T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1967 KARAR NO : 2026/592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/04/2022 NUMARASI : 2019/719 2022/321 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)|İpotek(İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) KARAR TARİHİ : 18/03/2026 İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/719 Esas, 2022/321 karar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1967 KARAR NO : 2026/592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/04/2022 NUMARASI : 2019/719 2022/321 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)|İpotek(İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) KARAR TARİHİ : 18/03/2026 İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/719 Esas, 2022/321 karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Borçlu hakkında İstanbul 10. İcra dairesinin ... E sayılı takip dosyasıyla açtıkları Rehinin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibine itiraz ederek takibin durdurulduğunu, müvekkili ile borçlu arasında 09/11/2017 tarihinde protokol, resmi senet ve ipotek belgesinin düzenlendiğini, Davalı tarafın borçlarıma ilişkin olarak müvekkilimize 30.12.2018 vade tarih ve 1.000.000 TL bedeli senet verdiğini, bu senedin güvencesi olarak da icra takibine konu edilen ipotek verildiğini, bu duruma istinaden taraflar arasında 09/11/2017 tarihli protokol imzalandığını, protokole göre, borcun bedelinin ödenmesi halinde, bu borca karşılık olarak verilen ve icra takibine konu edilen ipoteğin aynı gün fek edileceği kararlaştırıldığını, ayrıca bu protokolde görüleceği üzere asıl borcun 232.000 USD olduğunu, bu protokole göre borcun zamanında ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde borçlunun muvafakati olduğunun aşikar olduğunu, ayrıca taraflar arasında kurulan ipoteğin borcun tamamını karşılayamayacağı da ortada olduğunu, borcun vadesi gelmesine rağmen, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine, durumu açıklayan Bakırköy 40. Noterliği 04.01.2019 tarih ve ... yeymiye numaralı ihtarname çekildiğini ve bu ihtarnamenin 08/01/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan borca itiraz dilekçesi incelendiğinde, borçlunun hukuki ehliyetinin olmadığı iddiasının ortaya atıldığını, bu konuda dava açılacağı beyan edilmesine rağmen bugüne kadar açılmış bit dava da söz konusu olmadığını, ayrıca davalı tarafin bu iddiayı ortaya atması sonrası, davalıyı arayan müvekkiline tanıklar huzurunda davalının; “Şuan ödeme yapacak gücüm yok. O yüzden süre kazanmak için bunu yazdık.” şeklinde beyanı olduğunu, mahkemenin takdir etmesi halinde söz konusu olaya tanıklık eden kişiler ve o günün görüşme kayıtları mahkemeye sunulduğunu, bu nedenlerle takip hukuku yönünden geçerli bir ödeme belgesi sunamayan borçlunun kötü niyetli itirazının kaldırılması için açmış oldukları İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/222 esas ve 2019/1189 karar sayılı dosyadan davamızın haksız ve hukuka aykırı olarak reddine ve görevli mahkemelerin genel mahkemeler olduğuna karar verildiğini beyanla; davanın kabulü ile borçlu aleyhine başlattıklarını İstanbul 10. İcra dairesinin ... esas sayılı dosyada yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli itiraz eden davalı/borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu icra takibine konu edilen ipotek borç ikrarı mahiyetinde olmayıp borcun teminatı olarak kurulduğunu, Davacı, müvekkili hakkında İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığını, müvekkili tarafından itiraz edildiğini, İstanbul 15. İcra Mahkemesi 2019/222E. Sayılı dosyası ile açılan itirazın kaldırılması davası red olunduğunu, 27.12.2019 tarihli tensip tutanağının 11 bendinde 30.12.2018 tarihli bononun varlığının sorulduğunu, davacı cevabi dilekçesinde bononun kendilerinde olduğunu ve henüz takibe konmadığını bildirdiğini, esasen İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin red kararı gerekçesi, alacaklının borcunu tahsil etmek için öncelikle borçluya başvurmayıp muaccel hale gelmesi olduğunu, kesinleşen mahkeme kararı gibi, huzurdaki dava da aynı gerekçeyle redde mahkum olacağını, konu edilen ipotek akit tablosu incelendiğinde görüleceği üzere, ipotek yalnızca 1.000.000.-TL bedelin teminatı olarak verildiğini, ipotek akit tablosunda 30.12.2018 vade tarihli bir bonodan bahsedilmediğini, üstelik davacının elindeki bonoların hiçbirinin önünde veya arkasında teminat ipoteği ibaresinin olmadığını, ayrıca davacı bonoyu tahsile ve takibe koymadığını, diğer taraftan ciro edilip edilmediğinin de meçhul olduğunu, teminat ipoteği davacının sadece 1.000.000.