T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1130 Esas KARAR NO : 2025/1406 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/07/2025 NUMARASI : 2025/404 Esas, 2025/721 Karar DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 30/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1130 Esas KARAR NO : 2025/1406 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/07/2025 NUMARASI : 2025/404 Esas, 2025/721 Karar DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 30/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden borçlu şirket vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, yaklaşık 50'ye yakın çalışanının bulunduğunu, sermayesinin tamamının ödendiğini, şirketin tek pay sahibi ortağının ... olduğunu, nakit akışının bozulması sonucu müvekkili şirketin konkordato talep etme gereği duyduğunu, zira maliyetlerin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini, banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve işletme sermayesi ihtiyacının artmasının şirketin nakit darboğazına girmesine neden olduğunu, hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesinin konkordato talebinin kabulüne bağlı olduğunu, şirketin iflası halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin konkordato teklifi ile borçlarının tamamını ödeyeceğini öngördüğünü, konkordato kaynaklarının; ortak alınarak sağlanacak sıcak para girişi, üretilen malların satışları, stokların kâr ile satışı, sermaye artırımı ve faaliyet giderlerinin kısıtlanması olarak projede açıklandığını belirterek müvekkili bakımından geçici mühlet verilmesine, Mahkemece öngörülen gerekli tedbirlerin alınmasına, kesin mühlet verilmesine, akabinde konkordato talebinin kabulü ve tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; komiser heyeti tarafından tanzim olunan rapora göre, kaynak olarak gösterilen tutarın ödeme teklifi ile orantılı olmadığı, kaynak eksiğinin bulunduğu, davacının konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacı hakkındaki geçici mühletin kaldırılmasına, kaldırıldığının ilanına, komiser heyetinin görevine son verilmesine, hükümle birlikte tedbirlerin kaldırılmasına dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde konkordato talep eden borçlu şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep eden borçlu şirket vekili istinaf dilekçesinde; komiser raporu açıkça eksik ve hatalı olmasına ve bunun da dosyaya sunulan somut delillerle ispatlanmasına rağmen Mahkemece dikkate alınmayarak davanın reddine karar verildiğini, tapular üzerinde Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından haciz görülmesi üzerine komiser heyetinin bu dosyaya ilişkin ödeme emri, kapak hesabı talep ettiğini, taraflarınca gönderilen belgeler arasında ise bu dosyanın haricen tahsil olduğuna ilişkin alacaklı vekilinin e-imzalı beyanının sunulduğunu, buna rağmen komiser heyetinin 04/07/2025 tarihli raporunda, ...'nun ön projesinde gösterilen toplam 10.036.412,94 TL borcu içerisinde anılan icra dosya borcunun da gösterildiğini, oysa borç olmayan 8.778.000 TL'nin hesaba katılarak 3 yıllık vadede toplam %75 faiz işletilmesinin açıkça hatalı olduğunu, bu hususun raporda görülmesi üzerine komiser heyetinden toplantı taleplerinin karşılanmadığını, mahkemeden komiserlerin duruşmaya davet edilerek izaha çağrılması talep edilmesine rağmen bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini, Kanun gereğince komiser heyetinin projeye katkı sağlama yükümlülüğünün olduğunu, anılan icra dosya borcu bitmesine rağmen komiser heyetinin borcu şişirdiğini, oysa hesaplama doğru yapılsaydı şirkete aktarılması gerekli kaynak açığının 24.189.222,64 TL'den daha az olacağının ortaya