine aykırı olan asıl bir beklenti olup yerel mahkemece yapılan yargılamada mevcut ekonomik düzlemde davacıdan beklentileri ve tedbir ve diğer yargılama donelerini kullanırken dikkate alması gerektiğini, mahkemece, davacı müvekkilden talep edilen teminatların da mümkün olup olmadığı bilinmekte olup imkansızın beklenmesi mutlak reddi doğurduğunu, alınan bilirkişi raporları ile komiser raporlarındaki hataların giderilerek borca batık olmayan müvekkil şirketin konkordato projesi tasdik edilmesi kanaatlerini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2025 Tarih - 2024/508 Esas - 2025/176 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava/talep; borçlu hakkında, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; Davacı Borçlu Zafer Balkaya Elektrik Pazarlama Ve Ticaret Limited Şirketi’nin (Mersis No: ..., Vergi No: ...) kesin mühlet ve tasdik talebinin REDDİNE, bu kapsamda, borçlu şirket hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet kararının ve bu kararla birlikte verilen tedbirlerin kaldırılmasına, komiserlerin görevlerinin sonlandırılmasına... karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı şirketin vade konkordatosu talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacı şirkete 07/11/2024 tarihinde (3) aylık geçici mühlet verildiği, geçici mühletin 05/02/2025 tarihinde uzatıldığı, komiser heyetinin 21/03/2025 tarihinde nihai raporunu verdiği, ilk derece mahkemesince bu raporda belirtilen görüş doğrultusunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709). Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimi şeklinde ifade edilmiştir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15). Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286 ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini ister (İİK md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286 ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. md. 287). Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (md. 289/2). İİK.287/6'ya göre, 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. İcra ve İflas Kanunu’nun “Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması “ başlıklı 292 nci maddesi, “İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder” şeklinde düzenlenmiş olup, İİK’nın geçici mühleti düzenleyen 287/5 inci maddesinde de, İİK’nın 291 ve 292 nci maddelerinin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Konkordatonun tasdik edilmemesine ilişkin benzer düzenleme az yukarıda da ifade edildiği üzere İİK'nın 292 nci maddesinde yer almaktadır. İlgili madde uyarınca konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde mühlet kararı kaldırılarak iflâsa tâbi talep edenin iflâsına karar verilecektir, ancak belirtmek gerekir ki İİK'nın 292 nci maddesinde belirtilen iflâsın şartları ile 308 inci maddesi gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi hâlinde mahkemece verilecek iflâs kararının şartları birbirinden farklıdır (Öztek, Budak, Tunç Yücel, Kale, Yeşilova, s. 308). İcra ve İflas Kanunu’nun 292 nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına; iflâsa tâbi olmayan borçlu bakımından ise resen konkordato talebinin reddine karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu, konkordatoyu bir alacaklı talep etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir. Diğer alacaklıları ise gerek görürse dinler (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Somut olayda; Mahkemece davacıya dava açılmasıyla geçici mühlet verildiği ve konkordato tedbirlerine karar verildiği, daha sonra davacıya üç aylık geçici mühlet verildiği, komiser heyeti tarafından nihai rapor sunulması üzerine, projenin uygulanabilir olmaması üzerine davacının konkordato talebinin reddine karar verildiği görülmektedir. 01/02/2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti 3. Ara Raporunda, konkordato projesinde ve önceki ara raporlarda davacı şirketin kaydi değerlere göre 31.12.2024 tarihi itibariyle varlıklarının 87.066.843.99.TL olduğu, borçlarının 67.309.595,72. TL. olduğu ve özvarlıklarının 19.757.248,27. TL. olduğu tespit edilmiştir. Kaydi değerlere göre borçlu şirketin “BORCA BATIK” olmadığı görülmüştür. Davacı şirketin 31.12.2024 tarihi kaydi bilanço verilerinden hareketle oluşturulan Rayiç Bilançosu kapsamında RAYİÇ değerlere göre özvarlık tutarının; Varlıkların değeri +34.815.483,81 TL, Borçların değeri - 67.309.595,24 TL,RAYİÇ değerlere göre özvarlık tutarı (-) 32.494.111,43 TL olduğu, RAYİÇ değerlere göre borçlunun “BORCA BATIK” olduğu görülmüştür. Borçlunun ön projesinin gerçekleştirilebilirliği ile ilgili değerlendirmelerinin olumsuz yönde olduğu bildirilmiştir. Davacı tarafından Şubat 2025 tarihli konkordato revize projesi sunulmuş, Şirket Ortağından Alacak 43.000.000 TL (Zafer Balkaya Tarafından 2025,Nisan-Mayıs-Haziran-TemmuzVadeli Kambiyo Senetleri), Teminat Mektubu 50.000.000 TL, Faaliyet Geliri(Yıllık) 9.000.000 TL kaynak olarak gösterilmiştir. 