T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1393 - 2026/22 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1393 KARAR NO : 2026/22 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2024 NUMARASI : 2024/269 Esas - 2024/320 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1393 - 2026/22 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1393 KARAR NO : 2026/22 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2024 NUMARASI : 2024/269 Esas - 2024/320 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 01/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yeni Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi (TTSG)’nin 21 Eylül 2016 tarihli 9159 numaralı sayısının 396. sayfası ve devamında yayınlanan şirket ana sözleşmesinin tadil edilen 10.5 maddesinde; A Grubu Yönetim Kurulu Üyelerinin çoğunluğunun katılımı ve olumlu oyları ve B Grubu Yönetim Kurulu Üyesinin katılımı ve olumlu oyu olmadıkça, imza yetkililerinin atanması ya da görevlerine son verilmesi hususunda şirket yönetim kurulunun karar alınamayacağı kuralının yer aldığını, 11.09.2023 tarihli 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında şirket yönetim kurulu seçimi gerçekleşmiş, Unigaz Gaz Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Overseas Denizcilik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, Güney Turizm Anonim Şirketi, Unit International Enerji Anonim Şirketi ve Yeni Aen İnşaat Anonim Şirketi yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, söz konusu genel kurul toplantısı sonrası alınan 28.09.2023 tarihli 2 no.lu yönetim kurulu kararında yönetim kurulu üyesi Unigaz Gaz Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına ...’ın, Overseas Denizcilik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına ...’ın, Güney Turizm Anonim Şirketi adına ...’ın, Unit International Enerji Anonim Şirketi adına ...’ın ve Yeni Aen İnşaat Anonim Şirketi adına ...’nin yetkilendirilmesine karar verildiğini, 11.10.2023 tarihli 4 no.lu yönetim kurulu kararında ise yönetim kurulunda yer alan tüm üyelerinin herhangi ikisinin müştereken atacakları imzaları ile en geniş manada hiçbir sınırlama olmaksızın 3 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzam etmelerine, B Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Yeni Aen İnşaat A.Ş’nin (adına hareket edecek gerçek kişi: ...) yokluğunda, toplantıda hazır bulunan yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile karar verildiğini, 11.10.2023 tarihli 4 no.lu yönetim kurulu kararının tescili için Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne 17.10.2023 tarihinde yapılan başvuru, Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün 20.10.2023 tarihli yazısıyla, şirket esas sözleşmesinin 10.5 maddesi uyarınca B Grubu Yönetim Kurulu üyesinin katılımı ve olumlu oyu olmadıkça imza yetkililerinin atanması ya da görevlerine son verilmesi hususunda karar alınamayacağı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, mevzu bahis yönetim kurulu kararını tescil edilmemiş ve tescil için aranan şartlardan bazılarının eksik olduğunun anlaşılmasından hareketle eksikliklerin giderilmesi ve düzeltmelerin yapılarak tescil başvurusu yapılması için otuz günlük süre verildiğini, Yeni Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin 05.01.2024 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulu’nda ise tekrar yönetim kurulu seçimi gerçekleştirildiğini, tüzel kişi yönetim kurulu üyeleri adına hareket edecek gerçek kişiler belirlenmiş ve “yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin, şirketin kaşesi veya unvanı altında vazedecekleri müşterek imzaları ile şirketi en geniş şekilde, hiçbir sınırlama olmaksızın, sınırsız olarak temsil ve ilzam etmelerine kararının oy çokluğuyla alındığını, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün geçici tescil taleplerinin reddinin üzerine taraflarınca Ticaret Bakanlığına söz konusu genel kurul kararının geçici tescilinin mümkün olup olmadığı hakkında başvuruda bulunulduğunu, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 19.03.2024 tarihli yazısında, "05.01.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan temsil kararının 6102 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı doğrultuda olduğu; ancak, şirketin esas sözleşmesinin 10 uncu maddesinin yönetim kurulu üyeleri dışında imza yetkililerinin atanmasını kapsaması, esas sözleşmenin 11 inci maddesinin ise şirketin temsili ile ilgili genel bir düzenleme ortaya koyması sebebiyle, bu maddenin şirketi temsile yetkili kılınacak yönetim kurulu üyelerinin seçimini kapsayıp kapsamadığı hususunun madde lafzından tam olarak anlaşılamadığı ve sözleşmenin bu yönüyle yoruma muhtaç olduğu, 05.01.