TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10/11/2020 NUMARASI : 2017/745 Esas, 2020/896 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1538 KARAR NO : 2026/205 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10/11/2020 NUMARASI : 2017/745 Esas, 2020/896 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalılar ile ... İnşaatındaki tüm elektrik işlerini yapmak üzere anlaştıklarını, müvekkilinin hak edişlerle alakalı faturaları düzenleyip davalı şirketin vekaletname ile yetkilendirdiği davalı gerçek şahsa teslim ettiklerini, bu faturalara istinaden davalı şirketle 15.01.2017 tarihli cari hesap sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'ın ise bu cari hesap sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, davalıların müvekkili şirketin verdiği mal ve hizmet bedelleri karşılığı gönderilen cari hesap mutabakatları ile form BA/ BS de kötü niyetle olumsuz cevap verilince ve bedellerini ödemekten imtina ettikleri için alacağın tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalıların takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazlarının iptaline, takibin İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden yıllık %30 ticari faiziyle (cari hesap sözleşmesinde taahhüt edilmiş) devamına, asıl borcun %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 15/01/2017 tarihli cari hesap sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imza attırılan davalının kefalet beyanının kesin hükümsüz niteliğinde olduğunu, cari hesabın davacı tarafından usulüne uygun kapatılmadığını, davaya konu edilen cari hesap sözleşmelerindeki imzaların davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından atılmadığından TBK'nun hata hükümleri gereğince sözleşmeyi iptal etme haklarını işbu dava aracılığıyla kullandıklarını, sözleşmelerin imzalanması sırasında dava dışı ... isimli şahsın sözleşme görüşmelerinde kusurlu davranarak aslında yetkisiz olmasına rağmen kendisini davacı şirketin temsilcisi olarak tanıttığı ve tarafların buna istinaden sözleşme imzaladıklarını ancak harici olarak yapılan araştırmalarda ... isimli şahsın davacı şirketin yetkili temsilcisi olmadığının anlaşıldığını belirterek, davanın reddine, davacı taraf aleyhine % 20 oranında kötüniyet tazminatına ve % 10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı şirket arasında geçerli olan hiçbir hukuki işlem olmadığını, diğer davalı ...'ın davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi olmadığını, kendisine sadece Yenimahalle 3. Noterliğinin 20/01/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davalı şirketin telefon aboneliği, ADSL abonelik, vergi-muhasebe işlemleri, vergi dairesi/e- beyanname, araç tescili, araç satın alma, taşınmaz kiraya alma konularında vekaletname verildiğini, davalı şirketin 3. şahıs veya tüzel kişiler ile sözleşme yapmaya, temsil etmeye ilişkin herhangi bir yetki verilmediği, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde dahi faturaların davalı şirkete değil diğer davalıya gönderildiğini ikrar ettiğini, o halde temsil yetkisi olmayan şahıs ile yapılan sözleşmenin geçerlilik şartları haiz olmadığından hak talebinde bulunamayacağını belirterek, davanın reddine, kötü niyetli olarak takip başlatıldığından % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı firmaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, ... İnşaatındaki bir kısım işlerin yapılması konusunda davacı ile davalı ... arasında anlaşma yapıldığı, ...'ın diğer davalı ... adına hareket ederek davacı ile sözleşme imzaladığı, kendisinin de kefil olarak sözleşmeye imza attığı, davalı şirket tarafından davalı ...'a verilen vekaletnamenin incelenmesinde, telefon aboneliği, ADSL aboneliği, vergi ve muhasebe işlemleri, araç tescil işlemleri, araç satın alma ve taşınmaz kiralama işlemleri gibi işlemler için vekaletname verildiği, davalı ...'ın, davalı şirketi temsil ederek davacıyla sözleşme imzalama ve taahhüt altına girme yetkisinin bulunmadığının görüldüğü, ...'ın yetkili olarak davacı ile imzalamış olduğu sözleşmenin davalı ... tarafından kabul edildiğine dair bir delil dosyaya sunulmadığı, davalı ..., kendisi adına ... tarafından imzalanan sözleşmeyi kabul etmediği, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalı şirket tarafından BA formlarında vergi dairesine bildirilmediği, davacı tarafından tanzim edilen faturaların bir kısmının davalı ...'a teslim edildiği, davalı ...'a fatura teslim edildiğine dair bir kayıt veya belge de dosyaya sunulmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden, davacı tarafa yemin teklif edip etmediği sorulduğu, davacı vekili beyanda bulunmak üzere süre talep etmesi nedeniyle davacı tarafa yemin teklif edip etmediği hususunda beyanda bulunması için ihtarlı kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesiyle yemin teklif etmeyeceklerini beyan ettiği, davacının ve davalı ...'ın anlaştıkları, bu nedenle aralarındaki davanın konusuz kaldığını beyan etmeleri nedeniyle, davalı ... yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı ... yönünden ise, davalı ...'ın ...'u temsil ederek bu şirket adına davacı ile sözleşme imzalama ve taahhüt altına girme yetkisine sahip olduğu ve davacının yapmış olduğu işler sonucu tanzim ettiği faturalar nedeniyle davalı ...'tan alacaklı olduğu hususu mevcut dosya kapsamıyla ispatlanamadığından, davalı ... Ltd. Şti. yönünden ispatlanamayan davanın reddine ve davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı şirketin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ... yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Ltd. Şti. yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davalı ... Ltd. Şti.'nin şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinafında, davalı şirket yönünden kararı istinaf ettiklerini, davalı şirkete işin tamamlanarak teslim edildiğini, davalı şirketin yapılan işe itiraz etmediğini, davalı şirketin defterlerini sunmadığını, iddialarının ispatlanmış sayılması gerektiğini, Davalı ... ile davalı şirket arasındaki ilişkini müvekkilini bağlamadığını, mail ve vatsap yazışmalarının dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı şirket iş sahibi, davalı ... cari hesap sözleşmesinin müteselsil kefilidir.Davacı, ... İnşaatının elektrik işlerini yaptığını, hak edişlere ilişkin cari hesap sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın da cari hesap sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, cari hesap bedelinin ödenmediğini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptalini talep etmiştir. Davalı ..., cari hesap sözleşmesinin geçersiz olduğunu, cari hesabı davacının usulüne uygun kapatmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı yüklenici şirket ise, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını, ...'ın şirketleri adına cari hesap sözleşmesi imzalamaya yetkisi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme, ...'ın davalı şirketi temsile yetkili olduğu hususu ve davalı şirketten alacaklı olduğu hususunun davada ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Somut olayda davalı şirket eser sözleşmesini kabul etmemektedir. Davacı ise davasını 15.01.2017 tarihli ...'ın kendisi ve davalı şirket adına imzaladığı Cari Hesap Sözleşmesine dayandırmaktadır. Davalı şirket tarafından dosyaya sunulan vekaletnamede ...'ın cari hesap sözleşmesi yapmaya yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının faturaları davalı ...'a teslim ettiği ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin, davacı faturalarını BA formu ile vergi dairesine bildirmediği tespit edilmiştir. Tüm bu sebeplerle taraflar arsında eser sözleşmesi ispatlanamadığından yerel mahkemenin kararı isabetli olduğu için davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2020 tarih ve 2017/745 Esas, 2020/896 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.