T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/621 KARAR NO : 2026/556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2025 NUMARASI : 2025/843 Esas (Derdest) DAVA : Maddi Manevi Tazminat -İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve nu…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/621 KARAR NO : 2026/556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2025 NUMARASI : 2025/843 Esas (Derdest) DAVA : Maddi Manevi Tazminat -İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ....plakalı motosiklet ile davalının kullanımındaki ... plakalı aracın 23/09/2025 tarihinde kazaya karıştığını, .... plakalı aracı 1278067025 nolu poliçe ile diğer davalı tarafından sigortalandığını, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkiline kazadan dolayı on gün çalışamaz raporu verildiğini, aracın da bir aylık tamirat süresi kullanamadığını, müvekkilinin yemek sepeti kuryeliği yaptığını, yaralanması hem de aracının tadilat süresinin uzun sürmesi nedeniyle bir ay çalışamamış kazanç kaybı oluştuğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle trafiğe çıktığından panik ve korku yaşamakta olup ruh sağlığı da ciddi şekilde etkilendiğini kazada kaskının ve gözlüğünün kırıldığın ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000 TL değer kaybı, 8500 TL gözlük kask ve 500 TL kazanç kaybı, 500 TYL ikame araç bedeli ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, alacaklarının temini açısından davalıya ait ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin trafik kurallarına uygun şekilde seyir halindeyken davacı motor sürücüsünün araca arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağındaki “ani manevra” iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin sinyal vererek ve ayna kontrolü yaparak şerit değiştirdiğini, çarpmanın, aracın sağ arka kısmında gerçekleştiğini, bu durumun arkadan çarpmayı gösterdiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, 1 ay araç mahrumiyeti iddiasının gerçekçi olmadığını, hasarın niteliğinin bu süreyi gerektirmeyeceğini, 20.000,00 TL manevi tazminatın fahiş ve mesnetsiz olduğunu, gözlük ve kask bedeline ilişkin taleplerin kazanın şiddetiyle bağdaşmadığını, değer kaybı ve diğer zarar kalemleri bakımından sigorta başvurularının araştırılması gerektiğini, aracın, ...Şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altında olduğunu, davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine, ihtiyati haciz taleplerinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava, belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece davacı delilleri HMK'nun 121. maddesi uyarınca tebliğ edilmediğinden savunma haklarının kısıtlandığını, KTK'nun 97. maddesi gereğince sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu bulunduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında 12.000,00 TL değer kaybı ve 37.500,00 TL hasar ödemesi yapılmış olup şirketin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, öncelikle kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nce belirlenmesi gerektiğini, hesaplama yapılacaksa 04/12/2021 tarihli ZMMS Genel Şartları Ek-1 formülüne göre yapılması gerektiğini, değer kaybının ancak gerçek ve teknik kriterlere göre uzman bilirkişi tarafından belirlenebileceğini, araç ağır hasarlı (pert) ise değer kaybı talep edilemeyeceğini, araç daha önce aynı bölgeden hasar aldıysa ikinci kez değer kaybı oluşmayacağını, ZMMS Genel Şartlarında sayılan teminat dışı haller mevcutsa değer kaybının reddedilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet, kazanç kaybı, gözlük, kask ve benzeri taleplerin poliçe teminatı dışında olduğunu, gözlük ve kask zararı faturalandırılmadıkça kabul edilemeyeceğini, manevi tazminat fahiş olup hakkaniyet ve Yargıtay uygulamaları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, maluliyet varsa raporun 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesinin 10/11/2025 tarihli ara kararında özetle; dava konusu trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkin olup, davanın mahiyeti itibarı ile davalı adına olduğu iddia edilen.... plakalı aracın dava konusu olmadığını, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği, kaza tespit tutanağında yer alan kusur durumları ile Mahkemenin bağlı olmadığı, kusur durumlarının henüz tespit edilmediği ve delillerin toplanmadığı, davacı vekilince talep edilen maddi tazminat taleplerinin bilirkişi incelemesine muhtaç olduğu gerekçesiyle dosya içeriğine göre davacı vekilinin .... plakalı araç kaydı üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında davalının KTK'nun 56/1-A maddesini ihlal ettiği ve müvekkilinin kusursuz olduğu açıkça belirtilmesine rağmen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispat için kaza tespit tutanağı yeterli olduğu halde mahkemenin kusur kesinleşmediği gerekçesinin yerinde olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 16/03/2023; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 10/01/2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 11/07/2023) yaklaşık ispatta kaza tespit tutanağını yeterli kabul ettiğini, müvekkile ait 10 günlük iş göremezlik belgesi ve 1 aylık tamir süresinin zararın varlığını somut şekilde ortaya koyduğunu, maddi zarar miktarının yargılama başında net belirlenememesinin ihtiyati hacze engel olmadığını, talep yalnızca kazaya karışan .... plakalı araçla sınırlı olup ölçülülük ilkesine uygun olduğunu, Yargıtay uygulamasında da araç yönünden ihtiyati haciz kararlarının onandığının görüldüğünü (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 29/11/2017), Yerel Mahkemenin 10/11/2025 tarihli ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin 10/11/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak .... plakalı araç kaydına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı ... ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemli davada istenilen geçici hukuki koruma tedbirinin reddine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de, İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. Eldeki davada istem; haksız fiilden kaynaklanan maddi,manevi tazminata (para alacağına) yönelik olup, geçici hukuki koruma tedbiri ihtiyati haciz olup; davacı vekilinin istemi de ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirme de bu yönde olmuştur. Keza, 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımakta olup, aynı Kanunu'nun 258/1.maddesinde; alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur, şeklinde belirtilen husus alacağın yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulmasını gerektirir. Somut olayda; yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasından bahisle haksız eyleme dayanılarak maddi, manevi tazminat isteminde bulunulduğuna göre; iddia edilen alacağın 6098 Sayılı TBK 117. maddesi gereğince olay tarihi olan 23/09/2025 tarihinde muaccel hale geldiği açıktır. Ancak, davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.500 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminat isteminde bulunarak harçlandırılmış dava değeri olarak gösterilen 30.500 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş olduğundan, bu miktar günümüz ekonomik koşullarında kişinin üzerinde, evinde, iş yerinde bulunabilecek miktarda olduğundan hacizde ölçülü olma kuralı da gözetildiğinde, davacının alacağı bakımından yaklaşık ispat ile 2004 Sayılı İİK'nun 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz koşulları gerekleşmediğinden, ilk derece mahkemesince geçici hukuki koruma tedbirinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır. Ayrıca, her dava da ihtiyati haciz koşulları, kendi içinde mevcut delillere göre değerlendirileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında bir içtihat aykırılığından söz edilemeyeceği gibi belirli bir miktarın altında dava değeri üzerinden verilecek ihtiyati haciz kararları Anayasa ile korunan mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağından davacı vekilinin istinaf nedenleri bu bakımdan da usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince davacının geçici hukuki koruma tedbirinin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 10/03/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.