T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2000 KARAR NO : 2025/2309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/05/2023 NUMARASI : 2022/408 E. - 2023/235 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, İla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2000 KARAR NO : 2025/2309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/05/2023 NUMARASI : 2022/408 E. - 2023/235 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, İlan Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2023 tarih ve 2022/408 E. - 2023/235 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, 2021 181026 sayılı ve "..." ibareli marka ile 2021/181024 sayılı ve "...'' ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin "..." markası ile sağlık, kozmetik ve estetik sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın ''...'' markası altında müvekkiline ait ''...'' markasını aynı isimle kullandığını, davalı tarafın eylemleri nedeniyle müvekkil markasının zarar gördüğünü ileri sürerek, müvekkil adına tescilli markaya davalı tarafça gerçekleştirilen tecavüzün tespitini, önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, ihlal konusu ürünlere el konulmasını ve tecavüzün kaldırılmasını, davalı aleyhine verilecek kararın masrafı davalı tarafça karşılanmak üzere ilgililere ve kamuya ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamından, "www...com.tr" ibareli alan adının davalı ile ilişkilendirilebileceği kayıtların site içerisinde yer aldığı; site içerisinde "... ..." ibareli ürünün tanıtım ve satışının yapıldığının tespit edildiği; söz konusu ürünün cilt maskesi olduğu; davacı markalarının kapsamında 03. sınıfta yer alan “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).” ve 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” mallarının tespite konu ürün ile aynı/aynı tür olduğu; ancak dava konusu "..." ibaresinin kozmetik ürünler üzerinde tasviri şekilde kullanıldığının tespit edildiği; söz konusu ibarenin ilgili sektörde yaygın kullanımının bulunduğu, markasal ayırt edici etkisinin görece düşük olduğu, bu kapsamda farklı unsurlarla markalarda yer almasının doğrudan iltibasa neden olmayacağı kanaatine ulaşıldığı; çekişme konusu ürünler yönünden ilgili tüketici kitlesinin markaları karıştırmayacakları, davalı yanın "..." ibareli kullanımının 6769 sayılı SMK'nın 7/5-b. maddesi hükmü kapsamında kaldığı, davalının kullanımı ile yaratılan bütünsel ve algı ve imajın farklı olduğu, bu nedenle davalının ileri sürülen markasal kullanımlarının, davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin tescilli markası hiçe sayılarak sektörde sıkça kullanılan bir tabir olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin marka hakkını barındırdığı ürünün yalnızca hekimler tarafından kullanıldığını, ürünün ürünü kullanma yetkisi bulunmayan cilt-bakım ve güzellik uzmanlarınca değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tüketicide yalnızca hekim gözetiminde yapılabilecek ürüne benzer etkiyi maske yolu ile gerçekleştiren ürün algısı oluşacağını, dosyaya sadece vekaletname sunan davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve hükmün ilanı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafça satışa sunulan ürünlerin üzerinde "..." ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiş ise de, içerisinde iki cilt bakım ve güzellik uzmanının yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda "..." ibaresinin kozmetik sektöründe ayırt ediciliğinin düşük olduğu, tasviri anlamıyla ürünler üzerinde tercih edildiği, "..." ibareli ürünün Koreli bir firma tarafından bir mezoterapi ürünü olarak piyasaya sürülmüş olmasına rağmen ülkemizde estetik sektöründe dermotologlar ve tüketiciler tarafından yeni nesil bir mezoterapi ürün adı olarak tasviri şekilde kullanıldığı hususlarının da tespit edildiği, bu durum karşısında söz konusu ibarenin ortaklığının iltibasa sebebiyet vermeyeceği, davacı markası ve dava konusu kullanımdaki diğer ek unsurların ayırt ediciliği sağlayacağı, dava konusu kullanım iltibas oluşturmadığından, marka tecavüzü koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...