9. Hukuk Dairesi 2015/35010 E. , 2015/36262 K. "" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A …
**9. Hukuk Dairesi 2015/35010 E. , 2015/36262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin kendisi tarafından haklı feshedildiğini ileri sürerek ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak, 1.000 TL kıdem tazminatı, 100 TL ücret, 50 TL yıllık izin ücreti ve 50 TL fazla çalışma ücreti işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, "somut olayda dava dilekçesi içeriği incelendiğinde çalışma süresi ve maaş miktarı davacı tarafça bilinmekte ve açıkça belli olup, bilinen çalışma süreleri ve dava dilekçesinde açık ve net bir şekilde belirtilen ücret seviyesi üzerinden, talep edilen işçilik alacaklarının ne şekilde hesaplanacağı gerek 1475 sayılı yasada, gerekse 4857 sayılı yasanın ilgili maddelerinde açık bir şekilde belirtilmiş olup, davacı yanca hesaplanmasının mümkün olduğu; bu haliyle, dava konusu işçilik alacaklarının her biri belirsiz alacak olmadığı halde belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığından, ( Aynı mahiyette, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2013/16891 Esas 2014/27748 Karar ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2013/24299 Esas 2014/12617 Karar sayılı ilamları) açılan davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine" karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesinde belirsiz alacak ve tespit davası başlığı altında yeni bir dava türüne yer verilmiştir. Maddeye göre; (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir”. Belirtmek gerekir ki belirsiz alacak ve tespit davası; 1. Eda (tahsil talebi ile) davası niteliğinde belirsiz alacak davası(Fıkra 1), 2. Tespit niteliğinde belirsiz alacağı tespit davası(Fıkra 3).