Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/222 E. , 2024/2369 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/222 Karar No : 2024/2369 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA):... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konu
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/222 E. , 2024/2369 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/222 Karar No : 2024/2369 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA):... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Turizm Konaklama Tesisi" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; işbu davanın konusunu oluşturan ... tarih ve ... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle başka bir davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun dosyada mevcut bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan turizm konaklama projesinin koruma alanlarına arkeolojik açıdan herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, proje tanıtım dosyasının ilgili yönetmeliklere uygun olarak hazırlandığı, inşaat ve işletme kaynaklı olarak tesisin çevresel etki düzeyinin yönetmelikler kapsamında kabul edilebilir düzeyde kalacağı, parsel içinde ve proje alanında kıyısal ekosistem gözlemlenmediği, alanın uzun yıllar süren antropojenik etkiler sebebiyle doğal özeliklerini büyük oranda kaybettiği, proje ve etki alanında yer alan türler içerisinde korunması kesin gerekli herhangi bir türün bulunmadığı, alanda bulunan familya ve türlerin proje tanıtım dosyasında belirtilenlerle uyumlu olduğu, alanın düşük floristik zenginliğe sahip bulunduğu, proje tanıtım dosyasının tür listesi, alanın floristik özellikleri ve alınacak tedbirleri göstermesi bakımından yeterli bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinin fauna yaşamı için gerekli beslenme, yuva ve üreme ortamı özelliklerinin büyük ölçüde olmadığı, dava konusu projenin yapılması ile faunal yapının etkilenme potansiyelinin az olduğu, alan içinde fauna yapısının değiştiği, azaldığı veya türlerin alternatif yaşam alanlarına göç ettiği, uyuşmazlık konusu alanın etrafındaki diğer doğal alanlarla ile aynı ekolojik özelliklere sahip olmadığı, bu alanda meydana gelen fiziki bozulmaların diğer doğal alanları da etkileme potansiyelinin düşük bulunduğu, proje tanıtım dosyasında fauna için verilen tehditlere karşı alınacak önlemlere uyulması koşulu ile fauna yapısı açısından yapılmak istenilen projenin uygun bulunduğu, proje kapsamında kıyı alanı ve denizel ortamda doldurma, iskele, platform, havuz gibi herhangi bir yapının yer almadığı, balıkçılık faaliyeti yapılan alanlarla proje alanı arasında ciddi uzaklıklar olması nedeniyle söz konusu alanların faaliyetlerden etkilenmesinin söz konusu olmayacağı, Akdeniz fokunun devamlı üreme, yuva ortamı yani yaşam alanı olabilecek bir alan olarak değerlendirilemeyeceği, alanda herhangi bir tarımsal üretimin olmadığı, tesisin çevredeki tarım alanlarına etkisinin olmayacağı, tesis çevresinde bulunan benzer özellikteki birçok turizm tesisinin faaliyette bulunduğu ve bu tesisler ile ilgili bilimsel ve kayıtlı herhangi bir olumsuz etkinin dava dosyasına sunulmadığı, tesisin civardaki bitkilerin vejetatif ve generatif gelişimini olumsuz etkileyecek nitelik taşımadığı, yapılması planlanan projenin yüzey ve yeraltı su kaynaklarına bir etkisinin olmayacağı, kıyı bölümünün olduğu gibi korunduğu, tesislerin kıyı alanları dışında kara alanlarında inşa edildiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararının yasal düzenlemelere uygun bulunduğu, çevresel etkilerin ayrıntılı biçimde incelendiği ve yapılan incelemelerle hazırlanan proje tanıtım dosyasında yer alan tespitlerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayandırıldığı, çevreye olabilecek olumsuz etkilerin kabul edilebilir düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanlığı tarafından, projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı taşınmazın davacının değil hazinenin mülkiyetinde olduğu, keşif sırasında proje inşaat faaliyeti kapsamında 4 metre derinliğe kadar yüzeyin tamamen