T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/03/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/03/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili aleyhine ... seri numaralı ... Bankası A.Ş.'nin .... Hal Şubesine ait 31.12.2019 tarihli 35.000,00-TL bedelli çek için Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayetinde bulunulduğunu, dosyanın derdset olduğunu, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine bir icra takibi başlatılmadığını, açılacak icra takibi içeriğine şimdiden itiraz ettiklerini, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir mal yahut hizmet alım satımı bulunmadığını, ispat yükünün alacaklı tarafta olduğunu beyanla davanın ve adli yardım talebinin kabulünü, müvekkil şirketin davalı tarafa dava konusu 35.000,00-TL'lik çek açısından borçlu olmadığının tespitini, müvekkili şirket aleyhine açılacak icra takibinin İİK m 72/2 uyarınca durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; 01/07/2020 tarihinde Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının toptancı halinde komisyonculuk yaptığını, davalı müvekkilinin ise çiftçi olup üretici olduğunu, davacıya yetiştirdiği domatesleri 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile düzenlenmiş esaslar çerçevesinde davacı komisyoncuya sattığını, davacı tarafın davalı müvekkili adına düzenlenmiş olan müstahsil makbuzunda yer alan ürünlerin satın alınmasından kaynaklanan borçlarının bir kısmı için dava konusu çeki düzenleyip ödeme amacı ile verdiğini, Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesi'nin 15.04.2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiğini beyan ederek 5957 sayılı yasanın 10/5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddini, aksi halde esastan reddini, davacının asıl alacağın %50'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, HMK'nın 329. maddesi uyarınca davalı ile vekilinin kararlaştırdığı akdi vekalet ücretinden davacının kötü niyetli olduğundan sorumlu tutulmasını, takip dosyası toplam alacağının %10'u oranında kararlaştırılmış akdi vekalet ücreti ile birlikte tüm yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... davacı, davalı ile aralarında herhangi bir mal yahut hizmet alım satım ilişkisinin bulunmadığını, davalı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde, davacıya sattığı mallar karşılığında çeki aldığını belirtmiştir. Davaya konu çek incelendiğinde, davacının keşideci, davalının lehtar konumunda olduğu, çekin bankaya ibraz edildiği ve karşılığının olmadığı anlaşılmıştır. Davacının, malın teslim edilmediğine ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, aksine davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını belirttiği, kural olarak kambiyo senedi olan çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine olduğu, bu karinenin aksini iddia eden davacının iddiasını yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğu, mali müşavir bilirkişisinin kök ve ek raporlarından da anlaşılacağı üzere davacının iddialarının aksine taraflar arasında 2019 yılı öncesinden 2018 yılından gelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı tarafından sunulan müstahsil makbuzlarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu ... nolu çekin davacının ticari defterlerinde 30.06.2019 tarihinde kayıtlı olarak yer aldığı ve davalının cari hesabından düşüldüğü/ mahsup edildiği, davacının ticari defterlerinde 31.12.2019 tarihi itibariyle davalının 51.070,75 TL alacağının kayıtlı olduğu, somut olayda davacının iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden davalı lehine tazminat taktirine yer olmadığına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya karşı borcunun bulunmadığını, muavin defterlerine göre müvekkili şirketin davalı taraftan 17.105,72 TL tutarında alacaklı olduğunu, buna göre de davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu ... nolu çekin davacının ticari defterlerinde 30/06/2019 tarihinde kayıtlı olarak yer aldığını ve davalının cari hesabından düşüldüğü / mahsup edildiğinin tespit edildiğini, hal mevzuatı uyarınca tutulması gereken defter ve kayıtlar dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin Toptancı Hal Kayıt Sisteminde (HKS) kaydının bulunduğunu, dolayısıyla yerel mahkemece müvekkilinin hal komisyoncusu olduğu gerçeği de göz önünde tutularak hal kayıt sistemi, cari hesap defterleri ve cari hesap defterine bağlı olarak kaydedilen ve oluşturulan ilgili yıllara ait ticari defterlerin kaydını gösteren muavin defterlerinin davada ispat aracı olarak dikkate alınması gerekmekte iken yerel mahkemenin cari hesap, defter ve kayıtlarına hukuken itibar etmeyerek müvekkili aleyhine karar verdiğini, hal mevzuatında uzman bir bilirkişiden yeni bilirkişi raporu aldırılması gerekmekte iken hukuki ve teknik yönden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı taraf, 5957 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (ı), (f) ve (p) bentleri kapsamında komisyoncu olan davacı ile, aynı yasa maddesinin (r) bendi uyarınca üretici olarak tanımlanan kendisinin ürettiği sebze ve meyvelerin satışı konusunda anlaşıldığı ve ürünlerin davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından müstahsil makbuzu kesildiği ve dava konusu edilen çekin kendisine teslim edildiğini ancak satış bedelinin ödenmediğini iddia etmiş; davacı taraf ise, dava konusu edilen çekten dolayı borcunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece davanın esası yönünden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. 5957 Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 10/1 maddesine göre; 5957 Sayılı Kanunun uygulanmasından doğan ve uyuşmazlığın tarafı olan üreticiler ile meslek mensupları veya her iki tarafı da meslek mensubu olması halinde uyuşmazlığı çözmeye hal hakem heyeti yetkilidir. 5957 Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 10/7 maddesine göre "14 madde(idari para cezalarını düzenlemektedir) dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hal hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır. 5957 Sayılı Yasanın 10/5 maddesine (Yönetmelik md. 11/2) göre, uyuşmazlığın değeri dava tarihi olan 2021 yılı itibariyle 128.088,99-TL'nin altında ise taraflar hal hakem heyetine başvurmak zorundadır. Bu miktarın altındaki uyuşmazlıklar ile ilgili hal hakem heyetine başvuru şartı dava şartıdır. Taraflar hal hakem heyetine başvurduktan sonra bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne itiraz edebilir. Hakem heyetinin kararı ilam hükmündedir. Somut uyuşmazlıkta; davacının meslek mensubu, davalının üretici olduğu tarafların kabulündedir. Dava değeri 35.000,0-TL olup yasada belirtilen sınırın altında kalmaktadır. Bu durumda davacının öncelikle hal hakem heyetine başvurmak zorunda olduğu halde doğrudan dava açması usul ve yasaya aykırı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın zorunlu olarak İl Hal Hakem Heyetine götürülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kararın yukarıda yazılı şekilde düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın HMK'nın 114/1 ve 115/2 maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 597,71 TL harcın mahsubuyla bakiye 17,69 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 82,00 TL (tebligat, posta) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16/12/2025 ...