T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2026/537 Karar No : 2026/790 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : ... (...) Üye : ... (...) Üye : ... (...) Katip : ... (...) İncelenen Kararın Mahkemesi : .... Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 16/12/2025 Numarası : 2024/1052 Esas - 2025/1095 Karar Davacı : ... Vekili : Av. ... Davalı : ... Vekili : Av. ...- Dava : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden K…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2026/537 Karar No : 2026/790 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : ... (...) Üye : ... (...) Üye : ... (...) Katip : ... (...) İncelenen Kararın Mahkemesi : .... Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 16/12/2025 Numarası : 2024/1052 Esas - 2025/1095 Karar Davacı : ... Vekili : Av. ... Davalı : ... Vekili : Av. ...- Dava : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İstinaf Talep Tarihi : 07/01/2026 İstinaf Karar Tarihi : 03/04/2026 Kararın Yazım Tarihi : 03/04/2026 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2025 tarih ve 2024/1052 Esas - 2025/1095 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı idarece 2022/1070278 ihale kayıt numaralı iş ile ilgili olarak ihale yapıldığını, ihale kapsamında davalı idare ile ... İnşaat ve Müteahhitlik şirketi arasında anlaşma sağlandığını, 23/12/2022 tarihli sözleşmenin taraflar arasında imzalandığını, deprem nedeniyle ihaleyi alan şirketin ihale konusu işi devam ettiremediğini, bu nedenle davalı idarece davet usulü ile müvekkili şirketin davet edildiğini ve yarım kalan işin müvekkili şirket tarafından sağlanması nedeniyle anlaşma sağlandığını, ihale konusu için 02/05/2023 tarihinde ... şirketi tarafından müvekkiline devredildiğini, bu tarihte müvekkili şirket tarafından 2.040.000,00-TL teminat yatırıldığını, fakat idarenin hakedişin yarısını ... şirketine yatırdığını, müvekkili şirketin aynı oranda işi teslim almış olmasına rağmen ihalenin başlangıcında belirlenen teminatın tamamını müvekkili şirketten aldığını, müvekkili şirketin devir sözleşmesinin akdedildiği esnada teknik şartnameden haberinin olmadığını, müvekkili şirketin imzasının bulunmadığı bir sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını, teknik şartnameye dayanılarak talep edilen işlerin müvekkili tarafından yapılmasının istenilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca ihaleyi devreden şirketin verdiği fiyatlar üzerinden söz konusu işin tamamlanmasının mümkün olmadığını, davalı idarece fiyat farkı verileceği beyan edilse de, herhangi bir fiyat farkı ödemesi yapılmadığını, bu hususta .... Noterliği aracılığıyla 14/0/2023 tarih ve 20181 yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenler ile feshedildiğinin davalı idareye bildirildiğini ve teminatın iadesinin talep edildiğini, davalı idarenin teminatı ödememesi nedeniyle davalı idare aleyhine .... İcra Dairesinin 2023/19370 esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalı idarenin haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davanın kabulüne, itirazın 20.000,00-TL'lik kısmına yapılan itirazın iptaline ve davalı idarenin alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, müvekkili idare tarafından davacı şirkete işin devredilmesi hususunda herhangi bir davet yapılmadığını, devir sözleşmesinin 5.8. Maddesine "devredilen işin sözleşmesindeki hükümlerde, bu devir sözleşmesindeki değiştirilenler hariç aynen geçerlidir" hükmü gereği devir alan firmanın işin kalan kısmını değil işin tamamını devralması nedeniyle iş tamamlanana kadar ki kısım için kısmi bir teminat alınmasının söz konusu olmadığını, aynı sözleşmede yapılan işlerin 2 yıl garanti altında olacağının kararlaştırıldığını, dolayısıyla yüklenici davacı şirketin işin tamamından sorumlu olduğunu, davacının müvekkili idareden herhangi bir alacağı olmamasına rağmen kötü niyetli olarak takip başlattığını, davanın reddini ve davalı şirketin alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: 1- Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle Davanın Reddine şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVACI VEKİLİ 07/01/2026 TARİHLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE; Taraflarınca uyuşmazlıkta görevli olduğu düşünülen mahkemede dava açıldığını, bu mahkemenin görev alanı bakımından zorunlu arabuluculuk şartı bulunmadığından arabuluculuğa başvurulmadığını, Mahkemece verilen görevsizlik kararı ile uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu ve bu kapsamda zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görevsizlik kararı öncesinde arabuluculuğa başvurulmuş olmamasının müvekkiline yüklenmesinin hak arama özgürlüğü ile bağdaşmayan aşırı şekilci bir yaklaşım olduğunu, görevsizlik kararından sonra yapılan arabulucuk başvurusunun somut olayın özellikleri dikkate alındığında dava şartının ihlali olarak kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarının bu yönde olduğunu, .... Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1052 E. Sayılı dosyasının açılış tarihinin 11/11/2024 olduğunu, arabuluculuk sürecinin bittiği tarihin ise 25/10/2024 olduğunu, sunulan Yargıtay kararlarına bakıldığında, dosyanın görevli olan mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulup sürecin sonuçlandırılması halinde davanın esasına girilmesi gerektiği kabul edilmekte iken, ilk derece mahkemesinin bu yerleşik uygulamadan ayrılmasının hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuğa görevsizlik kararından sonra başvurulmuş olmasının yargılamayı uzatan veya karşı tarafın usuli kazanılmış hakkını zedeleyen bir durum teşkil etmediğini, usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanında; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözlemesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğidir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarih 2023/360 E.-2023/407 K. Sayılı kararı ile görevli mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, görevsizlik kararının 23/10/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, .... Asliye ticaret Mahkemesi'nin 2024/1052 esasına 11/11/2024 tarihinde kaydedildiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2022/19370 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Teknoloji A.Ş., borçlunun ... olduğu, takibin ilamsız olduğu, takip miktarının 2.040.000,00 TL, takip dayanağının ise 2.040.000,00 TL tutarlı teminatın iadesi talebi olduğu, borçlu idare vekilinin 29/09/2023 tarihli itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 25/10/2024 tarihli Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk sürecinin 04/10/2024 tarihinde başladığı, 25/10/204 tarihinde bittiği, sürecin anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın 31/10/20203 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı görülmüştür. 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5/A. Maddesinde yer alan (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir. " Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp, önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA," (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2023/4107-4318 E.-K. sayılı kararı). Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere, 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemece bakılan davanın yeni bir dava olmadığı, eski davanın devamı niteliğinde olduğu, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir. Eldeki davanın görevsiz mahkemede 31/10/2023 tarihinde açıldığı, davacının, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarihli görevsizlik kararından sonra 04/10/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, davanın görevsiz mahkemede açılmasından önce arabuluculuk başvuru yolunu tüketmediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine YARGITAY yolu açık olmak üzere karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı 732,00 TL olmakla, peşin alınan harç karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4.maddesi uyarınca, kararın Dairemiz tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20.maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/04/2026 ... Başkan ... *e-imzalıdır* ... Üye ... *e-imzalıdır* ... Üye ... *e-imzalıdır* ... Katip ... *e-imzalıdır* Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.