9. Hukuk Dairesi 2025/7890 E. , 2026/1080 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1223 E., 2025/1085 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin …
9. Hukuk Dairesi 2025/7890 E. , 2026/1080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1223 E., 2025/1085 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.08.2009-16.01.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin ...’daki ... projelerinde sıhhi tesisat ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından sona erdirildiğini, haftanın 6 günü 07.00 - 21.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki pazar 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını ancak hafta tatil ücreti alacağının ödenmediğini, almış olduğu ücretin net 2.500,00 USD olduğunu, ücretinin 700,00 USD'lik kısmının yurt dışında ihtiyaçlarını görmesi için elden avans olarak verildiğini, kalanının ise bankaya kısım kısım yatırıldığını, resmî ve dinî bayram ve tatillerde yapılan çalışmaların ücretlerinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yurt dışında çalışması nedeniyle ücretinden gelir ve damga vergisi kesilmediğini ve vergiden muaf olduğunu, bu nedenle net ve brüt ücretinin aynı olduğunu, davacının 24.08.2009-30.09.2009 tarihleri arasında mekanikçi olarak dava dışı ... Proje İnşaat Elek. Mekanik Taah. AŞ'de alt işveren işçisi olarak çalıştığını, ücretinin karşılıklı imzalanan Türkiye İş Kurumu sözleşmesi ile 550,00 USD olarak belirlendiğini, ...’daki çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğunu, davalı Şirkette fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışması ya da hafta tatili çalışması yapılması durumunda yapılan fazla çalışmaların davacıya banka kanalı ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 35. İş Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sona erdirildiği, buna göre ihbar tazminatına hak kazandığı, dosya kapsamına göre davacının brüt 3.496,94 USD ücret aldığı, tanık beyanları ve davacı tarafın iddiasına göre alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, davacının fazla çalışma alacağı olduğu, dinî bayramlardan Ramazan bayramının bir ve Kurban bayramının iki günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve ayda 2 hafta tatilinde de çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kararı ile; yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu açıklamaya göre, davalı taraf süresi içerisinde bu yönde bir itiraz ileri sürmediğinden, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir hata bulunmadığı, davacının 24.08.2009-16.01.2018 tarihleri arasında kesintili olarak toplamda 8 yıl 14 gün süre ile davalı ve ihbar olunan Şirketlerde çalıştığı, davacının kıdemi, yaptığı işin niteliği ve tanık anlatımlarına göre en son ücretinin aylık net 2.500,00 USD, brüt 3.496,94 USD olduğu, davacıya fesih öncesi ihbar öneli verilmediği ve ihbar tazminatı da ödenmediği, ancak davacı taraf dava dilekçesinde ihbar tazminatı talebini 4.666,66 USD olarak sınırlamış olmasına rağmen, talep aşılarak net 5.813,41 USD ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu, dosya içeriğine, tanık anlatımlarına ve emsal dosya içeriklerine göre davacının haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince süresinde 09.10.2024 tarihli katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunulduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapılmadığı, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ve ihbar olunanlar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının 24.08.2009 - 16.01.2018 tarihleri arasında kesintili olarak toplamda 8 yıl 14 gün süre ile davalı ve ihbar olunan Şirketlerde çalıştığı, davacının kıdemi, yaptığı işin niteliği ve tanık anlatımlarına göre en son ücretinin aylık net 2.500,00 USD olduğu, ihbar tazminatının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde ihbar tazminatı talebini 4.666,66 USD olarak sınırlamış olmasına rağmen, talep aşılarak net 5.813,41 USD ihbar tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 24.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığının kabul edildiği, bu kabulün dosya içeriğine, tanık anlatımlarına ve emsal dosya içeriklerine uygun olduğu, Mahkemece davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğu, Dairece yeniden kurulan hükümde ihbar tazminatı yönünden de reddedilen miktar olduğundan, ret tutarının değiştiği ve Dairenin karar tarihine göre vekâlet ücreti tutarlarının yeniden hesaplandığı, böyle olsa dahi başvuru tarihi itibarıyla davacı vekilinin istinaf isteminde haklı olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davacının ihbar olunan Şirketler nezdinde çalıştığını, 3. Hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 4. Ücret miktarının hatalı belirlendiğini, 5. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 6. Alacaklardan yapılan indirimin yetersiz olduğunu, 7. Yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davacının aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı, hesaplanması ile indirim oranı ve uygulanacak faiz noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a hükmünde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." kuralına yer verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hüküm altına alınan alacaklara, 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükmü uyarınca Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "1-Net 4.666,66 USD ihbar tazminatının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince yabancı para cinsine uygulanan yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Net 31.789,57 USD fazla mesai ücreti alacağının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince yabancı para cinsine uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Net 2.586,67 USD UBGT alacağının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince yabancı para cinsine uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Net 7.911,89 USD hafta tatili alacağının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince yabancı para cinsine uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla; "1- Net 4.666,66 USD ihbar tazminatının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2- Net 31.789,57 USD fazla çalışma ücreti alacağının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 3- Net 2.586,67 USD ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 4- Net 7.911,89 USD hafta tatili alacağının 100,00 USD'sine dava tarihinden itibaren, kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına," ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.