T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/569 - 2025/2233 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/569 KARAR NO : 2025/2233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2024 NUMARASI : 2023/419 Esas - 2024/608 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İ…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/569 - 2025/2233 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/569 KARAR NO : 2025/2233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2024 NUMARASI : 2023/419 Esas - 2024/608 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : CORPUS SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat BAŞVURU TARİHİ : 10.12.2024 - 17.12.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 09.04.2025 KARAR TARİHİ : 12.12.2025 YAZIM TARİHİ : 18.12.2025 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 24/05/2023 tarihinde müvekkilinin kaldırımda yürüdüğü sırada sürücü ...'ın yönetimindeki 41... plaka sayılı aracın arkadan çarpması sonucu müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, söz konusu kazanın oluşumunda 41... sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesinde ilk müdahalesinin yapıldığını ve Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü ve halen tedavi sürecinin devam ettiğini, ancak müvekkilinin maluliyet oranını belirtir raporunun bulunmadığını, müvekkilinin günlük inşaat işlerinde çalıştığını ve aynı iş kolunda çalışan işçilerin emsal ücretlerinin tespiti ile buna göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin daimi ve geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı giderinin ve tedavi masraflarının ödenmesi için 09/06/2023 tarihinde davalı Corpus sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinden, trafik kazasına bağlı sürekli engellilik oranı %0 olduğu gerekçesiyle edeme yapılmadığını, kazada kusurlu olan 41... plakalı aracın ZMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi Corpus sigorta 74 78 48 69 numaralı poliçeden kaynaklı daimi iş görmezlik tazminatı, geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderlerini 2918 sayılı KYTK, TBK 50 6 84 sayılı sigortacılık kanunu ve Yargıtay kararlarına göre ödemekle yükümlü olduğunu, bu sebeplerle şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 6100 sayılı Yasa’nın 109. maddesi uyarınca talep edilen şimdilik 10,00-TL tedavi giderinin ve 10,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Corpus Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete KTK 97 maddesi uyarınca kanunda belirtilen belgelerle müracaat edilmediğini dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 24/05/2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen 41... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 747 848 69 nolu ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun, sigortaladığı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderlerinin, bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatının, sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı KTK nın 98. maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davacının uygun yönetmelik kapsamında alınmış sürekli sakatlık kurulu raporunun bulunmadığını, tazminat hesaplama yoluna gidilecek ise hesaplamada TRH 2010 tablosunun kullanılması ve teknik faizin 91,65 olarak esas alınmasının gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, bu sebeplerle davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09.09.2024 tarihli ıslah dilekçesinde; 43.449,20 TL olarak geçici iş göremezlik tazminatının, 276.577,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatın, 12.731,16 TL bakıcı giderinin ve 2.500,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; 30.732,32-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 229.271,11-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.008,00-TL bakıcı gideri ve 2.500,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 272.511,43-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı Corpus Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 20.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aktüerya hesabında, müvekkilinin SGK kayıtlarından da açıkça belli olan kaza öncesi fiilen yaptığı iş dikkate alınmayarak hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması ve taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile yalnızca 1.alternatif hesaplama doğrultusunda asgari ücret üzerinden kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kaza öncesi fiilen çalıştığı farklı vasıflardaki mesleklerin SGK kodlarının varlığından bahisle, müvekkili aleyhine tazminat eksikliğine neden olan ve kesinlikle düzeltilmesi gereken bilirkişi hesaplama hatalarının mevcut olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Corpus Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, şirketin sorumluluğunun, ZMMS Genel Şartları gereğince hiçbir şekilde geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatını ihtiva etmediğini, bu tazminatların sadece SGK’dan talep edilebileceğini, dosyada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplamalar yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesine sebebiyet verecek ve kurallara aykırılık teşkil edecek bir davranışta bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, dosyada yönetmeliğe