çıkacağını, ayrıca Tekirdağ'da konkordato ön projesinde yer almayan ve bilirkişice değerlendirilmeyen şirket ortağı şahsa ait 3 adet tapunun daha mevcut olduğunu ve kaynak açığı olması durumunda bu tapuların ayni sermaye olarak şirkete devredileceğine ilişkin şirket ortağı tarafından taahhütte verileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirkete ilişkin sunulan vekaletnamede konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Geçici konkordato komiser heyeti 27/05/2025 tarihli raporunda; şirketin 2020 yılında kurulduğu ve tekstil sektöründe faaliyet gösterdiği, mevcut makine, tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, faaliyetlerine kesintisiz devam ettiği, Mart/2025 dönemi itibariyle 13 kişinin istihdam edildiği, konkordatoya müracaatta sunulan 24/04/2025 tarihli bilanço ile 05/05/2025 geçici mühlet tarihli bilanço mukayese edildiğinde; dönen varlıkların 40.428.174,00 TL, duran varlıkların 4.128.159,00 TL azaldığı, diğer hazır değerler hesabının 2.193.636,00 TL arttığı, ortaklardan alacaklar hesabının 50.722.488,00 TL azaldığı, diğer çeşitli alacaklar hesabının 1.554.679,00 TL azaldığı, ilk madde ve malzeme hesabının 3.595.313,00 TL azaldığı, mamuller hesabının 2.377.081,00 TL azaldığı, ticari mallar hesabının 13.109.708,00 TL arttığı, diğer dönen varlıklar hesap grubunun 3.014.630,00 TL arttığı, tesis, makine, cihazlar hesabının 4.185.342,00 TL azaldığı, diğer hesaplarda önem arz eden değişimleri bulunmadığı, aktif toplamının 44.556.332,00 TL azaldığı, satıcılar hesabının 3.925.219,00 TL, diğer çeşitli borçlar hesabının 3.172.907,00 TL azaldığı, ortaklara borçlar hesabının 8.441.851,00 TL, alınan sipariş avansları hesabının 4.232.537,00 TL arttığı, kısa vadeli yabancı kaynakların toplam 8.303.574,00 TL arttığı, uzun vadeli banka krediler hesabının 14.899.150,00 TL azaldığı, uzun vadeli satıcılar hesabının 4.263.254,00 TL azaldığı, borç senetleri hesabının 31.288.900,00 TL azaldığı, diğer hesaplarda önem arz eden değişim bulunmadığı, kısa vadeli yabancı kaynakların toplam 49.876.799,00 TL azaldığı, 05/05/2025 dönemi itibariyle öz kaynakların 2.983.108,00 TL azaldığı, borçlu şirketin konkordatoya müracaatta sunduğu gelir tablosuna göre 01/01/2025 - 24/04/2025 döneminde 50.845.348,53 TL net satış gerçekleştirdiği, aynı dönemde 17.852.037,68 TL satışların maliyetine katlandığı, 20.955.083,93 TL faaliyet gideri, 9.580.069,31 TL finansman gideri gerçekleştiği, dönem faaliyetinin 1.045.517,64 TL kârla sonuçlandığı, geçici mühlet tarihi itibariyle ise (01/01/2025 - 05/05/2025 döneminde) 52.795.823,00 TL net satış gerçekleştiği, aynı dönemde 18.968.712,00 TL satışların maliyetine katlandığı, 25.633.994,00 TL faaliyet gideri, 9.632.754,00 TL finansman gideri gerçekleştiği, dönem faaliyetinin 2.797.718,00 TL zararla sonuçlandığı, borçlu şirketin 05/05/2025 tarihi itibariyle kaydi değerli özvarlığının (+) 11.046.236,00 TL ve rayiç değerli özvarlığının ise (+) 93.470.946,81 TL olarak hesaplandığı, her iki durumda da borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı, olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranının %56,40 olarak hesaplandığı, konkordatoya tabi borçların %25 ilave faiz ile ödeneceği, ödemelerin tasdik kararından itibaren 18 aylık sürede yapılacağının teklif edildiği, konkordato ön projesinde yer verilen kaynaklar incendiğinde; faaliyetin devamıyla elde edilecek kârdan 16.855.066,60 TL, stokların nakde dönüştürülmesinden 10.000.000,00 TL, duran varlık satışından 52.000.000,00 TL ve ortak taşınmaz satışından 45.500.000,00 TL kaynak beklendiği, buna göre konkordato kaynakları incelendiğinde, şirket tarafından 2025, 2026, 2027 