T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1315 KARAR NO : 2026/167 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2023/533 Esas - 2025/237 Karar KARAR TARİHİ : 17/03/2025 DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 26/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösteril…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1315 KARAR NO : 2026/167 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2023/533 Esas - 2025/237 Karar KARAR TARİHİ : 17/03/2025 DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 26/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/327 Esas sayılı dosyasında 17.04.2023 tarihinde.... A.Ş.'nin tüm mal varlığı değerlerinin satışının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, itiraz üzerine 02.06.2023 tarihli duruşmada ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiğini, tedbir konulması için yatırılan 250.000,00-TL teminatın iadesi noktasında ise 1 aylık süre içinde tedbir nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası ile dava açılarak üzerine tedbir konulmaması halinde iadesinin değerlendirilmesine hükmedildiğini, davacının haksız tedbir kararı nedeniyle gerek ortak olduğu şirketin pasiflerinin artması, gerekse tasfiye paylarını alamaması nedeni ile maddi zarara uğradığını, davacının da haksız tedbir nedeniyle belirsizliğe uğrayan alacakları sebebi ile mağduriyetlerini mahkemeye anlatmak, tasfiye payı ile planladığı yatırımları ve seyahatleri iptal etmek zorunda kaldığını, bu nedenle manevi stres ve üzüntü yaşadığını, davanın HMK 399/2 uyarınca esas hakkındaki davanın görüldüğü İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde esas hakkında karar veren davada görülmesi gerektiğini, yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin zararının tespit edilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.04.2023 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve tedbir konulması için yatırılan 250.000,00 TL teminatın davalıya iade edilmeyerek üzerine tedbir konulmasına karar verilmesinin talep etmişlerdir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ihtiyati tedbir kararını mahkemenin verdiğini, müvekkilinin ihtiyati tedbirin verilmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ne şirketin ne de davacının ihtiyati tedbir neticesinde bir zararının olmadığını, davacının uğradığı zararı somut olarak ortaya koymadığını, ayrıca davacının hiç bir manevi sıkıntı yaşamadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacının ilgili şirketin ortaklarından biri olduğu ve maddi tazminatın davacıya verilmesini talep ettiği, açılan davada davacı tarafından maddi tazminat talebinin şirkete ödenmesi yönünde bir talebin bulunmadığı, ilgili şirketin 4 ortağının bulunduğunu ve her bir ortağın ayrı paylara sahip olduğu, davacı tarafın davalı şirketin zarara uğradığı iddiası ile oluşan zararın tazminini bizzat kendisine ödenmesini isteyemeyeceği, tasfiye halindeki şirket hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının şirketin ve davacının kişilik haklarının zedelenmesine sebebiyet vermediği, davalı vekilince her ne kadar İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/327 Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle 250.000,00 TL teminatın iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 391. Maddesi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsili istemine yönelik olduğunu, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alınan teminatın hangi koşullarda iade edileceğinin HMK'nın 392. Maddesinde düzenlendiği ve buna göre tazminat davasının açılmaması üzerine teminatın iade edileceğinin hüküm altına alındığı, açılan davanın ihtiyati tedbir kararının uygulanmasından kaynaklı tazminat davası olduğu ve bu nedenle teminatın iadesinin tazminat davasının kesinleşmesinden sonra mümkün olduğu gerekçesi ile maddi tazminat davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının reddine, teminatın iade edilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında ön incelemede yapılan uyuşmazlık tespitini değiştirdiğini, dava konusuna ve usul kurallarına açıkça aykırı bir inceleme yaptığını, mahkemenin taraflarca getirilme ilkesini ihlal ederek iddia ve talep edilmeyen hususları talep edilmiş gibi göstererek gerekçe hazırladığını, huzurdaki dava 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu’nun 399. maddesine dayandığı halde yerel mahkemenin davayı bizzat kendi tensibi ve tespitine aykırı olarak Türk Ticaret Kanunu’nun 555. maddesine göre incelemesinin açıkça emredici usul kurallarının ihlali olduğunu, tasfiye sürecinde tasfiye ile sınırlı faaliyet gösterebilecek bir şirket yönünden TTK 555 hükmünün de uygulanamayacağını , kaldı ki müvekkilinin davalının haksız tedbir talebi ile tasfiye işlemlerinin satış aşamasında durması nedeniyle 7 ay önce alabileceği tasfiye payına ilişkin şahsi zararını talep ettiğini beyanla kararının yerel mahkemeye gönderilerek hukuken gerekli incelemeler ile tespitlerin yapılması amacıyla kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi tazminat davasının aktif husumet yokluğundan reddine, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; 6100 Sayılı HMK un "Tazminat" başlıklı 399. maddesi "(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. (2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. (3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı , Tasfiye halinde ....AŞ.'nin hissedarı olup, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/232 esas 2022/135 karar sayılı 18/02/2022 tarihli kararı ile davacı ...'nun açtığı davanın kabulü ile anılan şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, karara karşı feri müdahil ... ve .... tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, mahkemece feri müdahillerin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine ilişkin 10/05/2022 tarihli ek karar verildiği, asıl kararın 29/04/2022 tarihinde kesinleştirildiği,bir taraftan bu dosyadan verilen ek karar ve asıl karara yönelik feri müdahillerin istinaf ve temyiz başvurularına ilişkin süreç devam ederken diğer taraftan ... tarafından 08/09/2022 tarihinde İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/327 Esasında Tasfiye Memurunun azli istemli açılan davadaki ihtiyati tedbir talebi 17/04/2023 tarihinde teminat karşılığı kabul edilerek şirketin satışa konu malvarlığı değerlerinin satışının tedbiren durdurulmasına karar verildiği, itiraz üzerine mahkemenin 02/06/2023 tarihli ara kararı ile de ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, bu ara karara yönelik istinaf başvurusunun da İzmir BAM 11 HD'nin 2023/1262 esas 2023/1263 karar sayılı 22/09/2023 tarihli ilamı ile esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada; davacı ... İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı nedeniyle şirket tasfiyesinde ve buna bağlı tasfiye payı alacağına ulaşmasında yaşanan gecikme nedeniyle maddi tazminat ve ayrıca manevi zararının oluştuğu iddiası ile manevi tazminat talep etmektedir. Bilindiği üzere; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Husumet (sıfat),dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, husumet(sıfat) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Husumet (sıfat) usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.Husumet (sıfat) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece re’sen dikkate alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.(Yargıtay HGK’nun 2010/4-4 Esas - 4 Karar Sayılı 03/02/2010 Tarihli kararı). Taraf sıfatı (husumet) bir dava şartı değildir. Davacının maddi tazminat istemi, ihtiyati tedbir nedeniyle tasfiye alacağındaki azalma, mahrum kalınan faiz vs. gelir iddiasına dayandığına göre; kendi malvarlığında meydana geldiğini iddia ettiği zararın tazmini istemi yönünden aktif husumeti bulunduğu açık olup, ilk derece mahkemesince işbu talep yönünden haksız ihtiyati tedbire dayalı tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı, var ise davacının gerçek zararının tespiti yönünde inceleme yapılması gerekir iken husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aşağıdaki durumlar arasında; (a-6) bendinde; "mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı, var ise davacının gerçek zararının tespiti yönünden değerlendirme ve inceleme yapılmamış olması) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/533 Esas - 2025/237 Karar sayılı, 17/03/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacının peşin yatırdığı 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10-TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 26/01/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.