uygun sağlık kurul raporunun da mevcut olmadığını, ATK'dan rapor alınarak maluliyet tespiti yapılması gerekirken yönetmeliğe uygun olmayan rapor dikkate alınarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, raporda belirtilen maluliyet oranının da afaki olup gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporunda bakıcı tazminatının brüt asgari ücret üzerinden hesaplandığını, genel şartlar uyarınca bakıcı tazminatının fiilen bakıcı tutulmış olması halinde brüt asgari ücret üzerinden, fiilen bakıcı tutulmamış olması halinde ise net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, dosyada bakıcı tutulduğuna ve ödeme yapıldığına dair makbuz bulunmadığından aile arasında yapılan bakımlarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını, tedavi sürecinde yapılması muhtemel harcamalar için 2.500,00 TL hesaplama yapılmış olup tahmine dayalı hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin tahsili istemine ilişkindir. 24.05.2023 olay tarihinde davalının adına kayıtlı aracı ile kaza mahallinde seyir halinde iken o sırada kaldırımda yürümekte olan yaya davacıya çarpması sonucu davacı yaralanmıştır. Mahkemenin, kazanın oluşumuna ilişkin davalı sürücüye %100 kusur atfeden adli tıp, aktüer uzmanı ve adli trafik bilirkişisinden oluşan heyetten aldığı 17.07.2024 havale tarihli raporu oluşa uygun olup, davalı sürücü hakkında kesinleşen ceza dava dosyasında benimsenen kusur durumu ve kaza tespit tutanağı ile çelişmediği tespit edildiğinden mahkemenin davalı tarafın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu yönündeki kabulünde isabetsizlik yoktur. Davalı sigorta şirketinin kusura ilişkin itirazının reddi gerekmiştir. Davacının maluliyetine ilişkin alınan ve kaza sebebiyle davacı için %4 sürekli, 3 ay geçici iş göremezlik ve 1 ay bakıma muhtaçlık süresi öngören KOÜ Adli Tıp Birimimin 08.03.2024 tarihli raporunun kişinin güncel ve geçmiş tedavi evrakına, bizzat muayenesine ve kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı tespit edilmekle, alınan rapor hükme esas nitelikte olduğundan davalı şirket vekilinin maluliyete ilişkin itirazları uygun görülmemiştir. Bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan uyuşmazlık konusu kaza sonucu bedensel zararın giderilmesi istemiyle belirsiz alacak davası şeklinde açılan davaya ilişkin davalı vekilinin ıslahla artırılan miktara ilişkin zamanaşımı itirazı isabetsiz bulunmuştur. Davacının geçici, sürekli maluliyet tazminatını, belgesiz tedavi gideri ile ve bakıcı giderini hesaplayan ve mahkemece de benimsenen aynı bilirkişi heyetinin 17.07.2024 havale tarihli raporunun TRH2010 ve Progresif rant yöntemine göre hesaplama yönteminde, davalı sigorta şirketinin ise belgesiz tedavi gideri ile alınan maluliyet raporu doğrultusunda bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava dilekçesinde ve yargılamada davacının kalıpçı olarak inşaat işlerinde çalıştığı, sonraki yıllarda metal işleme vasfı edindiği, son dönemlerde ise gemi ön imalat ve montaj elemanı ve son olarak "metal işleme ustası" olarak çalıştığı ileri sürülerek buna göre hesaplama yapılması istenmiş ve SGK kayıtlarına ve emsal TÜİK verilerine işaret edilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda asgari ücrete ve metal işleme ustasının TÜİK kazancına göre alternatifli hesaplama yapılmış, mahkemece ise davacının mesleğine ve gelirine ilişkin mahkemece bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın davacının gelir ve iş durumuna ilişkin bilgi veya belge sunulmadığı gerekçesiyle aktüer hesabındaki asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmiştir. Buna karşın, davacının SGK kayıtlarına göre en son Yıldızlar Ertuğ Yatçılık A.Ş'deki kaydı dışında 2022/4. ayından sonra çalışma kaydı bulunmamakla birlikte 1994 yılından bu yana muhtelif inşaat ve denizcilik firmalarında 4/a hizmet kaydı mevcuttur. SGK kayıtlarındaki işe giriş bildirgelerinden davacının gemi ön imalat ve montaj elemanı ve son olarak çelik yapılandırmacı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının kaza tarihindeki net gelir durumunun tespiti amacıyla temini mümkün maaş bordrosu kaza tarihi öncesi en son çalıştığı iş yerinden celp edilmeli ve ilgili oda, meslek kuruluşu veya sendikalardan emsal ücret araştırması yapılarak davacının net geliri ortaya koyularak denetime ve mukayeseye elverişli, tarafların iddia ve savunmalarını, itirazlarını da karşılayacak biçimde aktüer bilirkişinden ek rapor alındıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı açıklanan sebeplerle yerinde görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından davacının mesleği ve gelir durumuna ilişkin inceleme ve araştırma yapılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile davanın bahsi geçen çerçevede yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.11.2024 tarih ve 2023/419 Esas, 2024/608 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 6- Gölcük İcra Dairesinin 2024/3632 sayılı dosyasına davalı Corpus Sigorta A.Ş tarafından sunulan T.Iş Bankası Alemdar/İzmit şubesine ait 12/12/2024 tarih TMDZ24-401195 seri nolu 493.000,00 TL bedelli teminat mektubunun talebi halinde İİK 36 md uyarınca yatırana iadesine, 7-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12.12.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*