TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2020 NUMARASI : 2016/766 Esas, 2020/619 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/477 KARAR NO : 2026/392 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2020 NUMARASI : 2016/766 Esas, 2020/619 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı, taraflar arasında imzalanan 21.01.2008 tarihli “... Tünel İnşaatı Sözleşmesi” kapsamında 0 2800 mm iç çaplı 2627 m. atıksu tüneli, 0 2400 mm iç çaplı 6261 m. atıksu tüneli, 0 1800/1200 mm iç çaplı 2 adet branşman tüneli ve on adet tünel şaftı inşaatı işini üstlendiklerini, iş süresinin 1095 gün olduğunu, idarenin uygulamalarından kaynaklanan nedenlerle bitirme tarihi 28.05.2012 tarihi olarak belirlendiği, bu tarihten sonra düzenlenen 22 nolu hakkedişten 316 980,64 TL gecikme cezası olarak kesinti yapıldığını, hakedişleri itiraz kaydıyla imzaladıklarını, devamında sürdürülen ceza uygulamalarının müvekkilini zor duruma soktuğunu, yürütülen iş ile ilgili; süre uzatımı verilmiyerek gecikme cezası uygulandığını, hakkedişlerden kesinti yapıldığını, sözleşme kapsamında; yer teslim tutanağının 31.01.2008 tarihinde düzenlendiğini, güzergahının Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (TCK) sorumluluğunda olduğunun anlaşıldığını, işveren ile TCK arasında protokol düzenlendiğini, çalışmaların sürdürülebilmesine izin sağlandığını, izin yazısının 28.07.2008 tarihli olduğunu bu nedenle işe başlamada 195 günlük gecikme oluştuğunu, “süre verilecek haller ve şartları” başlığı altında 19. madde 4. bendi ile Yapı İşleri Genel Şartnamesi 6. maddesinde işveren idarenin sorumluluklarını belirlediğini, 08.09.2009 tarihinde oluşan sel basması CT22 ve CT20 nolu şaftlarda çalışmaların durmasına neden olduğunu, zorunlu gecikmelerin süre uzatımı olarak tanınması amaçlı; 28.09.2009 tarih ve ... kayıtlı, 6.03.2010-136901, 23.12.2011 ... tarih ve sayılı dilekçelerinin işverence dikkate alınmadığını, yapı işleri genel şartnamesi 27. maddesinde “olağanüstü haller ve doğal afetler (……) nedeniyle yükleniciye ek süre verilir” şartı bulunduğunu, ... tarafından, 07.10.2010 tarih ve 2010/3 sayılı kararı gereği 01.12.2011–15.03.2012 arasında çalışma yapılmamasının bildirildiğini, işin bitim tarihi için 28.05.2012 gününün belirlenmesinde; faaliyetin durdurulması nedeniyle; verilmesi gereken süre uzatımlarının dikkate alınmadığını, hakedişlerin sözleşmeye aykırı olarak gecikmeli ödendiğini, tüm ödeme gecikmelerinin tespiti ile işin süresine eklenmesi gerektiğini, hazırlanan uygulama projesinin geç onandığını, işveren idarenin diğer yükleniciler uhdesindeki işlerle uyumunda oluşan gecikme ... branşman tünelinin yapılabilmesindeki olumsuz etkisinin süre uzatımı olarak dikkate alınması gerektiğini, 25.05.2012 tarih ... kayıt nolu başvuru dilekçesiyle geçici kabul talebinde bulunulduğunu, idarenin eksikler tespit ederek geçici kabul işlemini yapmadığını ve hakedişlerden gecikme cezası kesintisi uygulamasına başladığını, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü alacak ve dava hakları saklı tutularak davalıyla müvekkili arasında imzalanan 21/01/2008 tarihli ... İnşaatı Sözleşmesi kapsamında yapılan işin kesin kabul işlemine dayanak olması ve teslim tarihinin belirlenmesi açısından gereken süre uzatımlarının tespiti ile tespite konu süre uzatımlarının verilmemesi sebebiyle davalı idare tarafından kesilen gecikme cezalarının kesinti tarihi itibariyle ticari temerrüt faizleri ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde; taraflar arasında anılan sözleşmenin aktedildiğini, ancak iddiaların yerinde olmadığını, 0 2800 mm tünel çalışmalarının başlangıcı olan CT22 şaftının Selimpaşa Arıtma Tesisinin içinde bulunduğunu, bu bölümde çalışılabileceğini, diğer şaftlara başlanamıyor olmasının süre aşımına neden olamayacağını, işin taşarona devri sözleşmesinin 02.06.2009 tarihinde olduğunu, yer teslimindeki engeli ortadan kaldıran, Karayolları ile imzalanan protokolün aktinden 325 gün sonra işe başlanabildiğini, bir numaralı hakedişin 30.06.2009 tarihli olduğunu, gecikmeler nedeniyle 21.01.2011 tarihli ihtarname ile uyarıldıklarından bahisle; 02800 ve 02400 mm tünel kazısı makinalarının (2 adet) programda