yıllarında elde edilmesi beklenen 16.855.066,60 TL kârın şirketin geçmiş yıllar performansıyla uyumsuz olduğu, bu kadar kârın enflasyonist süreç dikkate alındığında bile gerçekleşmesinin mümkün görünmediği, projede, ortağa ait gayrimenkul satışından 45.500.000,00 TL kaynak beklendiği belirtilmişse de, şirket paylarının %100'üne sahip olan ...'nun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinden 2024/848 Esas sayılı dosyasında 06/05/2025 tarihinden geçerli olmak üzere konkordato kesin mühleti aldığı, projesinde şahsına ait gayrimenkulleri kaynak olarak gösterdiği, bu doğrultuda bu taşınmazların borçlu şirketin projesi için de kaynak olarak gösterilemeyeceği, bu kapsamda şirketin mevcut konkordato ön projesinde öngördüğü kaynakları sağlayabilecek durumda bulunmadığı ve nihai olarak konkordatonun başarıya ulaşma şansının bulunmadığı bildirilmiştir.Geçici konkordato komiser heyeti 04/07/2025 tarihli raporunda; borçlu şirketin dava dışı ... Otomotiv Teks. San. ve Tic. A.Ş.'nin %100 payına sahip ... tarafından Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan konkordato ön projesine göre, 10.036.412,94 TL şahsi borcunun bulunduğu, 10.751.588,01 TL ortağı olduğu şirketlerin kredi borçlarına kefaletten kaynaklı borcu bulunduğu, kaynak olarak sahibi olduğu gayrimenkuller ile taşıtların satış bedellerini ve ayrıca ortağı olduğu şirketlerden alacağı 10.318.240,00 TL huzur hakkını gösterdiği, konkordatoya tabi borçların yıllık %25 olmak üzere toplamda %75 faiz ile ödeneceği, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası kapsamında düzenlenen 22/05/2025 tarihli rapor ile ... adına kayıtlı 5 adet gayrimenkulün rayiç değerlerinin toplamının 34.874.500,00 TL olarak hesaplandığı, değeri 3.444.000,00 TL, 3.936.000,00 TL ve 7.052.000,00 TL olarak tespit edilen 3 adet taşınmazın üzerinde ... Bankası A.Ş. lehine birinci derecede 50 milyon TL ipotek bulunduğu, değeri 17.000.000,00 TL olarak tespit edilen taşınmazın üzerinde ... Bankası A.Ş. lehine birinci derecede 33 milyon TL ipotek bulunduğu, yine Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası kapsamında düzenlenen 20/02/2025 tarihli rapor ile ... adına kayıtlı taşıtların rayiç değerlerinin 4.305.000,00 TL olarak tespit edildiği,...'nun şahsi borcunun 10.036.412,94 TL olduğu ve bu borcun toplamda %75 faiz ile ödenmesinin teklif edildiği, buna göre şahsi borçlar için hesaplanan faiz tutarının 7.527.309,70 TL olduğu, alacaklılara ödenecek toplam tutarın ise 17.563.722,64 TL olduğu, ...'nun sahip olduğu gayrimenkullerin toplam 38.874.500,00 TL olarak tespit edilen rayiç değerinden alacaklılara ödenecek ana para ve faiz tutarı olan 17.563.722,64 TL'nin düşülmesi neticesinde ...'na ait olup borçlu şirketin borçlarının ödenmesinde kullanılabilecek gayrimenkul satış geliri tutarının 21.310.777,36 TL olarak hesaplandığı, oysa borçlu şirket adına düzenlenen ön projede ...'na ait gayrimenkul satışından 45.500.000,00 TL kaynak beklendiğinin belirtildiği, hem ...'nun hem de borçlu şirketin borcu yani iki ayrı borç için tek kaynak gösterilmesinin söz konusu olduğu, borçlu şirketin, ortağa ait gayrimenkul satışı olarak öngördüğü konkordato kaynağı kaleminde 24.189.222,64 TL kaynak eksiğinin bulunduğu bildirilmiştir.Mahkemenin 05/05/2025 tarihli tensip ara kararı ile, konkordato talep eden borçlu şirket hakkında bu tarihten itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 18/07/2025 tarihli duruşmada ise, açılan davanın reddi ile davacı hakkındaki geçici mühletin kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.2004 sayılı İİK'nun 287. maddesin "geçici mühlet" başlığını taşımakta olup maddenin 7. fıkrasında, Kanunun 291. ve 