Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının kadroya geçirilmeden önce alt işverenler bünyesinde ihale sözleşmesi ve teknik şartname kapsamında brüt asgari ücretin %20 oranında fazlası ücretle çalıştığını, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçiri
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacının kadroya geçirilmeden önce alt işverenler bünyesinde ihale sözleşmesi ve teknik şartname kapsamında brüt asgari ücretin %20 oranında fazlası ücretle çalıştığını, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde "Sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %... fazlası üzerinden günlük ödeme yapılır." düzenlemesinin bulunduğunu, davalı İdarenin kötüniyetli olarak oran kısmını boş bıraktığını, oysaki davacının ücretinin asgari ücretin %20 oranında fazlası olarak düzenlenmesi gerektiğini, davacının ücretinin hatalı belirlenmesi sebebiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ile fark yol yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin fark yol yardımı alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.