9. Hukuk Dairesi 2025/10027 E. , 2026/380 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1781 E., 2025/2421 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/11 E., 2025/96 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
9. Hukuk Dairesi 2025/10027 E. , 2026/380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1781 E., 2025/2421 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/11 E., 2025/96 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, net ücretinin Amerikan doları (USD) olarak belirlendiğini, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, üç öğün yemek ve barınmanın davalı tarafından karşılandığını, davacının haftanın 6 günü 07.00-18.00 arasında ve haftada en az 4 gün de 22.00'ye kadar, ayda en az 2 hafta tatilinde ayrıca tüm dinî, resmî, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının USD cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı def'i, görev, yetki ve derdestlik itirazlarında bulunduklarını; davacının davalı Şirket tarafından yürütülen projelerde çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca aylık sözleşmede yazılı tutarda Suudi Arabistan riyali (SAR) üzerinden ücret aldığını, davacının çalıştığı süre boyunca varsa fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödendiğini, bordroların ihtirazı kayıt ileri sürülmeden imzalandığını, iş sözleşmesinde ücretin hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışmayı da kapsayacak şekilde belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının SAR üzerinden belirlenen ücretle çalıştığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde çalışılan ülke hukukunun uygulanmasına ilişkin itirazı olmadığı gibi ön inceleme duruşmasında da bu itiraz ileri sürülmediğinden Türk hukukunun uygulanması gerektiği, davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının yaptığı fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olmadığını, 2. İmzalı bordrolarda 7,5 saat yerine 8 saate bölünerek yanlış hesaplanan fark fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiği, 3. Ücret konusunda USD üzerinden anlaşıldığını, davalının ödeme yaparken USD para birimininden SAR para birimine çevirerek ödediğini, 4. İbraname adı altında imzalatılan belgenin geçerli olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücretinin miktarı ile para birimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması ve karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacı ücretinin USD cinsinden belirlendiğini ileri sürmüş; davalı ise ücretin bordroda ödenen miktar kadar SAR cinsinden olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacı imzasını taşıyan ücret bordrolarında ücretin bordrodaki gibi kabul edileceği, Kurum nüshası olan yurt dışı iş sözleşmesinde ücretin USD olarak belirtildiği, buna karşın davalı tarafça sunulan diğer iş sözleşmesinde ücretin SAR cinsinden kararlaştırıldığı gerekçesiyle SAR üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi ek raporuna göre hüküm kurulmuştur. Oysa aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer seri dosyalardan farklı olarak bu dosya kapsamında; Kurum nüshası olup ücretin USD cinsinden belirlendiği yurt dışı iş sözleşmesi dışında, davalı tarafça sunulmuş ve ücretin SAR olarak belirlendiği ikinci bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı taraftan ücretin SAR cinsinden kararlaştırıldığına ilişkin ikinci bir sözleşmenin bulunup bulunmadığı sorulmalı; böyle bir sözleşmenin ibraz edilmesi hâlinde SAR, ibraz edilememesi hâlinde ise Kurum nüshası olan yurt dışı iş sözleşmesinde ücretin USD cinsinden belirtildiği gözetilerek USD üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 04.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının fazla çalışma ücreti alacağı Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında yer alan hususlar dikkate alınarak tanık beyanlarına göre belirlenmiş ve imzalı bordrolarda fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan aylar dışlanarak sonuca varılmıştır. Ancak fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan imzalı bordrolarda günlük ücret 7,5 saat yerine 8 saate bölünmek suretiyle saat ücretleri eksik hesaplanmış olup, bu şekilde davacının fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan dönemler yönünden fark fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 4. Diğer yandan, İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde kararlaştırıldığına dair hüküm bulunduğu kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Ancak aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer seri dosyalardan farklı olarak bu dosya kapsamında Kurum nüshası olan yurt dışı iş sözleşmesi dışında, davalı tarafça sunulmuş ve fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu öngören ikinci bir sözleşme bulunmamaktadır. Fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olup olmadığının tespiti bakımından, yukarıdaki (2) numaralı paragrafta belirtilen araştırmanın sonucuna göre yeniden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.