T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2214 KARAR NO : 2025/2522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2018/1127 Esas - 2021/1221 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/12/2025 BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 21/12/2021 tarihli, 2018/1127 Esas, 2021/1221 Karar sayılı dosyasın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2214 KARAR NO : 2025/2522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2018/1127 Esas - 2021/1221 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/12/2025 BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 21/12/2021 tarihli, 2018/1127 Esas, 2021/1221 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un 2009 yılında davalının işletmekte olduğu ... dağıtım işletmesini parasını ödemek suretiyle devir almış olduğunu, iş bu devir sonrası davalı ile arkadaş olarak gözüken müvekkilinin 2014 yılında dükkan işlemleri için davalıdan güvenerek 3.500,00 TL nakit para almış ve davalıya iş bu dava konusu senedi üzerinde miktar ve tarih yazmadan boş olarak teslim etmiş olduğunu, müvekkilinin davalıdan almış olduğu bu bedeli ödemiş ancak vermiş olduğu senedi geri almamış olduğunu, müvekkiline 2017 yılında 90.000,00 TL miras düşmüş olup davalının bunu öğrenmiş olduğunu, davalının bu düşen miras sebebi ile müvekkilinden 10.000,00 TL istemiş, hatta bu isteğinin müvekkilinin eşine yansıtmış müvekkilininde bu duruma kızarak davalıdan şikayetçi olmak için Silivri İlçe Emniyet Müdürlüğüne gitmiş olduğunu, davalının emniyete çağrılmış ancak müvekkilinin davalıdan konu ile ilgili şikayetçi olmadığını, bu duruma öfkelenen davalının iş bu davaya konu senedi üzerini doldurarak müvekkiline Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, senet üzerinde müvekkilinin imzaladığı hali ile ödeme miktarı, vade tarihi, keşidecinin adı gibi kambiyo senedinin esaslı unsurları bulunmadığından da takibin iptali gerektiğini, davalının Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2609 soruşturma sayılı dosyasında 150.000,00 TL borç verdiğini iddia ettiğini, ancak bunun doğru olmadığını, senedin verildiği anda boş olarak verildiğinin senetteki yazı farklılıklarından da anlaşılmakta olduğunu, icra takibene konu edilen kambiyo senedinin davalının iddia ettiği gibi 150.000,00 TL borç karşılığı verilmemiş olduğunu, senet bu bedel üzerinden verilse idi miktar kısımlarının davalı tarafından kendi el yazısı ile doldurulmayacak olduğunu, davalının senedi kendisinin dolduğunu ve icra takibine koymuş olduğunu, İİK 72. madde gereğine borçlunun geçikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğini, bu yönü ile ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ettiklerini, davalı aleyhine TCK 209. maddeye aykırı olarak açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturması sebebi ile Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2609 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunuda bulunulmuş olduğunu, huzurdaki davada bu soruşturma sonucunun beklememesi gerektiğini beyanla; öncelikli sahtelik iddiasının imza inkarı dışında bir nedene dayanması sebebi ile 6100 sayılı HMK 209/1. maddesinin amir hükmü gereğince teminatsız takibin tedbiren durdurulmasına, 6100 sayılı HMK 209/1. maddesi amir hükmü gereğince tedbir kararı verilmemesi halinde, tedbir taleplerinin kabulü ile Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu 30/12/2014 keşide tarihli 20/02/2015 vade tarihli 150.000,00 tl bedelli senede ilişkin kötü niyetle açılan takibin İİK 72. madde gereğince ihtiyaten durdurulmasına akabinde takibin iptaline, Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle hareket ederek müvekkilinin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20`den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlusunun 2014 yılının Aralık ayında tarafından 150.000,00 TL tutarında borç istemiş ve 20/02/2015 tarihinde ödeyeceğini beyan etmiş olduğunu, tarafınca bu hususun kabul edilmesi neticesinde davacı borçluya 150.000,00 TL'yi borç olarak verdiğini ve karşılığında huzurdaki davaya konusu diğer hususlar yazılı yalnızca imza kısmı boş olan bononun davacı borçlu tarafından yanında bizzat imzalanarak tarafına teslim edilmiş olduğunu, bono vadesi geçmesine rağmen davacı borçlu borcunu ödememiş ve neticede Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış bulunduğunu, icra takibi neticesinde davacı borçlunun gayrimenkulleri haczedilerek satış aşamasına gelinmiş olduğunu, satış gününe kadar ne huzurdaki dava açılmış ne de herhangi bir itirazda bulunulmuş olduğunu, davacı tarafın sırf icra satışını durdurmak amaçlı satış gününden bir kaç gün önce huzurdaki davayı açmış olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacı borçlu tarafından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan haksız şikayet neticesinde alınan raporda bonodaki imzanın davacı borçlu ...'a ait olduğunun tespit edilmiş, ayrıca iş bu raporda ödeyecek hanesinde bulunan tüm el yazılarının davacı ...'a ait olduğunun tespit edilmiş olduğunu, ayrıca aynı raporda 20/02/2015 150.000,00 TL ve 20 Şubat 2015, ... Yüz ellibin türk lirası vs. Yazı ve rakamlarının tarafının el ürünü olmadığının da tespit edilmiş olduğunu, davalı olarak tarafının alacağının kambiyo senedine müstenit olup, davacı borçlunun iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince aynı mahiyette delil ile ispatlayabilecek olup, bu bağlamda tanık dinletme talebine ve tanık deliline kesinlikle muvafakati olmadığını, kabul etmediğini beyanla; davanın ve davacının her türlü