16. Hukuk Dairesi 2016/14855 E. , 2020/580 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar ... ve müşterekleri, ... İlçesi ...,... çalışma alanında bulunan ve 1994 yılında yapılan kadastro sırasında dere niteliğinde olduğu belirtilerek tespit harici bırakılan taşınmazın bir …
**16. Hukuk Dairesi 2016/14855 E. , 2020/580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar ... ve müşterekleri, ... İlçesi ...,... çalışma alanında bulunan ve 1994 yılında yapılan kadastro sırasında dere niteliğinde olduğu belirtilerek tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümünün, miras bırakanları ... adına tespit ve tescil edilen 129 ada 65 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, iddialarına konu taşınmaz bölümünün adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifler sonucu dosyaya ibraz edilen tek ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, imar-ihya mevcut ise ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarını belirleme yönünden yetersiz olduğu gibi anılan bilirkişi raporlarında taşınmazın bir bölümü patates ekili, diğer kısmı ise kavaklık, koruluk ve çayırlık olarak belirtilmesine karşın, bu kısımlar teknik bilirkişi raporunda ayrı ayrı gösterilmemiş; taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen ağaçların kendiliğinden mi yetiştiği, yoksa davacı tarafça dikilip mi yetiştirildiği sorulup saptanılmamış; yaş, sayı ve dağılımları belirlenmemiş; harita mühendisi bilirkişi tarafından 1992 tarihli hava fotoğrafı üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda taşınmazın hava fotoğrafının çekildiği tarihteki niteliği ve imar ihyaya konu edilip edilmediği üzerinde durulmaksızın, yalnızca davacının iddiasına konu yer ile örtüşen sınıra rastlandığı şeklindeki soyut değerlendirmesi ile yetinilmiş, bu kapsamda dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden stereoskop aleti ile inceleme yaptırılarak denetime elverişli rapor alınması gerektiği düşünülmemiş; diğer taraftan taşınmaz “dere” olarak tescil harici bırakıldığı halde jeolog bilirkişiden rapor da alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.