bulunmasına karşın, ilk kazıcının yer teslim tarihinden 808 gün sonra çalışma ortamına getirilebildiğini, ikinci makinanın ihtarname sonrası Mart 2011 tarihinde işe dahil edilebildiğini, yer teslim tarihinden 1345 gün sonra çalışma başlatılabildiğini, makinaların teminindeki gecikmenin işe yansıdığını, sel hasarını bildiren davacı 28.09.2009 tarihli başvurusu CT22 ve CT20 şaftlarına ait zarar tespiti istemediğini, süre uzatımı miktarı bildirmediğini, 12.10.2010 tarih ve 2010/396 sayı ve 20.12.2011 tarih 2011/649 sayılı yönetim kurulu kararlarıyla davacıya ilave süre verildiğini, iki nolu hakedişin 02.11.2009 tarihinden sonra 35 gün gecikmeli ödenmiş olmasına karşın ...'nin çalışmaların durdurulmasını bildiren ve(15.11.2009–15.03.2010)tarihleri arasına isabet etmesi nedeniyle ödemedeki gecikmenin süre ilavesi olarak dikkate alınmadığını, üç nolu hakedişin gecikmesiz ödendiğini, buna karşın 2011/649 ve 2010/396 sayılı YKK ile yükleniciye 345 gün ilave süre verildiğini, işin bitim tarihinin 09.01.2012 tarihine uzatıldığını, projelerin onayındaki gecikme nedeniyle yüklenicinin müvekkili idareden süre uzatım talebinin olmadığını, ... şaftları arası tünelin yapımında düzenli çalışmalar yapılamamış olduğundan gecikmeye neden olunduğunu beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme (İstanbul Kapatılan 22.Asliye Ticaret Mah.) 18/12/2013 tarih 2012/198 esas 2013/275 karar sayılı kararı ile Davanın kabulüne 316.980,64 TL'nin 10/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava yönünden Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/05/2015 tarih 2015/1424 esas 2015/4902 karar sayılı kararı ile " Mahkemece 22 nolu hakediş ve eklerinin varsa itiraz dilekçesi asılları ya da tasdikli suretleriyle birlikte davalı iş sahibinden celbedilip, imzasız 22 nolu hakedişte görülen 316.980,64 TL'nin kesinti yapılmak suretiyle yükleniciye ödenip ödenmediği de araştırılarak hakedişin ihtirazi kayıtla imzalanıp imzalanmadığı da incelendikten sonra işin esasına girilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi ile kesin vade ve temerrüt ihtarı bulunmadığı halde temerrüde esas teşkil etmeyen alacağın istenebilir olduğu tarihten faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür."Bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında dosyasının Mahkememizin 2016/766 esasına kaydının yapıldığı, bozma ilamına uyularak yargılamanın bu dosya üzerinden devam ettiği görülmüştür. Bozma sonrası İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/211 esasına kayıtlı dosyasında görülmekte olan itirazın iptali davasında görülen davanın İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/03/2018 tarih 2018/211 esas 2018/163 karar sayılı kararı ile aralarında HMK.166 maddesi kapsamında bağlantı bulunan Mahkeme asıl dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen dosya dava dilekçesinde, taraflar arasında 21.01.2008 tarihinde ''... İnşaatı'' sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede fiili işe başlama ve yer teslimi sonrasında davacının kusurundan kaynaklanmayan bir takım sebepler nedeniyle taraflar arasındaki işin davalı tarafın tek taraflı iradesi ve tespiti ile bitirme tarihinin 28/05/2012 olarak belirlendiğini, bu tarih sonrasında yapılan 22 nolu hakediş ile davacı hakedişinden gecikme cezası adı altında 316.980,64TL kesintiye gidildiğini, yapılan bu kesintinin iadesi hakkında İstanbul 22.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/198 esasında dava açıldığını, davalının gecikme cezasını davacıya ödemesi hakkında ihtarname keşide ederek 962.099,89TL'nin iadesinin talep edildiğini ve davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, iş bu davanın konusunu İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında da temerrüt tarihinden itibaren talep edilen faiz olduğunu beyan ederek; davalıların haksız itirazının iptalini, takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir. Mahkeme, Bozma ilamında asıl dosya yönünden 22 nolu hakediş ve eklerinin varsa itiraz dilekçesi asılları ya da tasdikli suretleriyle birlikte davalı iş sahibinden celbedilip, imzasız 22 nolu hakedişte görülen 316.980,64 TL'nin kesinti yapılmak suretiyle yükleniciye