TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1566 KARAR NO : 2026/84 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/03/2022 NUMARASI : 2021/797 Esas -2022/318 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1566 KARAR NO : 2026/84 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/03/2022 NUMARASI : 2021/797 Esas -2022/318 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/12/2019 tarihinde davalı ...'ın idaresindeki aracın davacıya çarpması sonucu yaralandığını, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan, 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk görüşmelerinin usule uygun yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun bilirkişi raporunun tekrarı niteliğinde olup hiçbir hukuki ve teknik incelemeye yer vermediğini, müvekkilinin yola koşarak atlaması veya birden yola çıkması iddiası ve tespitinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin 1948 doğumlu olup kaza tarihinde 71 yaşında olduğundan müvekkilimin yaşı, fiziksel koşulları ve sağlığı itibariyle koşması, yola atlaması veya herhangi bir yerden aniden çıkması durumlarının söz konusu olamayacağını, davalı sürücünün kaza esnasında hız sınırlarına uymadığını, hava ve yol koşullarını göz önünde bulundurmadan dikkatsiz bir şekilde araç kullandığını belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24/06/2021 tarihli raporunda davalı ...'ın araçla seyri sırasında geçiş yapmak üzere kaplamaya giren davacıya çarptığı olayda meydana gelen kazanın oluşumunda kusuru olmadığı, davacı yaya ...'ın geçiş yapmak üzere kaplamaya girmeden evvel seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını araca vermediği, yola birden bire çıkarak kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında, davalıların kusursuz olduğundan sorumlu olmamalarına dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026