taleplerinin reddine, kötü niyetli davacının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/12/2021 tarih, 2018/1127 Esas, 2021/1221 Karar sayılı "kötü niyet tazminatı talebinin reddine, açılan davanın reddine, " kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açığa atılan imzalı kambiyo senedinin borçlunun rızası hilafına doldurulduğunun sunulan deliller ve tanık beyanlarından açıkça anlaşıldığını, senet üzerine ödeme miktarı, vade tarihi, borçlunun ikametgahı gibi esaslı unsurların olmadığını, takibin iptali gerektiğini, Silivri 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 E. Sayılı dosyasında senetteki yazıların farklı olduğu ve sonradan doldurulduğu ve yazı farklılıkları olduğu hususları tespit edildiğini ancak mahkeme kararında bunun değerlendirilmediğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinin rızası hilafına doldurulduğu iddiasına dayalı kambiyo senetlerinin tahsili için başlatılan takip nedeniyle menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece ''... Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olup, uyuşmazlık; davacı tarafın davalı tarafa vermiş olduğu kambiyo senedinde bedel ve tarih kısımlarının boş olup olmadığı, senet bedelinin davacı tarafından ödenip ödenmediği, takibe konu senet sebebiyle davacı tarafından alınan bedelin davalı tarafa ödenip ödenmediği, sonuç itibariyle takibe konusu senet bedeli ve davacı tarafın borçlu olup olmadığına hususlarındadır. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 E.-2021/473 K. sayılı dosyası ve Silivri İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyaları dosyamız arasına aşınmıştır. Davacı, imzası kendisine ait senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve senet nedeni ile başlatılan takibin iptalini talep etmektedir. Davacının dayanağı, senedin bedel ve tarih kısımlarının davalı tarafından doldurulduğunu iddiasıdır. Emre yazılı senet, belli bir borç ikrarını içeren kambiyo senedi olup, belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini veya senette yazılı borcun ödendiğini yasal delillerle ispat etme külfeti keşideci olan davacıdadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde; "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun" hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesinin mümkün olup senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. Ne var ki davacı tarafından bu mahiyette bir delil dosyaya sunulamamıştır. Dava dilekçesinde, senet karşılığı alınan borcun ödendiği ancak verilen senedin geri alınmadığı beyan edilmiş olup davacının senet bedelini ödemesine rağmen senedi teslim almaması kötü ödeme niteliğinde olup borcu ortadan kaldırmaz. Her ne kadar delileri arasında yemin sayılmış ise de, davalı tarafa yemin teklif edilmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtilediği şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş olup, kısa kararda kötü niyet itirazı hakkında değerlendirme sehven yapılmamış ise de, 28/07/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazedete yayınlanarak yürürlüğe giren değişiklik kapsamındaki HMK 305/A gereğince kötü niyet tazminatına ilişkin karar tesisi ile şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir... ''gerekçeleriyle karar verildiği görülmüştür. Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesinde, uyuşmazlık davacının davalı tarafa vermiş olduğu kambiyo senedinde bedel ve tarih kısımlarının davacının rızası hilafına doldurulup doldurulmadığı, takip konusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığına hususlarındadır. Silivri CBS 2018/2609 soruşturma sayılı dosyasında davacının davalı hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçlamasıyla şikayetçi olduğu, savcılık aşamasında alınan İstanbul Jandarma Kriminal Labaratucar Amirliğinin 08.03.2019 tarihli raporuna göre ; tüm el yazısı ve rakamların ...'un eli ürünü olduğu, imzanın da ...'un eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun tespit edildiği, Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/312 E.-2021/473 K. Sayılı dosyasında ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda ise ; bir kısım yazının ...'un eli ürünü olduğu , bir kısmının ise ne ...'a ne de ...'a ait olmadığı tespitlerine yer verildiği, ceza dosyasında sanık ...'ın açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu işlediğine dair yeterli, kesin, inandırıcı ve somut deliller bulunmadığından üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği görülmüş ve savcılık ve ceza yargılaması dosyasında alınan bilirkişi raporlarından davalı tarafından senet üzerine doldurulan bir kısım bulunmadığı anlaşılmıştır. Senet kambiyo senedi olup, davacı tarafından imzalanarak davalıya verildiği , boş kısımların tarafların anlaşması ve davacının rızası hilafına doldurulduğu iddiasının davacı tarafından ve yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece tanık beyanlarına itibar edilmemesi yerinde olup, davacının mahkemece kendisine verilen kesin süreye rağmen yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davacının iddiasını somut delillerle ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olup, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacı tarafın tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacı istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf başvurusu için yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiye 534,70 TL harcın hazine adına davacıdan tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda HMK 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2025