9. Hukuk Dairesi 2015/21835 E. , 2015/25045 K. "" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı Talebinin Özeti: Dava…
**9. Hukuk Dairesi 2015/21835 E. , 2015/25045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı Talebinin Özeti: Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 12/06/1998 tarihinde işe başladığını, asgari ücretle çalıştığını, 09/07/2004 tarihinde askere gitmek için işten ayrılmak zorunda kaldığını, işveren tarafından davacıya kıdem tazminatı ödenmediğini, davalı şirketlerin aynı gruba ait şirketler olduğunu, SGK'dan alınan kayıtların son on yıla ait olması nedeniyle davacının hangi tarihlerde ve hangi davalı şirkette sigortalı göründüğünün tespit edilemediğini ileri sürerek ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, 1.000 TL kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, talep edilen alacağın davanın açıldığı anda hesaplanabilir ve belirlenebilir olduğu, davacının bu alacağı belirsiz alacak davası yoluyla talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davaya konu işçilik alacağının belirsiz alacak davasına konu olup olamayacağı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Belirsiz alacak davası 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile öngörülen ve alacaklıya bazı avantajlar sağlayan yeni bir dava türüdür. Sözü edilen hükme göre “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir”. Şu hale göre davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabilir. Öte yandan alacaklı tarafından alacağın miktar veya değerinin tam olarak belirlenmesi beklenemez ise yine belirsiz alacak davası açılabilir. Belisiz alacak davasını düzenleyen HMK’nun 107. maddesinin gerekçesinde, birçok kez hak arama özgürlüğüne vurgu yapılmıştır. Yine alacaklının hukuki ilişkiyi, muhatabını ve talep edebileceği asgari tutarı bilmesine rağmen “alacağın tamamını tam olarak” tespit edemeyecek durumda olması da davanın nedenleri arasında sayılmıştır. Bu itibarla belirsiz alacak davasıyla ilgili yoruma gidildiğinde, alacaklının hak arama özgürlüğünün değerlendirilmesi gerekir. Bunun aksine ilgili hükmün, alacaklının hakkına ulaşmasını kısıtlayan şekilde ele alınması doğru olmaz.