9. Hukuk Dairesi 2011/43606 E. , 2013/31018 K. MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ... bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup …
**9. Hukuk Dairesi 2011/43606 E. , 2013/31018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ... bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 19.04.2004 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 27.02.2008 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, ... akdini ... Kanunu madde 24/II-e maddesi uyarınca 27.02.2008 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, haftanın 6 günü 11.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, dini bayramlarda 2 gün izin kullandığını, diğer günleri çalıştığını, milli bayramlarda sürekli çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını iddia ederek toplam 5.290 TL ücret alacağı, kıdem tazminatı, fazla mesai, dini milli bayram çalışma ücreti, yıllık izin ve hafta sonu çalışma ücretlerinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, müvekkili şirket yetkililerinin bu davadan ıslah dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu, talep edilen ücretlerin ödendiğini, hesap ekstre bilgilerinin ekte olduğunu, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, vasıfsız işçi olduğunu, davacının eline fazla çalışma ödemeleri ile birlikte bazen 600 TL, bazen de 600 TL’nin üzerinde bir rakam geçtiğini, davacıya ücret hakkı doğmadan toplu para dahi verildiğini, ekteki hesap ekstrelerinden görüleceği üzere davacıya 2006 yılında toplam 11.635,00 TL, 2007 yılında ise toplam 5.800 TL ödendiğini, toplamının ise 17.435 TL olduğunu, toplam hak edilen ücretin ise 10.461,64 TL olduğunu, davacıya elden ödenen paralar hariç sadece banka aracılığıyla babasına gönderilmek üzere ödenen miktarın toplam ücretin 7.000 TL fazlası olduğunu, davacının iddiası doğru olsa ve ücreti gerçekten net 600 TL olsa ve son 26 ay boyunca bu ücreti almış olsa bile sadece bankaya yatan paranın 1.835 TL fazla olduğunu, davacının bir başka işyerinde ... bulduğunu, şirkete haber vermeden işten ayrıldığını, işyerinde kendisine bordro imzalatılmadığı için ücretlerinin ödenmediği bahanesi ile ... sözleşmesini feshederek hem fazlası ile aldığı ücretleri tekrar almak hem de kıdem tazminatı alma çabasına girdiğini, davacının işyerinde çalıştığı 3 yıl 10 ay boyunca birçok kez memleketine gittiğini, ramazan aylarının hiç dikkate alınmadığını, davacının çalışmaya 11.00’da başladığını, kış döneminde en geç 19.00, yaz döneminde ise 20.00-20.30’a kadar ... olduğunu, davacının kasaya baktığını, yaptığı başka ... olmadığını, davacı tanığı Ender ve Mehmet’in işyerinde hiçbir zaman çalışmadığını, işyerinde kimse tarafından tanınmayan kişiler olduğunu savunmuş ve delillerini bildirmiştir. C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti. Mahkemece, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile duruşmada dinlenen tanık beyanları, usul ve yasaya uygun olarak alınan 12/02/2009 tarihli bilirkişi raporu ve 11/05/2011 tarihli ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davacının davalıya ait işyerinde 19/04/2004 tarihinden 27/02/2008 tarihine kadar 3 yıl 10 ay 8 gün hizmet süresinin bulunduğu, ... akdinin ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile noter kanalı ile 27/02/2008 tarihinde davacı tarafından feshedildiği, davacı tarafından gerçekleştirilen feshin tanık beyanları ve çözümü yapılan telefon kayıtları da dikkate alınarak haklı olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacı tanıklarının beyanları ile davacının çalıştığı tarihler arasındaki asgari ücret miktarı dikkate alınarak davacının son ücretinin net 600,00, brüt 837,40 TL olduğu, tanık beyanları itibariyle aylık toplam 48 saat fazla çalışmasının bulunduğu, davacının yıllık izinlerini kullandığına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğinden hizmet yılı itibariyle 42 gün yıllık ücretli izin süresinin olduğu, tanık beyanları ve talep dikkate alınarak dini bayramlarda 2 gün çalışılmadığı, resmi tatillerin tamamında ve ayda iki hafta tatilinde çalışma olduğu, dosyaya ibraz edilen banka dekontları gereğince davacının ücret alacağı talebinin 2007 yılı Temmuz ayından sonraki aylara ilişkin olduğu, bu tarihten sonra dava açılmadan önce 14/10/2007 tarihinde davacıya yapılan 1.100,00 TL miktarındaki ödemenin brüt miktarı hesaplanarak davacının ücret alacağından mahsup edilmesi gerektiği, bu durumda yapılan hesaplama neticesinde davacının 3.228,39 TL kıdem tazminatı, 1.172,36 TL yıllık izin ücreti, 5.834,00 TL ücret alacağı; fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinden % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 6.421,83 TL fazla çalışma, 532,93 TL genel tatil, 2.006,99 TL hafta tatili ücreti alacağı olmak üzere toplam alacağının 19.196,50 TL olduğu sonuç ve kanaati ile davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. D)Temyiz: Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı ... Kanununun 46ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan ... günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmi dört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmi dört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır. 2429 sayılı ... Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür. Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir. Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin haftanın 6 günü sabah 11.00, gece 22.00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Bu durumda hafta tatili olmak üzere bir gün izin kullandığı davacının da kabulünde olmasına rağmen tanık beyanlarına dayalı olarak hafta tatili ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F)Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.