ödenip ödenmediği de araştırılarak hakedişin ihtirazi kayıtla imzalanıp imzalanmadığının da incelenmesi gerektiği üzerinde durulmuş olduğundan, dosyadaki mevcut bilgiler, davalı İSKİ'ye yazılan yazıya verilen cevapta gönderilen belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, asıl davanın konusu olan 316.980,64 TL'lik dava konusu değerin 22 nolu hakkedişte yer aldığı, herhangi bir haklı gerekçe olmadan davalının bu kesintiyi yaptığı, davacının ise bu kesintiyi kabul etmeyerek ihtirazi kayıt koyduğu, davacı tarafın, 28.05.2012 tarihli 22 nolu hakkedişi itirazı kayıtla imzaladığı, kesinti yapılan dava konusu 316.980,64 TL'yi de talep edildiği, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda açıkça değinilmemiş ise de, birleşen dosya yönünden talep olunan 23 nolu hakediş kesintisi için de aynı şekilde birleşen dosya dava dilekçesi ekinde yer alan 20/11/2012 tarihli ihtirazi kayıt dilekçesi ile ve hakediş belgesi üzerine ihtirazi kayıt konulduğu, birleşen dosyadaki talebin asıl dosyadaki talebin devamı niteliğinde olup, asıl ve birleşen dosyalar yönünden talep olunan 22 ve 23 nolu hakedişlerdeki kesintilerin (bozma öncesindeki asıl dosya yönünden mahkememizin hakediş kesintisinin iadesinin gerektiğine dair gerekçesi de gözetilerek) davacıya ödenmesi gerektiği, birleşen dosya yönünden davacı tarafın davalıya gönderdiği Beyoğlu 17. Noterliği'nin 18/04/2014 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 29/04/2014 tarihine göre ihtarnamede verilen 7 gün sonrası olan 07/05/2014 tarihinden takip tarihi olan 05/07/2017 tarihine kadar) 23 nolu hakediş kesinti tutarı olan 962.099,89 TL (icra takibindeki asıl alacak miktarı) için ; birleşen dava dosyası yönünden ihtarname tebilği ve ihtarnamede verilen süreye göre yapılan resen faiz hesabına göre belirlenen faiz miktarı davacı tarafça icra dosyasında talep edilenden fazla olduğundan icra dosyasında talep edilen faiz miktarı esas alınmak suretiyle, asıl davanın kabulü ile 316.980,64 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile, davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla kaldığı yerden devamına, takip toplam alacak miktarı olan 1.291.869,51 TL nin % 20 si oranındaki 258.373,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde asıl dava yönünden, yerel mahkeme kararının Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde inceleme yapılmaksızın verildiğini, özellikle 22 nolu hakediş ve eklerinin, ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığının ve kesinti yapılan bedelin fiilen ödenip ödenmediğinin yeterince araştırılmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ve hükme esas alınamayacağını, yüklenicinin işi sözleşmede öngörülen sürede tamamlayamamasının kendi kusurundan kaynaklandığını, TBM makinelerinin temininde gecikme yaşandığını, iş programına uyulmadığını ve yer tesliminden sonra çalışmaya başlanmasına engel bulunmamasına rağmen uzun süre imalat yapılmadığını, bu nedenle sözleşmede öngörülen gecikme cezasının hukuka ve sözleşmeye uygun olarak uygulandığını, hakediş ödemelerindeki gecikmelerin süre uzatımı sebebi sayılamayacağını, ... kararları ve idarece verilen süre uzatımlarının yeterli olduğunu, proje onay gecikmelerine ilişkin taleplerin süresinde ileri sürülmediğini ve dikkate alınamayacağını, sel ve benzeri mücbir sebep iddialarının usulüne uygun şekilde belgelendirilmediğini ve süresinde bildirilmediğini, bu nedenlerle davacının gecikmeden doğan taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca temerrüt koşulları oluşmadan faiz yürütülmesinin de hatalı olduğunu , birleşen dava yönünden ise davalı vekili özetle, itirazın iptali davasının asıl dava ile birlikte görülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit ve belirli nitelikte bulunmadığını ve bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, birleşen davada yeterli bilirkişi incelemesi yapılmadığını ve raporda birleşen dava yönünden değerlendirme bulunmadığını, mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, temerrüt şartlarının oluşmadığını ve faiz talebinin yerinde olmadığını, davacı tarafından ileri sürülen alacak kalemlerinin sözleşme hükümleri ve fiili durum karşısında dayanaksız