T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1348 - 2025/2265 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1348 KARAR NO : 2025/2265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2022/659 Esas - 2024/322 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DÖRTY…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1348 - 2025/2265 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1348 KARAR NO : 2025/2265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2022/659 Esas - 2024/322 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DÖRTYILDIZ HAFRİYAT TAŞOCAĞI NAKLİYAT TURİZM İNŞAAT PETROL VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 23/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilince davalı tarafa borç olarak; 09/12/2021 tarihinde 48.000 TL, 04/01/2022 tarihinde 11.000 TL, 04/01/2022 tarihinde 14.000 TL, 25/03/2022 tarihinde 20.000 TL, 25/03/2022 tarihinde 200.000 TL, 25/03/2022 tarihinde 100.000 TL olmak üzere toplam 393.000 TL bedel borç olarak verildiğini, alacağın tahsili amacıyla Körfez İcra Müdürlüğünün 2022/1441 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından haksız şekilde takibe itiraz edildiğinin beyan ederek; takibin iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı temsilcisinin hesabında hacizler olması nedeniyle müvekkilinden bir kısım senetleri ciro edip tahsil ederek kendisine vermesini rica ettiğini, daha sonra senetlerin çalıntı olduğunun ortaya çıktığını, davacının müvekkiline gönderdiği 320.000,00 TL'nin neden hesabına geldiğini anlamayarak Avukat ...'a gönderdiğini, davacının kötü niyetli olarak müvekkilinin cirosu bulunan senetlerin başlarına sorunlar açtığını, ... ve ...'in boşandıklarını ancak aynı avukata aynı vekaleti verdiklerini, bu hususun bile muvazaalı işlemlerin doğmasına karine oluşturduğunu, davacının ev hanımı olup müvekkiline takip konusu meblağları borç olarak göndermeye ekonomik gücünün müsaade etmediğini, müvekkilinin bir ev hanımından bu borçları almasının hayatın akışına aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile; 1-Körfez İcra Müdürlüğünün 2022/1441 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, 2-Takibin kaldığı yerden devamına, 3-Asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği 09/12/2021 tarihinde 48.000 TL, 04/01/2022 tarihinde 11.000 TL, 04/01/2022 tarihinde 14.000 TL olarak gönderilen paraların daha önceden davalı şirket yetkilisi ...'ın ...'e dolayısıyla ...'un hesaplarına borç olarak gönderilen paraların bir kısmının ödemesi olduğunu, zira davalı şirket yetkilisinin gerekli banka incelemeleri yapıldığında alacaklı konumda olduğunun aşikar olduğunu, tehiri icra talebinin kabulüne karar verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2024 tarih, 2022/659 Esas - 2024/322 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava tüketim ödüncünden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının dosya kapsamındaki iddiasına göre; davacının davalıya 09.12.2021 tarihinde 48.000 TL, 04.01.2022 tarihinde 11.000 TL, 04.01.2022 tarihinde 14.000 TL, 25.03.2022 tarihinde 20.000 TL, 25.03.2022 tarihinde 200.000 TL, 25.03.2022 tarihinde 100.000 TL olmak üzere toplam 393.000 TL bedel "borç olarak gönderilen" açıklaması ile banka havalesiyle para gönderdiği, anılan bedellerin geri ödenmemesi üzerine davacının davalıya anılan bedelin iadesi için Körfez 2. Noterliğinin 20.09.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarının gönderildiği, anılan ihtarın davalıya 22.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine davacı tarafından takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı; davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde; gönderilen paraların bir kısmının davalının davacıya daha önceden verdiği borcun iadesi olduğu, 320.000,00 TL’lik kısmın ise davacının eşi olan ...’in bir kısım senetlerle ilgili olarak davalı şirket yetkilisinden banka hesaplarında haciz olması nedeniyle senetleri tahsil etmesi ve kendisine verilmesi için ricada bulunduğu, gönderilen bu paranın senetlerin teminatı, vekalet ücreti ve masraflar için gönderildiğini savunduğu, şirket yetkilisinin de bu şekilde borçlu konumuna düşürüldüğünü savunarak davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. 1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 23.12.2022 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; davacının iddiası ve davaya konu icra takibine dayanak yapılan banka dekontlarındaki açıklamalar dikkate alındığında eldeki uyuşmazlığın 6098 sayılı yasanın 386 vd. maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncünden kaynaklanan alacak davası olduğu, dolayısıyla eldeki davanın 6102 sayılı yasanın 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmaktadır. Yine davalı tüzel kişinin tacir olduğu ve uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile alakalı olduğu sabit ise de diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığı, tacir ise uyuşmazlığın davacının ticari işletmesiyle alakalı olup olmadığının dosya kapsamında araştırılmadığı, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olup olmadığının tespit edilmediği, bu hale göre davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olup olmadığının belirlenmediği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği görülmüştür. O halde mahkemece yapılacak iş; davacının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla ticaret ve sanayi odasına, esnaf ve sanatkarlar odasına müzekkere yazılarak davacının kaydının olup olmadığı, işletmesinin bulunup bulunmadığının sorulması, yine davacının gelir getiren faaliyetinin olup olmadığı, var ise anılan faaliyetinin VUK'nun 177/1. maddesinin 1 ve 3. bendindeki limitlerinin yarısını veya 2. Bentteki limitinin tamamını aşıp aşmadığının tespiti için davacının bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulması, anılan limitlerin aşılmamış olması halinde davacının tacir sıfatına haiz olmayacağı, aşılması halinde tacir olacağı nazara alınarak ve anılan tüketim ödüncü ilişkisinin davacının ticari işletmesini ilgilendirip ilgilendirmediği de tespit edilerek, anılan ilişkinin davacının ticari işletmesi ile alakalı olduğunun anlaşılması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesi, davacının ticari işletmesini ilgilendirmediği veya davacının tacir olmadığının anlaşılması halinde ise davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesinden ibarettir. 2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri bu aşamada incelenmemiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalının istinaf talebinin kamu düzeni yönünden kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin kaldırma sebebine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2024 tarih, 2022/659 Esas - 2024/322 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.30/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*