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların kesin olarak tescilinde ticaret sicili müdürlüğünce sözleşmenin yorumu nedeniyle yaşanan tereddüdün varlığı da dikkate alındığında, genel kurulda alınan kararların Kanunun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası çerçevesinde geçici olarak tescili talebinde bulunulmasının da imkan dahilinde olduğu değerlendirilmektedir." ifadeleriyle geçici tescilin yapılabileceğinin ifade edildiğini, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, 22.03.2024 tarihli ve 2024-GD-3817 sayılı kararıyla tescil taleplerinin reddedildiğini ve bu konuda TTK’nin 34. maddesinde öngörülen “İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.” ifadeleriyle düzenlenen sicil müdürlüğü kararına karşı itiraz yoluna başvurma gerekliliğinin hasıl olduğunu bu sebeple; Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 22.03.2024 tarihli ve 2024-GD-3817 sayılı kararının işbu itirazları neticesinde kaldırılmasına, Yeni Elektrik Üretim A.Ş.'nin 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının gecici tescil edilmesine ve 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması için Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne emredilmesine, dosya üzerinden karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davacının, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 22.03.2024 tarihli ve 2024-GD-3817 sayılı kararının kaldırılması ve Yeni Elektrik Üretim A.Ş.'nin 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, Mahkemece verilen kararın ilanına ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 05.01.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda alınan “yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin, Şirketin kaşesi veya unvanı altında vazedecekleri müşterek imzaları ile şirketi en geniş şekilde, hiçbir sınırlama olmaksızın, sınırsız olarak temsil ve ilzam etmelerine” şeklindeki kararı geçerli olduğunu, 05.01.2024 tarihli toplantıda B grubu hissedar vekili tarafından düşülen muhalefet şerhinde, alınan genel kurul kararının yönetim kurulunun devredilemez yetkilerine ilişkin olması hasebiyle hem kanuna hem de şirket esas sözleşmesine aykırı olduğu ifade edilmiş, Kanun ve şirket esas sözleşmesi dikkatlice incelendiğinde bir aykırılığın olmadığı görüleceğini, yönetim kurulunun karar alma yetkisi ile şirketi temsil yetkisi mahiyet itibariyle birbirinden farklı olup, genel kurul kararında “şirketin sınırsız olarak temsiline” karar verilmesi şeklindeki ifadenin esas sözleşmede B grubu pay sahiplerine tanınan müktesep hakları ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği çünkü, aynı yetki B grubu pay sahiplerine de tanındığını, söz konusu genel kurul kararı, özellikle kanun maddesinde dile getirilen bir çözümü tekrar ettiğinden ve ortada “imza yetkilisi atanması” hali söz konusu olmadığından, ve B grubu pay sahiplerini saf dışı bırakma saiki olmadığından, Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketler hukukunun temel yapısını düzenleyen hükümlerine aykırı olmayıp geçerli bir karar olarak vücut bulmakla, bu kararın hükümsüzlüğünden bahsedilemeyeceğini beyan ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 22.03.2024 tarihli ve 2024-GD-3817 sayılı kararının işbu itiraz neticesinde kaldırılmasına, Yeni Elektrik Üretim A.Ş.’nin 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının gecici tescil edilmesinE ve 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması için Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne emredilmesine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kurulunun devredilmez ve vazgeçilmez görev ve yetkileri arasında sayılan bir konuya ilişkin kararın, Genel Kurul kararı ile alınması ve bu genel kurul kararının tescilinin talep edilmesi isabetsiz olup davacı yanın istinaf talebi haksız bulunduğunu, kanunda ve esas sözleşmede yönetim kurulunun devredilmez görev ve yetkileri arasında sayılan bir hususa ilişkin kararın, Genel Kurul kararı ile ve şirket esas sözleşmesinde kararlaştırılan toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan alınmış olması karşısında davacının tescil