(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/485 E. , 2007/353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 161 ada 35 parsel sayılı 44532.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mahkeme ilamı ve krokisi ile tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. D
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/485 E. , 2007/353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 161 ada 35 parsel sayılı 44532.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mahkeme ilamı ve krokisi ile tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve men’i müdahale ilamına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kesin süre yönünden reddine, niza konusu 101 ada 35 parsel hakkında ... Kadastro Mahkemesince karar verilip tapu oluşturulduğundan tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz Hazine adına tesbit edilmiş, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve men’i müdahale ilamına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece 28.10.2004 tarihli celsede davacının yokluğunda “toplam 168.500 TL. keşif giderinin davacı asil tarafça tebliğden en geç 10 gün içerisinde mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verilmesine, kesin sürenin hukuki sonuçlarının anlatılmasına, keşif avansının süresinde yatırılmadığı takdirde mevcut duruma göre karar verileceği hususunun ihtarına” karar verilmiş ve keşfin 6.12.2004 günü yapılacağı belirtilmiştir. Buna ilişkin tebligat ise davacıya 11.3.2005 tarihinde yani keşif günü geçtikten sonra yapılmıştır. Sonraki iki celseye ise davacı gelmemiş belirtilen tebligata istinaden kesin süre yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin uygulanabilmesi için dosya ikmal edildikten sonra tayin edilecek keşif günüyle ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami önem gösterilmeli, bu süre tayin edilirken tebligat tüzüğünün 12. maddesi hükmü göz ardı edilmemelidir. Mahkemece ara kararının gereğini yerine getirmemenin yasal sonuçları duruşmada bulunmayan davacıya posta aracılığı ile tebliğ edilmelidir. Somut olayda mahkeme keşfe ilişkin ara kararını ve kesin süreyi keşif gününden sonra davacıya tebliğ etmiş bu şekilde yukarda belirtilen ilkelere uygun hareket etmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesine göre hüküm kurulabilmesi için kesin süre tayin edilirken Tebligat Tüzüğü'nün 12. maddesi hükmünün de nazara alınması ve ilgiliye tanınan sürenin yeterli olması gerekir. Yasaya uygun olmayan ara kararına dayanarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına ve mevcut delillere göre davanın reddine karar verilemez. Yeniden yasaya uygun şekilde ara kararı oluşturularak yargılamaya devam edilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.