İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:14/11/2025 Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde karpuz üretimi yaptığını, davalı şirket ile aralarında sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca davalı şirketin 14.02.2023 tarihinde seranın üzerinde deneysel bir karpuz çeşidinin ekimi yapılacağını ve hasat zamanı müvekkili ile iletişime geçilip ona…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ(2.HEYET) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/09/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ:SERİK 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:14/04/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:14/11/2025 Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde karpuz üretimi yaptığını, davalı şirket ile aralarında sözleşme imzaladıklarını, sözleşme uyarınca davalı şirketin 14.02.2023 tarihinde seranın üzerinde deneysel bir karpuz çeşidinin ekimi yapılacağını ve hasat zamanı müvekkili ile iletişime geçilip onayı alınarak seraya girip hasat zamanı fotoğraflandırmak maksadıyla her tohum çeşidinden 3'er adet olmak üzere toplayacağını, hasat zamanı gelmeden veya müvekkilin haberi olmadan seraya girmeyeceklerini, ancak 11.05.2023 tarihinde müvekkilin mahsullerin 1-2 hafta sonra toplanabilecek olmasından dolayı haftaya satış yapmak için tüccarla birlikte arsaya gittiklerini, taşınmaza gittiğinde mahsullerin tahrip edildiğini geçiş yolu yapıldığını, sözleşmede taraf davalı şirketin yaklaşık 1,5-2 ton ürünü kırdığını, yeniden ekilemez kullanılamaz hale getirdiğini ve serayı o haliyle bıraktıklarını gördüğünü, işbu arsada zarar gören mahsuller ve arsa toprağı salt sözleşme ilişkisine konu yer olmadığını, davalılar tarafından müvekkilinin diğer parsellerine ve parsellerindeki mallarına zarar verildiğini, davalı şirketin deneysel olarak ekmiş olduğu mahsullere bakım yapabilmek adına müvekkilinin arsasını izinsiz şekilde kullanmamaları için ayrıca bir yol ve bir kapı da olduğunu, buna rağmen davalı şirket ve çalışanları, müvekkilinin arsasının ortasından kasıtlı şekilde geçerek müvekkilinin ürünlerine ve toprağına da zarar verildiğini, müvekkilinin satma izni olduğu halde bütün deneme adı altında ekmiş oldukları ürünü hem hasat zamanı gelmeden hem de 3'er adet yerine hepsini toplayarak ortada bırakmaları nedeniyle müvekkiline ciddi anlamda maddi zarar verdiklerini belirterek haksız fiilden kaynaklanan tüm zararlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının görevli Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.09.2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine ve Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, sorunun merci tayini yoluyla çözülebileceği tespit edilmiştir Hukuki Sebepler ve Gerekçe: Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir. TTK 24. ve devamı maddelerde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden esnaf sayılmasını gerektirmez. 21.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 18.06.2007 tarihli ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf ve tacir ayrımına esas sınırlar belirlenmiş olup, bu kararda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiştir. ... nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır. Somut olayımıza gelince; dava dilekçesindeki talebin haksız fiile dayalı olduğu, her ne kadar davalılardan ... Tohumculuk Anonim Şirketi tacir niteliğini haiz ise de Antalya Ticaret Sanayi Odası, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar odaları birliğinin yazısı, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısı ve Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün yazısı birlikte değerlendirildiğinde davalının gerçek usulde işletme hesabına göre defter tuttuğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların belirtilen nakdi limiti aşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık konusu tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmadığı gibi eldeki davanın, tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı davalar arasında da bulunmadığı, gerçek kişi davacının uyuşmazlık açısından tacir olmadığı, davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle yargı yeri olarak Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin belirlenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-) 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. Maddeleri gereğince Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, 2-) Dosyanın, yargı yerinin belirlenmesi için dosyayı Dairemize gönderen mahkemeye iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-c maddesi gereği KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/11/2025 ...