21/03/2025 tarihli nihai raporda davacının kar kaynağının, 4 yıllık en iyi ihtimalle 27.186.290,43 TL olabileceğini, borçlunun bu tutarı gerçeğe aykırı olarak 118.738.584,15 TL olarak gösterdiğini, davacının hakedişi olduğunu iddia ettiği 2 adet taşınmazın satışı parasının belirsiz olduğu ve kaynak olarak nitelendirilemeyeceği, davacı şirkete halihazırda 52.527.801,12 TL borcu olan şirket ortağının, 53.000,00 TL değerindeki kambiyo senetlerini ödeme durumunun bulunmadığı, teminat mektubu için somut veri bulunmadığı bunun da kaynak olarak değerlendirilemeyeceği, sonuç olarak, davacı borçlunun mahkemeye sunmuş olduğu konkordato ön projesinin “vade konkordatosu” teklifi olduğu, rayiç değere göre 31.12.2024 itibariyle borçlunun varlıklar toplamının 34.815.483,81 TL, borçlar toplamının 67.309.595,24 TL olup, öz varlıklarının ise -32.494.111,43 TL negatif olduğu, RAYİÇ değerlere göre borçlunun “BORCA BATIK” olduğunun görüldüğü, olumsuz finansal göstergelere rağmen borçlunun çalışma kabiliyetini kaybetmediği, revize projedeki faaliyet kârlarına ilişkin projeksiyon hesaplarının gerçekleşme ihtimali üzerine yapılan hesaplamalarda kabul edilebilir kâr rakamının en iyi ihtimalle 27.186.290,43 TL olduğu, revize projede davacı şirket ortağının borçlarına karşılık şirkete devretmeyi taahhüt ettiği bazı taşınmazların konkordato kaynağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, revize projenin ekinde yer alan bonoların (emre muharrer senetlerin) konkordato kaynağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, revize projede konkordato kaynakları arasında “teminat mektubu 50.000.000,00-TL” olarak yer alan tutarın konkordato kaynağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı şirket ortağı lehine düzenlenen yaklaşık 9.000.000,00-TL tutarındaki çeklerden sağlanan tahsilatın geçici mühletin sonuna kadar davacı şirkete ödenmediği, geçici mühlet aşamasında, bir borç kalemi olarak kabul edilerek kaynağının gösterilmesi gereken faizin kesin mühlet döneminde revize edilecek projede ve ödeme planında gösterileceğinin ifade edilmesinin mümkün olmayacağı, borçlunun “Revize Projesi”nin uygulanabilirliği ile ilgili değerlendirmenin olumsuz yönde olduğu, konkordato revize projesinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı ve kaynak açığının “40.123.304,80” TL olarak hesaplandığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle mahkemece davacı yönünden kesin mühlet talebi reddedilerek 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Diğer yandan yukarıda detaylandırıldığı üzere; 2004 sayılı yasanın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa, d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Diğer bir anlatımla konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/6-603 esas 2023/1216 karar sayılı ilamı, Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 2023/557 esas 2023/590 karar sayılı ilamı )İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. (Benzer yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar sayılı ilamı, Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin 2022/2696 esas 2023/451 karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1817 esas 2023/2077 karar sayılı ilamı) Mahkemece davacıların konkordato taleplerinin yerinde görülmeyerek 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği davacılar hakkındaki kesin mühlet talebi reddedilerek davacıların konkordato taleplerinin reddine karar verildiği, mahkeme geçici mühlet içerisinde 292.maddede sayılan hallerin varlığının tespit edilmesi durumunda konkordato talebinin reddine karar vermesi halinde, 292/1-d hariç diğer hallerde iflasa tabi olan davacıların resen iflasına karar vermesi gerektiğinden davacının iflasına da karar verilmesi yerindedir ( Aynı yönde bkz. Yargıtay 6.HD. 27/10/2025 T., 2025/3336 E., 2025/3582 K.,Yargıtay 6.HD. 22/10/2025 T., 2025/3073 E., 2025/3533 K., 22/10/2025 T., 2025/3067 E., 2025/3514 K.). Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*