olduğunu, idare işlemlerinin sözleşme ve mevzuata uygun bulunduğunu belirterek hem asıl dava hem de birleşen dava yönünden kararın kaldırılması ve davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Asıl davada davacı, taraflar arasında imzalanan ... Tünel İnşaatı sözleşmesi kapsamında davalı idarece 22 nolu hakedişten 316.980,64 TL gecikme cezası kesintisi yapıldığı, bu kesintinin haksız olduğu ileri sürülerek kesilen tutarın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacı yüklenicinin işi süresinde tamamlayamadığı, gecikmenin kendi kusurundan kaynaklandığı, sözleşme hükümlerine uygun olarak gecikme cezası kesildiği ve davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dava sebebi ve talep, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 5 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, takibe konu alacağın 23 nolu hakedişten yapılan 962.099,89 TL kesinti tutarı olduğu, davacı tarafından bu kesintinin de haksız olduğu ileri sürülerek ihtarname tebliğinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve toplam alacak miktarı üzerinden yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen davalı beyanı, icra takibine konu alacağın mevcut olmadığı, kesintinin sözleşmeye uygun olduğu ve bu nedenle itirazın haklı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, Yargıtay bozma ilamı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek işin başlangıç tarihinin yeniden belirlenen yer teslimine göre kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda süre uzatımı ve gecikmeye etki eden hususlar dikkate alındığında davalı idarece uygulanan gecikme cezalarının haklı olmadığı ve davacının hakedişlere koyduğu ihtirazi kayıtların geçerli olduğu, davalı tarafından 22 nolu hakedişten yapılan 316.980,64 TL gecikme cezası kesintisinin haksız olduğu kabul edilerek bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; bilirkişi raporları, yazışmalar ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde 23 nolu hakedişten yapılan 962.099,89 TL tutarındaki kesintinin de 22 nolu hakedişte olduğu gibi sözleşme hükümleri ve işin fiili durumu karşısında haklı bir nedene dayanmadığının, davacının bu hakedişe de ihtirazi kayıt koyduğunun ve alacağın varlığının sabit olduğunu kabul ederek, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu kabul edilerek itirazın iptaline, takibin devamına ve toplam alacak üzerinden yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Asıl dava dosyasında mahkemece kapatılan İstanbul 22.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/198 Esas ve 2013/275 Karar numarası ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından mahkeme kararı temyiz edilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk dairesi 2015/1424 esas ve 2015/4902 sayılı ilamı ile mahkeme kararının yukarıda özetlenen gerekçe itibariyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyarak yeniden yargılama yapmış ve davanın kabulüne karar vermiştir. Her ne kadar davalı vekili asıl ve birleşan dava yönünden mahkeme kararını istinaf etmesi üzerine dosya dairemize gönderilmiş ise de, mahkemenin asıl karar yönünden ilk verilen karar Yargıtay 15.Hukuk dairesi tarafından bozulmasına karar verildiğinden, asıl dava yönünden temyiz incelemesi yapılması gerektiğinden, dairemizce bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Birleşen dava yönünden yapılacak istinaf incelemesi sonrasında asıl dava yönünden temyiz incelemesi için dosya ilgili Yargıtay dairesine gönderilmesi gerekmiştir. Birleşen dava yönünden, davacı tarafından İstanbul 5 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.291.869,51 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, 23 nolu hakediş yönünden de kesintinin haksız olduğu ve ihtirazi kayıt bulunduğu, davalının borcu bildiği halde itiraz ederek takibi sürüncemede bıraktığı ileri sürülerek itirazın iptali, takibin devamı, alacağın faizi ile tahsili ve yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme davacının bu hakedişe ilişkin kesintiyi de kabul etmediği ve ihtirazi kayıt koyduğu, birleşen davanın asıl davanın devamı niteliğinde olduğu, dosyaya sunulan 20.11.2012 tarihli ihtirazi kayıt dilekçesi ve hakediş