Davacı dava dilekçesinde; davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, işyerinde yetkili Sendika tarafından 10.05.2012 tarihli yazı ile işyeri sendika temsilcisi olarak atandığını, hâlen temsilciliğinin devam ettiğini, 03.07.2023 tarihinde ise işverence Erdemli olan görev yerinin Mersin olarak değiştirildiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 24. maddesinde işverenin yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremeyeceğinin veya
DAVA KONUSU: Davacı dava dilekçesinde; davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, işyerinde yetkili Sendika tarafından 10.05.2012 tarihli yazı ile işyeri sendika temsilcisi olarak atandığını, hâlen temsilciliğinin devam ettiğini, 03.07.2023 tarihinde ise işverence Erdemli olan görev yerinin Mersin olarak değiştirildiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 24. maddesinde işverenin yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremeyeceğinin veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamayacağının düzenlendiğini, 6356 sayılı Kanun'da işyeri değişikliğinde açıkça yazılı rıza aranmasına rağmen, 03.07.2023 tarihinde yapılan değişiklikte yazılı rızasının alınmadığını, 6356 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak yapılan işyeri değişikliğinin iptalini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi kapsamında işyeri değişikliği işleminin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6356 sayılı Kanun’un "İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi" kenar başlıklı 24. maddesi şöyledir: "(1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir. (2) Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/31 md.) Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir. (3) Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır. (4) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır. (5) Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır." Sendika işyeri temsilcisinin güvencesi, temsilcilik sıfatından kaynaklanmakta ve temsilcilik görevi ile sınırlı tutulmaktadır. Düzenlemenin amacı işyeri sendika temsilcilerine görevlerini yerine getirebilmeleri için güvence sağlamaktır. İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi kapsamında, işverence işyeri değişikliği işleminin gerçekleştirilebilmesi için temsilcinin yazılı rızası gerekmektedir. Aksi hâlde kanundaki ifadesiyle "değişiklik geçersiz sayılır." Bu itibarla Mahkemece işlemin iptaline karar verilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.