9. Hukuk Dairesi 2025/9575 E. , 2026/225 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/2298 E., 2025/2502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 55. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/271 E., 2025/389 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinle…
9. Hukuk Dairesi 2025/9575 E. , 2026/225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/2298 E., 2025/2502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 55. İş Mahkemesi SAYISI: 2024/271 E., 2025/389 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.10.2016-14.05.2024 tarihleri arasında davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde temizlik personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle kıdem tazminatını hak edecek şekilde sonlandırdığını, son ücretinin net 32.000,00 TL olduğunu, yol yemek yardımı ile yararlanmakta olduğu toplu iş sözleşmesi gereği ilave ücret eklerinin bulunduğunu, davalı tarafından bir kısım kıdem tazminatının ödenmiş olduğunu ancak 2003 yılı öncesi çalışmalar dikkate alınmadığından ödemenin eksik ve geç yapıldığını, bu nedenle hesaplanacak kıdem tazminatına ödeme tarihine kadar faiz işletilerek yapılan ödemenin de öncelikle faizden mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca toplu iş sözleşmesi gereği 35 günlük ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının 2013 yılı öncesindeki izinlerini kullanmadığını ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı, kıdem tazminatına işlemiş faiz ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının hizmet alım ihaleleri kapsamında çalıştığı döneme ilişkin olarak davalı Bakanlığın ihale makamı olup kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sürekli işçi kadrosuna geçtiği döneme ilişkin olarak ise davacıya hak ettiği kıdem tazminatının ödendiğini, davacının yıllık izinlerini de kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacı işçinin ihale yolu ile hizmet satın alınan alt işverenler nezdinde 11.04.2000-01.04.2018 tarihleri arasında 17... ay 21 gün, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sürekli işçi kadrosuna geçirilmesinden itibaren 02.04.2018-14.04.2024 tarihleri arasında 6 yıl 13 gün olmak üzere toplam 24... gün gün hizmet süresinin bulunduğu, ücret bordrolarına göre son aylık brüt ücretinin 33.159,00 TL olduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardımlar ile birlikte giydirilmiş ücretinin ise brüt 54.691,66 TL olduğu, davacının işten çıkış sebebinin Kuruma emeklilik kod numarası ile bildirildiği, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesi gerektirecek şekilde sonlandığı hususunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, kıdem tazminatı bakımından temerrüdün fesih tarihinden itibaren gerçekleştiği gözetildiğinde kıdem tazminatına işlemiş faizin ayrı bir alacak kalemi şeklinde talep edilemeyeceği, davacının 2013 ve bu yıl öncesi izinlerini kullanmadığını belirterek yıllık ücretli izin alacağı talebinde bulunduğu, hizmet süresi ve davacının yaşına göre 2013 yılı öncesi 204 gün yıllık ücretli izin hakkının mevcut olduğu, davalı tarafça bu döneme ilişkin olarak yıllık izin kullandırıldığı ya da ücretinin ödendiğinin ispatlanamadığı, davacının 31.08.2025 tarihli duruşmada 2013 yılı öncesinde kullanmaya hak kazandığı yıllık izinlerinin kendisine kullandırılmadığına dair yemin ettiği gözetilerek, bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatına işleyen faiz talebi reddedilmek suretiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... bünyesinde temizlik personeli olarak 11.04.2000-01.04.2018 tarihleri arasında 17... ay 21 gün alt işverenler nezdinde, 02.04.2018-14.04.2024 tarihleri arasında 6 yıl 13 gün sürekli işçi kadrosunda olmak üzere toplam 24... gün çalıştığı, iş sözleşmesinin yaşlılık aylığı almaya hak kazanması sebebiyle sona erdiği, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, davacının tüm çalışma dönemi üzerinden kıdem tazminatına hak kazandığı, davacıya yapılan ödemenin mahsup edildiği, davacının isticvabında 2013 yılından önceki döneme ilişkin olarak yıllık izinlerini kullanmadığını ifade ettiği, davalı tarafça izinlerin kullandırıldığına ilişkin belge ibraz edilemediği, davacının kullanmadığı 204 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davalının 02.04.2018 öncesi dönemde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/7 hükmü uyarınca asıl işveren olarak, sonrasında ise işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri; Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Davacı işçinin sürekli işçi kadrosuna geçirildiği tarih öncesi dönemdeki çalışmaları bakımından davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatı bulunmayıp ihale makamı olduğunu, 3. Davacıya hak etmiş olduğu kıdem tazminatının ödendiğini, 4. Davacının yıllık izinlerini kullandığının ücret bordrolarından anlaşıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçiş öncesi hizmetleri bakımından davalı ... Bakanlığının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanma yöntemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.