-TL alacağını temin ettiğini, bakiye alacağı olsa bile teminat kapsamında olmadığını, ayrıca icra takibi ve ipotek senedi incelendiğinde, maliki bulunduğu taşınmaza ipotek vazeden davalı borçlunun ... doğumlu olmasına rağmen sağlık raporu alınmadan işlem yapıldığının görüldüğünü, 65 yaş üzeri kişilerin işlemleri, gerekli sağlık raporlarının temin edilmesinden sonra gerçekleştirilebileceğini, borçlunun hukuki ehliyet araştırması yapılmadan ipotek tesis edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında borç teminatı olarak davacının taşınmazları üzerine ipotek tesis edildiğini, davalı tarafından İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe itirazı üzerine İstanbul 15. ATM 2019/719 esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davasının açıldığını, davalı borçlunun ... doğumlu olduğunu, işlemlerin yapıldığı tarihte sağlık raporu olmaksızın işlem yapılamayacağını, İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mah., ... Ada, 81 ve 83 parsel sayılı taşınmazlardaki ipoteklerin fekki ile yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından borçlarına ilişkin olarak müvekkiline 30/12/2018 vade tarihli 1.000.000 TL bedelli senet verdiğini, taraflar arasında yapılan protokol kapsamında borcun ödenmemesi halinde ipoteğin fek edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının birçok hukuki işlem yaptığını, hakkında bugüne kadar böyle bir iddianın ortaya atılmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 14/02/2022 tarih, 2019/719 Esas, 2022/321 Karar sayılı " "Asıl davanın KABULÜ ile; İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe yönelik itirazın iptali ile takibin takip koşulları ile devamına, Likit olan alacağa itiraz ile takibin durmasına sebebiyet verildiği anlaşılmakla alacağın %20 oranı olan 200.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Birleşen İstanbul 5. ATM ye ait 2020/541 esas sayılı dosyası ile açılan davada sabit olmayan davanın REDDİNE" kararı davalı birleşen dosya davalısı tarafından istinaf edilmiştir. Birleşen dosya davacısı, asıl dosya davalısı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemenin sadece davalı karşı davacının akıl sağlına dayandırıldığı, kesin delil niteliğinde olan İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/222 Esas sayılı dosyasının kesinleşmiş kararının ve davalının tüm haklı itiraz ve savunmalarının hiçbirisinin değerlendirilmediği, huzurdaki davanın da aynı gerekçe ile reddi gerektiği, birleşen davayı açmaya mahkeme zorladığı, asıl davada incelenmesi hukuken mümkün ve gerekli olduğu, asıl dava ve birleşen dava yönlerinden istinaf başvurumuzun kabulüyle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/719E. 2022/321K. Sayılı 14.04.2022 tarihli hükmünün kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, inceleme sonucuna kadar icranın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur. GEREKÇE: Dosya incelendiğinde, asıl davanın taraflar arasında imzalanan 09.11.2017 tarihli protokole istinaden alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, birleşen davanın ise anılan protokole istinaden konulan ipoteğin fekki talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında inceleme yapıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince "...Dosyaya getirtilen İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.000.000-TL asıl alacağın tahsili amacıyla 16/01/2019 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür. Birleşen dosya davacısı ...'nın rapor ve tahlil ve reçeteleri ile birlikte ATK ihtisas dairesine muayene için sevkine ile 09/11/2017 tarihinde düzenlenen ipotek senedi tarihinde temyiz kudretinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31/12/2021-10437 karar nolu raporunda; "...Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan ipoteğin iptali davası nedeniyle , "09.11.2017 tarihinde düzenlenen ipotek senedi tarihinde temyiz kudretinin bulunup bulunmadığı" sorulan ... oğlu ... doğumlu ...'nın Kurulumuzca 24.09.2021 tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik değerlendirmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini azaltacak veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya demans denilen bunama hali tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna dalalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre; ...’nın 09.11.2017 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu" kanaati bildirilmiştir. İbraz edilen bilirkişi raporu taraf iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak Asıl dava; İstanbul 10. İcra dairesinin ... E sayılı İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip dosyasına yönelik itirazın iptali, birleşen dava ise davalı -birleşen dosya davacısı ...'nın 09/11/2017 tarihili işlem tarihi itibari ile fiil ehliyeti kontrol edilmeksizin işlem yapıldığından bahisle İpoteğin fekki istemidir. Taraflar arasında mevcut 09/11/2017 tarihili protokol uyarınca 230.000 USD borca karşılık 30.12.2018 vade tarihli lehdarı ... keşidecisi ... olan 1.000.000 TL bedeli senet ve senedin teminatı olarak İstanbul Fatih ilçesi ... mahallesi ... Ada 81 ve 83 parsellerdeki taşınmaz üzerine aynı miktarda ipotek tesis edildiği, protokole göre borcun bedelinin ödenmesi halinde, bu borca karşılık olarak verilen ve icra takibine konu edilen ipoteğin aynı gün fek edileceği hususunun kararlaştırıldığı, protokole göre borcun zamanında ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafça Bakırköy 40. Noterliği 04.01.2019 tarih ve ... yeymiye numaralı ihtarname keşide edilerek sonrasında Borçlu hakkında İstanbul 10. İcra dairesinin ... E sayılı takip dosyasıyla Rehinin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. İstanbul 10. İcra dairesinin ... E sayılı takip dosyası alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 1.000.000 TL bedelli takip başlatılmış olup takip dayanağı olarak İstanbul Fatih ilçesi ... mahallesi ... Ada 81 ve 83 parsellere yönelik ipotek gösterildiği görülmüştür. İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/222 esas ve 2019/1189 karar sayılı dosyası ile İstanbul 10. İcra dairesinin ... E sayılı takip dosyasıyla başlatılan Rehinin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemi olup yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davaya ve takibe konu ipotek belgesinin incelenmesinde ;davacı alacaklı lehine tanzim edilmiş ipoteğin konuluş amacının 09/11/2017 tarihili protokol uyarınca 230.000 USD borca karşılık verilen 30.12.2018 vade tarihli lehdarı ... keşidecisi ... olan 1.000.000 TL bedeli bononun teminatı olduğu, bonoya dayalı başkaca bir takip bulunmadığı ve borcun ödenmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı tarafça ipotek tesisi esnasında davalının 65 yaş üzeri olup sağlık raporu alınmadan işlem yapıldığından bahisle hukuki ehliyet araştırması yapılması talebinde bulunmuş hatta bu nedenle birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/541 esas sayılı dosyası ile İpotek Fekki davasını açmıştır. Mahkememizce davalı birleşen dosya davacısı ...'nın fiil ehliyetinin yerinde olup olmadığı hususu araştırılmış bu hususta Fatih Tapu müdürlüğünde ipotek işlem memuru ... dinlenilmiş, İstanbul Adli tıp 4. İhtisas Kurulundan 01.02.2021 tarihli rapor alınmış olup rapor içeriğine göre Davalı-Birleşen dosya davacısı ...'nın işlem tarihi olan 09.11.2017 tarihi itibari ile Fiil ehliyetine haiz olduğu, işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği hususunun bildirildiği görülmüştür. Anılan durum karşısında asıl davaya konu İstanbul 10. İcra dairesinin ... E sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve likit olan alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine , birleşen davanın da reddine..." gerekçesiyle karar verildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun "I. Sözleşme özgürlüğü" başlıklı 26. Maddesinde ise, "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmeler hukukuna hâkim olan en önemli ilkelerden biri ahde vefa ilkesidir. Bu ilkeye göre sözleşmenin tarafları her durumda sözleşmeye riayet etmeli, ona sadık kalmalıdır. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; hükme esas alınan raporun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu ve ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, icra mahkemesi kararları sınırlı inceleme yetkileri nedeniyle kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/222 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesin hüküm teşkil ettiği yönündeki istinaf talebinin de yerinde olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Asıl dava yönünden İstinaf kanun yolu başvurusu için alınan harcın mahsubuyla eksik 51.232,50 TL'nin asıl dosya davalısı ...'dan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline, Birleşen dava yönünden İstinaf kanun yolu başvurusu için alınan harcın mahsubuyla eksik 651,30 TL'nin birleşen dosya davacısı ...'dan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda HMK 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği karar verildi. 18/03/2026