Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.12.1998 tarihinden beri sendika üyesi olarak davalı Kurumda çalıştığını, işyerinde T. Orman-İş Sendikası ile 11-12-13-14. Dönem (01.01.1997-31.12.2004 arası) Toplu İş Sözleşmeleri'nin imzalandığını, davacıya mevcut toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve protokollerin eksik uygulandığını, davacının üyesi olduğu ... Orman-İş Sendikası ile yedi dönem (01.01.2005-31.12.2020 arası) toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere bağlı haklarının da eksik
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.12.1998 tarihinden beri sendika üyesi olarak davalı Kurumda çalıştığını, işyerinde T. Orman-İş Sendikası ile 11-12-13-14. Dönem (01.01.1997-31.12.2004 arası) Toplu İş Sözleşmeleri'nin imzalandığını, davacıya mevcut toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve protokollerin eksik uygulandığını, davacının üyesi olduğu ... Orman-İş Sendikası ile yedi dönem (01.01.2005-31.12.2020 arası) toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere bağlı haklarının da eksik ödendiğini iddia ederek ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının tespit edilen yevmiyelerinin hatalı olup olmadığı ve buna bağlı olarak fark alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.