T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1255 - 2026/855 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1255 KARAR NO : 2026/855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.05.2025 NUMARASI : 2024/253 Esas -2025/261 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... İSTİN…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1255 - 2026/855 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1255 KARAR NO : 2026/855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.05.2025 NUMARASI : 2024/253 Esas -2025/261 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ANA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 15.05.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.08.2025 KARAR TARİHİ : 20.04.2026 YAZIM TARİHİ : 21.04.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.03.2023 tarihinde dava dışı ...'nun idaresindeki 54 ... plakalı araç ile Kozluk Mh. Erenler/Sakarya mevkisinde seyir halindeyken, Pekşenler ışıklarını geçtikten sonra aracının sağ arka kısımlarına, aynı yol üzerinde ve aynı şeritte seyretmekte olan, ...'a ait olup davalı ...'ın kullandığı 34 ... plakalı aracın sol ön kısımlarıyla çarptığını, çarpmanın etkisiyle 54 ... plakalı aracın sol ön kısmıyla davacının yönetimindeki 54 ... plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu zincirleme maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacının aracının sağ arka çamurluk, sağ arka kapı, sağ ön kapı, sağ ön çamurluk ve ön tamponunun ağır hasar aldığını, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2023/342 esas sayılı ve derdest olan dava dosyasındaki bilirkişi raporu ile; kazanın oluşumunda 54 ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunun, davacı ...'in ise hiçbir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasara ilişkin arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, 54 ... plakalı kusurlu aracın zorunlu mesuliyet sigortacısı olan Ana Sigortaya başvurulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kazadan sonra aracını 31.03.2023-12.06.2023 tarihleri arasında kullanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle şimdilik 1.000.-TL, 1.000.-TL araç değer kaybının, 1.000.-TL araçtan mahrum kalma bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden trafik poliçesindeki limit ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ana Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili açısından davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise; en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden, hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, değer kaybı talebine istinaden müvekkil şirkete yapılan başvuruda, mahkeme bilirkişisi tarafından alınmış kusur tespit raporunun sunulmadığını, SBM tramer kayıtlarından müvekkil şirkette poliçesi bulunan aracın kusursuz, başvurana ait aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve tramer kayıtlarına itibar edilerek herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, aleyhlerine hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanması ve bu oranın en az %30 olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu sebeple temerrüt tarihi itibariyle avans faizi talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faizle sınırlı sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Davacı vekili 26.12.2024 tarihli ıslah dilekçesinde; araç hasarı tazminatı talebini 50.000,00TL'ye, araç değer kaybı tazminatı talebinin 20.000,00TL'ye ve araç mahrumiyet tazminatı talebini 4.000,00TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile, 50.000,00TL hasar bedeli ve 20.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 70.000,00TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 28.03.2024 tarihinden davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4.000,00-TL araçtan mahrum kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı Ana Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının maddi hasar bedeli, değer kaybı ve araçtan mahrum kalma tazminatı yönünden müvekkillerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil ...'ın aracın işleteni ve müvekkil ...'ın sürücüsü olduğu 34 ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili ...'ın %100 kusurlu bulan bilirkişi raporunun usule ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu raporun tek taraflı, eksik inceleme üzerine yazılmış ve maddi gerçeklikten uzak olduğunu, davacının kullandığı araç ile müvekkili ...'ın kullandığı aracın yolda seyir halindeyken ve müvekkili takip mesafesini korumaktayken, dava dışı ...'nun kullandığı aracın bu iki aracın arasına girerek takip mesafesini ortadan kaldırdığını ve 4 saniye sonra da öndeki aracın durması neticesinde takip mesafesi olmaması nedeniyle çarpmamak için aracı sağa kırıp spin atarak öndeki davacının aracına çarptığını, bilirkişi raporunda bu hususlara değinilmediğini ayrıca bilirkişi raporuna yaptıkları itirazın da mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, müvekkilleri açısından mahkeme kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Ana Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu talep açısından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından taleplere ilişkin ödeme gerçekleştirilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmadan şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, davacı yan tarafından hasarın akabinde müvekkil şirkete başvuruda bulunulduğunu ve açılan hasar dosyasında değer kaybına ilişkin 20.000.-TL poliçe teminatı uyarınca ödeme yapıldığını, mahkemenin yapılan bu ödemeyi de dikkate almadığını, şirketin değer kaybına dair sorumluluğu kalmamış olmasına rağmen mahkemenin haksız ve hukuka aykırı olarak hüküm kurduğunu, karara esas alınan hesap bilirkişi raporunun yetkili merciler tarafından hazırlanmadığını, son derece hatalı ve fahiş tutarlar içerdiğini, araç hasarı onarım tutarının oldukça fahiş olması ve müvekkil şirketin tespit giderinden sorumluluğu olmamasına rağmen bu yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, öte yandan bilirkişi raporu alınmadan önce, hasarın nasıl ve ne zaman meydana geldiği, hasar ile haksız fiil arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve illiyet bağının bulunması halinde hesaplamanın yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı B.2. maddesinde yer verilen düzenleme doğrultusunda parça, tedarik, işçilik indirimi için en az %30 olmak üzere tedarik ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek müvekkil şirket yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan hasar, araç değer kaybı ve mahrumiyet bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden, 31.03.2023 tarihinde tarafların ve dava dışı bir aracın karıştığı zincirleme trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Araç mahrumiyet bedeli ise makul onarım süresine (zorunlu ya da kasko şirketlerinin anlaşmalı servisi olan işletmelerin eksikliğinden kaynaklanan veya geç ödeme vb. hususlar dikkate alınmadan) göre tespiti gerekir. Somut olayda, mahkemece davacının aynı kazaya karışan dava dışı sürücü ve trafik sigortasına karşı mahkemenin 2023/142 esasına açtığı davadaki kusur ve hasar tespiti raporuna göre karar verilmiş ise de davalıların bahse konu dosyanın tarafı olmadığı gözetilerek farklı bir bilirkişiden kusur ve hasarın tespitine ilişkin rapor alınıp sonucuna bahse konu dosyayla tahsilde tekerrür olmamak üzere bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş oluşu isabetsizdir. Kabule göre, kazaya ilişkin soruşturma yürütüldüğü anlaşıldığından soruşturma dosyasına yansıyan olay anı görüntü kayıtlarının değerlendirmeye alınıp alınmadığı da kusur raporundan anlaşılmamaktadır. Aynı şekilde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aracına ilişkin hasar dosyasının getirtilmemesi,raporda hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığına ilişkin bir tespite yer verilmemesi, hasar gören kısımlara ilişkin herbir malzeme ve işçilik bedellerinin nelerden oluştuğunun ve araç kiralama bedeline ilişkin serbest fiyat araştırmasının rapora yansıtılmaması da doğru görülmemiştir. Davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin evrakın tebliğ tarihi tespit edilerek bu tarihten itibaren temerrüdün belirlenmesi gerekirken yazılı biçimde başvuru tarihine göre faizden sorumlu tutulması, davalı sigorta şirketinin 20.000 TL değer kaybı ödemesi iddiasına ilişkin savunma üzerinde durulmaması da hatalıdır. İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden davalı ... ve ... ile davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı ... ve ... vekili ile davalı Ana Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.05.2025 tarih 2024/253 esas, 2025/261 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6- Davalı sigorta şirketi tarafından tehiri icra talebi nedeniyle Hendek İcra Dairesinin 2025/532 sayılı dosyasına sunulan Garanti Bankası Hendek şubesine ait 15/05/2025 tarih 2490034 seri nolu 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunun talep halinde İİK 36.md uyarınca yatırana iadesine, 7-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.04.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*