isteminin yerine getirilemeyeceği şüphe götürmediğini (Yargıtay 11. HD. 2016/1448 Esas 2017/4198 Karar), tescili talep edilen karar, kanuna ve şirket esas sözleşmesine aykırı bir şekilde alındığını, genel kurulun şirketin temsil ve ilzamı için yönetim kurulu üyelerinin çift imzasının gerekeceği yönünde bir karar almasının önünde bir engel bulunmadığında yönelik iddia da mesnetsiz bulunduğunu, davacı yanın huzurdaki davada talep ettiği, geçici tescil isteminde hukuki yarar bulunmadığını beyan ile davacı yanın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca; dava dilekçesi ve eklerinin kendilerine tebliğ edilmeyerek, savunma haklarının kısıtlandığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, yerel mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verildiğini (Yargıtay 8. HD. 2016/18028 Esas, 2016/15069 Karar-07.11.2016 T.), yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen karar her ne kadar lehe olsa da istinaf incelemesi sonucunda yerel mahkeme kararının davacı lehine kaldırılması halinde, cevap hakkı kullanılamamış olmasıyla aleyhe sonuç doğurabileceğinden, yerel mahkeme kararına bu yönden itiraz etmekle, katılma yolu ile istinaf başvurumuzun kabulüne, davacı yanın haksız istinaf talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 19/04/2024 Tarih - 2024/269 Esas - 2024/320 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Ticaret Sicil Müdürlüğünün 22.03.2024 tarihli ve 2024-GD-3817 sayılı kararının kaldırılması, Yeni Elektrik Üretim A.Ş.'nin 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının gecici tescil edilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; Davacının Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 22.03.2024 tarihli ve 2024-GD-3817 sayılı kararının kaldırılmasını, Yeni Elektrik Üretim A.Ş.'nin 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının gecici tescil edilmesi ve 05.01.2024 tarihli genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması için Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne emredilmesi için eldeki davayı açtığı, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmemesi nedeniyle davalının davaya cevap veremediği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Davalı vekili öncelikle dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Eldeki dava basit yargılama usulüne tabidir. Basit yargılama usulü 6100 sayılı HMK'nın 316 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, "dilekçelerin verilmesi" Kanun'un 317. maddesinde "(1) Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur. (2) Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkansız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhal bildirilir. (3) Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler. (4) Dava ve cevap dilekçeleri yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebilir." şeklinde, "ön inceleme ve tahkikat" Kanun'un 320/1. maddesi "1) Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir..." şeklindedir. 6102 sayılı TTK'nın İtiraz başlıklı 34. maddesi; "(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir." şeklindedir. Bu hükümde dava dilekçesinin tebliğ edileceğine dair açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu hüküm itiraz dilekçesinin usulüne uygun olarak ilgili ticaret siciline gönderilerek cevap için yasal süre tanınmasına, cevabının beklenmesine ve bu aşamadan sonra itirazın evrak üzerinden incelenerek karar verilmesine engel olmadığı gibi basit yargılama usulüne ilişkin anılan hükümlerin de bir gereğidir. (Yargıtay 11. HD, 29/01/2001 tarih, 2000/9794 E., 2001/499 E.; 06/11/2001 tarih, 8932/8646 E-K. Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Prof. Dr. Abuzer Kendigelen, İçtihatlı-Notlu Türk Ticaret Kanunu ve İlgili Mevzuat, Oniki Levha Yayınları, Güncelleştirilmiş 10. Bası, İstanbul, 2014, s:73.) Bu durumda, ilk derece mahkemesince dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek cevap için süre verilmesi (6100 sayılı HMK m.317), cevap dilekçesi geldikten sonra dosya üzerinden karar verilmesi gerekirken davalının hukuki dinlenilme hakkı (6100 s. HMK. m.27) ihlal edilerek davalıya savunma hakkı tanınmadan karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2024 tarih, 2024/269 Esas ve 2024/320 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine, 5-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.09/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*