belgeleri üzerinde yapılan inceleme ile 23 nolu hakedişte de kesinti yapıldığının ve bu kesintinin davacı tarafından ihtirazi kayıtla kabul edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle 22 nolu hakediş yönünden yapılan değerlendirmeler ve kesintinin haksız olduğuna ilişkin kabul de gözetilerek 23 nolu hakedişten yapılan kesintinin de davacıya ödenmesi gerektiği kanaati ile davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamı sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi heyeti birleşen dava dosyası alacak talebi olan 23 nolu hakediş yönelik yaptıkları incelemede,18.06.2013 tarihli kök rapor ile 21.10.2013 tarihli ek raporda, 23 nolu hakedişe ilişkin herhangi bir değerlendirme bulunmamış, Yargıtay bozması sonrası alınan 14.02.2018 tarihli ikinci ek raporda, 23 nolu hakedişe ilişkin somut bir inceleme yapılmamış, yalnızca genel olarak hakediş kayıtlarının incelenmesi gerektiği, 22.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda da inceleme esasen 22 nolu hakediş üzerinde yapılmış olup, 23 nolu hakedişe ilişkin ayrı bir hesaplama, gecikme analizi veya kesinti denetimi yapılmadığı, 28.08.2019 tarihli üçüncü ek raporda ise sözleşme, süre uzatımı ve gecikme nedenleri genel olarak değerlendirilmiş olmakla birlikte, 23 nolu hakedişe özgü kesinti kalemleri, gecikme günleri, hesap yöntemi veya teknik analiz içeren müstakil bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Mahkemece birleşen dava konusu itibariyle gerek bilirkişi incelemesi yapılmamış ve gerek ise gerekçeli kararında 22 nolu hakediş atıfta bulunarak kesintinin haksız olduğunu belirtmek suretiyle eksik inceleme yaptığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Yargıtay bozma ilamı, mahkeme gerekçesi ve özellikle bilirkişi raporlarının içeriği birlikte değerlendirildiğinde, birleşen dava konusu olan 23 nolu hakedişten kaynaklanan 962.099,89 TL alacak yönünden dosyada alınan bilirkişi raporlarında bu hakedişe özgü, denetime elverişli, somut ve teknik bir inceleme yapılmadığı, raporların ağırlıklı olarak 22 nolu hakediş üzerinden düzenlendiği, 23 nolu hakediş bakımından ise kesinti kalemleri, gecikme süreleri, taraf kusur durumu, süre uzatımı gerektirip gerektirmediği ve kesintinin sözleşmeye uygun olup olmadığı hususlarında inceleme yaptırılması gerekmektedir. O halde mahkemece, birleşen dava konusu 23 nolu hakediş bakımından, sözleşme hükümleri, iş programı, yer teslimi tarihleri, verilen süre uzatımları, ... kararları, hakediş düzenleme ve ödeme süreçleri, kesinti nedenleri ve gecikmenin hangi taraftan kaynaklandığı hususları ayrı ayrı incelenmek suretiyle, özellikle inşaat mühendisi, gerekirse mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden oluşacak uzman bir heyet marifetiyle, 23 nolu hakedişte yapılan kesintilerin kalem kalem gösterildiği, gecikme günlerinin ve bu gecikmelerin hangi sebepten kaynaklandığının açıkça ortaya konulduğu, süre uzatımı verilmesi gerekip gerekmediğinin somut olay verilerine göre değerlendirildiği, kesintinin sözleşme ve mevzuata uygun olup olmadığının denetime elverişli şekilde açıklandığı, taraf ve mahkeme denetimine uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve hesaplamaya dayalı yeni bir ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Mahkemenin kabulü itibariyle, icra takibine konu alacak likid kabul edilmekle birlikte, icra inkar tazminatına hükmedilecekse öncelikle alacak miktarı yargılama ile belirlenip belirlenmediği yani likid olup olmadığı belirlenmesi, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi karar verilmesi halinde asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, asıl alacak ve faiz toplam bedel üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Dosya asıl dava yönünden mahkemesine gönderilmeden Yargıtay 6.Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/11/2020 tarih, 2016/766 Esas, 2020/619 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Dosya içerisinde bulunan asıl dava dosyasının ilk derece tarafından temyiz incelemesi nedeniyle Yargıtay 6. Hukuk dairesine gönderilmesine, 5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 6-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.