292. maddelerinin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Bu atıf dolayısıyla İİK'nun 291. maddesi uyarınca, borçlunun malî durumunun düzelmesi yahut aynı Kanunun 292/1 fıkrasında belirtilen haller söz konusu ise geçici mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve Kanunun 292/1 fıkrasında sayılan haller gerçekleşmiş ise ayrıca iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Somut olayda Mahkemece konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının bulunmadığı gerekçesiyle konkordato talebi reddedilmiş olup konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali İİK'nun 292/1 fıkrasının "b" bendinde düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi gerekir. Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yeni Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185).İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Dosya kapsamının incelenmesinde, daha önceki tarihlerde borçlu şirket ile şirketin %100 payına sahip ortağı ...tarafından açılan konkordatonun tasdiki talepli dava yine aynı mahkemenin 2024/930 Esas sırasına kaydedilmiş olup ... yönünden tefrik edilen dosya ise 2024/937 Esas sırasına kaydedilmiştir. Borçlu şirket yönünden de 12/02/2025 tarihli karar ile konkordato talebi reddedilmiş olup Mahkeme kararında; toplam 127.076.275 TL olan borcun ödenmeyerek ve mühlet öncesinde şirket ortağına 39.822.812,75 TL aktarılarak bu paranın şirket ortağının şahsi yatırımları için harcandığı, 88.863.037,25 TL tutarında bir hayli yüksek satışa hazır stok bulundurmasına rağmen şirketin satıcılara 36,46 milyon TL sipariş avansı verdiği, teklifin kaynaklarla orantılı olmadığı, şirket ortağının dürüstlük kuralına aykırı davranışı ile şirketin ve dolayısıyla alacaklıların durumunu ağırlaştırdığı gerekçelerine yer verilmiş olup kanun yoluna başvurma hakkından feragat edilmesi neticesinde karar 20/02/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Öte yandan ... yönünden ise 13/11/2024 tarihli karar ile; davacının, borçlu şirketlerden bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketlerin ön projesi üzerine temellendirildiği gerekçelerine istinaden konkordato talebi reddedilmiş olup kanun yoluna başvurma hakkından feragat edilmesi neticesinde karar 22/11/2024 tarihinde kesinleşmiştir. ... tarafından 22/11/2024 tarihinde yine konkordatonun tasdiki talepli dava açılmış ise de, Mahkemenin 26/11/2024 tarih ve 2024/974 Esas 2024/1205 Karar sayılı kararı ile önceki kararda değinilen gerekçelere istinaden konkordato talebinin reddine karar verilmiş olup bu karar da kanun yoluna başvurma hakkından feragat edilmesi neticesinde karar 29/11/2024 tarihinde kesinleşmiştir. Borçlu şirket paylarının %100'üne sahip olan ... tarafından 06/12/2024 tarihinde konkordatonun tasdiki talepli açılan Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/848 Esas sayılı sırasında kayıtlı dava kapsamında geçici mühletten sonra Mahkemece 06/05/2025 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmiştir.Somut olayda, borçlu şirket, konkordatoya tabi borçlarının tamamını %25 faizi ile tasdik kararından itibaren 18 ayda ödeyeceğini teklif etmiş olup konkordato ön projesinde kaynaklar; faaliyetin devamıyla elde edilecek kâr, stokların nakde dönüştürülmesi, duran varlık satışı ve ortak taşınmaz satışı olarak gösterilmiştir. Kaynak olarak gösterilen borçlu şirket ortağı olan ...'na ait taşınmazlar aynı zamanda Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/848 Esas sayılı konkordato talepli dosyasında da kaynak olarak gösterilmiştir.Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/848 Esas sayılı dosyasında, borçlu şirket ortağı borçlarını her yıl %25 ilave faiz ile 36 ayda ödeyeceğini teklif etmiş olup 10.036.412,94 TL olan ana para borcunun 3 yıl için %75 faiz ilavesi ile toplam 17.563.722,64 TL olduğu anlaşılmıştır. Bahsi geçen dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre ...'nun sahip olduğu gayrimenkullerin toplam değeri 34.874.500,00 TL olarak tespit edilmiştir. Tespit edilen bu tutardan borçlu şirket ortağının toplam borcunun mahsubu neticesinde geriye 17.310.777,36 TL kalmış olup borçlu şirket ancak bu tutar kadar ortağına ait gayrimenkullerden kaynak sağlayabilecektir. Oysa borçlu şirketin konkordato projesinde, ortağına ait gayrimenkullerin satışından 45.500.000,00 TL kaynak beklendiği belirtilmiştir. Buna göre bu kaynak kaleminde 28.189.222,64 TL eksiklik bulunmaktadır (Komiser heyetinin raporunda gayrimenkullerin toplam değeri hatalı şekilde 38.874.500,00 TL kabul edildiğinden bu tutar 24.189.222,64 TL olarak tespit edilmiştir). Borçlu şirket vekili, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki 8.778.000,00 TL borcun haricen tahsil edildiğine yönelik taraflarınca sunulan alacaklı vekilinin e-imzalı beyanının dikkate alınmaması sebebiyle komiser heyetinin borçlu şirkete aktarılacak kaynağı yanlış hesapladığını ileri sürmüştür. Bahsi geçen icra dosyasının alacaklısının ..., borçlusunun ... ve borç tutarının ise 8.778.000,00 TL olduğu görülmüştür. Borçlu şirket vekilinin dikkate alınmadığını ileri sürdüğü yazı Bakırköy 8. İcra Müdürlüğüne hitaben yazılmış olup içeriğinde ise, alacağın haricen tahsil edildiğinden bahisle dosyanın infazen işlemden kaldırılması ve hacizlerin fekki talep edilmiştir. Ancak icra dosyasının UYAP üzerinden incelenmesi neticesinde böyle bir yazıya rastlanmadığı gibi icra dosyası kapsamında yazı içeriğinde belirtildiği şekilde bir işlem de tesis edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu yazının dikkate alınmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Kaldı ki kaynak olarak gösterilen borçlu şirket ortağına ait taşınmazların dört tanesi üzerinde bankalar lehine tesis edilen ipotekler sebebiyle taşınmazların satılması halinde ele geçecek bedelden banka borçlarının ödeneceği de nazara alındığında ortağa ait taşınmazların satışından beklenen kaynağa ulaşılması da mümkün görünmemektedir.Ne var ki konkordatonun başarıya ulaşma şansı bakımından tek kriter sadece ortağa ait taşınmazların satışından elde edilecek bedelin yetersiz olması değildir. Zira borçlu şirketin, faaliyetin devamıyla elde edilecek kârdan 16.855.066,60 TL kaynak beklentisi olsa da, komiser heyeti raporunda belirtildiği üzere, borçlu şirket tarafından 2025, 2026, 2027 yıllarında elde edilmesi beklenen bu kârın şirketin geçmiş yıllar performansıyla uyumsuz olduğu, bu kadar kârın enflasyonist süreç dikkate alındığında bile gerçekleşmesinin mümkün görünmediği tespit edilmiş olup buna göre borçlu şirketin kaynak olarak gösterdiği faaliyetin devamıyla elde edilecek kâr beklentisinin gerçekleşmesi de mümkün görünmemektedir. Yapılan açıklamalar uyarınca, borçlu şirketin mevcut konkordato ön projesinde öngördüğü kaynakları sağlayabilecek kapasitesinin bulunmadığı ve mevcut haliyle projenin gerçekleştirilebilir olmadığı anlaşılmakla borçlu şirketin konkordato projesine bağlı hedeflerini tutturması, yasanın tabiriyle konkordatonun başarıya ulaşması imkanı bulunmadığı ve ayrıca borçlu şirketin kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığı da dikkate alındığında Mahkemece konkordato talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/404 Esas, 2025/721 Karar sayılı ve 18/07/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Borçlu şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2025