ortadan kaldırılmış olduğunun görüldüğü, tamamen ortadan kalkmış olmasına rağmen flora ve faunanın zarar görmeyeceği ve arkeolojik kalıntıların bulunmadığı tespitlerine bilirkişi raporunda yer verildiği, taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları ile 2.derece doğal sit, 1.ve 3.derece arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı, proje alanının uluslararası sözleşmeler uyarınca korunması gerekli alanlar kapsamında olduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca 18.09.2020 tarihinde onaylanan “... İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları Planı”nda dava konusu proje alanının “Akdenız Foku Yasam Alanı” olarak belirlendiği, bilirkişinin proje sahasının akdeniz foku yaşam alanı olmadığına dair tespitini alanda fok mağarası olmadığı hususuna dayandırmış olmasının kişisel ve bilimsellikten uzak bir değerlendirme olduğu, fok mağarası olmadığı sonucuna hangi araştırma ile nasıl ulaşıldığının da belli olmadığı, çevre hukukuna özgü ihtiyat ilkesinin bilirkişilerce dikkate alınmadığı, projenin ilk olarak ... ada, ...parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlarda ... odalı entegre turizm konaklama tesisi olarak başlatıldığı ancak dava konusu işlemle yalnızca ... ada, ...sayılı parselde ... odalı turizm konaklama tesisi projesi için ÇED Gerekli Değildir kararı verildiği, entegre projenin parçalanarak ÇED Yönetmeliğine aykırı hareket edildiği, oda sayısının villa sayısına eşdeğer tutulmasının mevzuata aykırı olduğu, proje kapsamında gerçekleştirilecek tesiste 281 adet oda bulunduğu, bu nedenle projenin Ek 1 listesine tabi olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: 1-Davalı idare tarafından, cevap verilmemiştir. 2-Davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla, dava dilekçesindeki iddialar ve proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın Dairemizin E:2024/551 ve E:2023/13942 sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, anılan dosyalarda başka davacılar tarafından işbu dosyada iptali istenilen aynı işlemin iptalinin istendiği, E:... sayılı dosyada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun iş bu dosyada Mahkemece taraflara tebliğ edildiği ve taraflarca yapılan itirazlar bilirkişi raporunda yer alan tespitleri kusurlandırıcı nitelikte görülmeyerek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının ilişkin olduğu proje kapsamında yapılması planlanan toplam 58 villanın her biri tek oda olarak kabul edilmek suretiyle proje ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Ek-2 Listesi; 29-50 oda ve üzeri oteller, tatil köyleri, turizm kompleksleri vb." düzenlemesi kapsamında kabul edilerek proje tanıtım dosyası hazırlanmış ise de Çevre Kanununda ya da Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde proje kapsamında yapılması planlanan villaların her birinin tek oda olarak kabul edilmesine dayanak oluşturacak herhangi bir düzenleme mevcut olmadığından projenin anılan Yönetmeliğin ek-1 listesi ya da ek-2 listesi kapsamında kaldığına ilişkin değerlendirmenin villaların toplam oda sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, gerçekleştirilmesi planlanan proje kapsamında kullanım suyunun ters osmoz yoluyla denizden elde edilmesinin planlandığı buna ilişkin açıklamalara proje tanıtım dosyasında yer verildiği ancak ters osmoz sistemi kapsamında karada ve deniz alanında yapılacak yapı, iş ve işlemlere dair hiç bir bilgiye proje tanıtım dosyasında yer verilmemiş olduğu, bilirkişi raporunda da bu hususta herhangi bir değerlendirmenin yapılmamış olduğu görülmektedir. Bu durumda, bakılan dosya ile Dairemizin E:... ve E:... sayılı dosyalarında işbu dava konusu işlem ile aynı işlemin iptalinin istenildiği göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığın çözümü amacıyla, Mahkemece dava dilekçelerindeki iddialar ve proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle anılan dosyalara ilişkin olarak birlikte ve aynı bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanan bilirkişi raporunun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.