T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/11/2022 DAVANIN KONUSU:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜL…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/11/2022 DAVANIN KONUSU:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı banka ile dava dışı ... Hafriyat Nakliyat İnşaat ... Makinaları ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında bila tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin oğlu olan ...'in 07/02/2012 tarihli vekaletname ile 15/04/2016 tarihinde dava dışı ... Hafriyat Nakliyat ... Makinaları ... San ve Tic Ltd Şti ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak mülkiyeti davacıya ait Antalya İli Kepez İlçesi ... Mah. ... ada no ... parsel no ... arsa payı 9.127,00 yüzölçümlü, ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine Kepez Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 15/04/2016 gün ve ... yevmiyesi ile davalı banka lehine, dava dışı şirketin davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 1. dereceden, 1.000.000,00-TL ipotek bedeli ile süresiz olarak ipotek verdiğini, yani ipotek işleminin bizzat müvekkili tarafından yapılmadığını, davalı bankanın bu ipotek senedine dayanarak müvekkili aleyhine Antalya 1. İcra Dairesi'ne ait ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında 310.464, 83-TL toplam alacak tutarı üzerinden İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle ilamsız icra takibi başlattığını, bu arada davacının Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ...in kısıtlanmasına ve vasi olarak ...'ün atanmasına karar verildiğini, taşınmazın 02/04/2019 tarihinde satışının gerçekleştiğini, icra takibinin iptali ve ihalenin feshi davalarını açtıklarını bu nedenle tapu devirlerinin henüz gerçekleşmediğini, oysa icra takibinin dayanağı ipoteğin, süresi geçmiş vekaletname ile tesis edildiğini, Antalya 12. Noterliği'nin 07.02.2012 tarih ve ... yevmiye nolu vekâletnamesi incelendiğinde, "ipotek vermek" ve "ipotek kaldırmak" yetkilerini içeren kısmında bu vekâletnamenin 11.05.2013 günü mesai bitimine kadar geçerli olduğunun net bir şekilde yazılı olduğunu, İcra Hukuk Mahkemelerinde görülen davalarda davalı banka tarafından öne sürüldüğü gibi süre kaydının yalnızca ipotek kaldırma yetkisini kayıtlamak için konulmadığını, ipoteğin kaldırılması için süre konulurken ipotek konulması için süre konulmamasının düşünülemeyeceğini, davalı bankanın süre kayıtlı vekâletnameye dayalı ... ve işlem yapmaması icap ederken süresi sona eren vekâletmameye dayanarak ipotek tesis edilmiş olması karşısında ipoteğin hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, bankanın tacir olması karşısında TTK'nın ilgili hükümlerine göre basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, müvekkilinin vekaletnamenin düzenlendiği ve ipoteğin kurulduğu tarihlerde demans, organik akıl bozukluğu gibi hastalıkları nedeni ile fiil ehliyetinin bulunmadığını, her ne kadar kısıtlama kararına dayanak alınan rapor 2019 yılı içinde düzenlenmiş ise de rapora esas muayene bulgularında rahatsızlığının 2011 yılına dayalı olduğunun açıkça yazılı olduğunu, kısıtlı ...in gerek vekaletname tarihinde gerekse ipotek tesis tarihinde akıl sağlığı yerinde olmadığından Topallı Aile Sağlığı Merkezinden alınma 07.02.2012 günlü sağlık raporu gerçeğe aykırı olup, buna dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan vekâletnamenin de geçersiz olduğunu, geçersiz vekâletnameye dayanarak yapılan ipotek işleminin de bu nedenle geçersiz olduğunu, Aile Sağlığı Merkezinde görevli Dr. ... hakkında resmi evrakta sahtecilik ve gerçeğe aykırı belge/rapor düzenlemek suçlamasıyla bu usulsüz raporun düzenlenmesini temin eden ...hakkında ise vekâlet görevini kötüye kullanmak suretiyle babasının malvarlığını yok etmek ve resmi evrakta sahtecilik ve gerçeğe aykırı belge/rapor düzenlemek suçlamasıyla hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığı dönemdeki bilumum borçlandırma işlemlerinin geçersiz olduğu açık olduğundan gerçekte müvekkilinin takip alacaklısı bankaya ipotek maliki sıfatıyla borcunun bulunmadığını ileri sürerek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin davacı yönünden iptaline, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına, taşınmazın satışının gerçekleşmesi halinde satış tarihindeki gerçek piyasa değerinin 02/04/2019 tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; ipotek tarihi itibariyle davacı hakkında verilmiş vesayet kararının bulunmadığını, Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mah., ... ada ... parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölüm numaralı asma katlı işyeri vasıflı gayrimenkul kaydına Kepez Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 15.04.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, davacı hakkında vesayet kararının ise Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21.03.2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile verildiğini, ipotek tesis işleminin 15.04.2016, vesayet kararının ise 21.03.2019 tarihli olduğunu, ipotek tesis işlemine ilişkin vekaletnamenin ipotek verme yönünden süresiz olduğunu, ipotek vermeye ilişkin süre sınırı içermediğini, vekaletnamenin "İpotek vermek" başlığı altındaki paragrafta herhangi bir süre belirtilmediğini, süre ile ilgili hususun "banka kredi yetkisi" başlıklı paragraftan önce yer almakta olup sadece banka kredilerine ilişkin yetkilendirmeye mahsus olduğunu, vekaletname üzerinde Kepez Tapu Müdürlüğünce "vekaletnameye ilişkin teyit alındığına ve azil bulunmadığına, vekaletin parsel dosyasında bulunduğuna" dair not bulunduğunu, bu nedenle vekalete ilişkin azil bulunmadığına dair teyit alınıp alınmadığının ve vekaletin tetkik edilip edilmediğinin Kepez Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmasını talep ettiklerini, krediyi kullanırken tam ehliyetli biri gibi hareket edebilen davalının, borcun ifası istendiğinde ehliyetsizliğini ileri sürerek ifaden kaçınmasının hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneği olduğunu, (Yargıtay 13.HD.22.10.2014 tarih 2013/31194 E.- 2014/32615 K.) davacı ...in lehine ipotek tesis edilen ... Hafriyat Ltd. Şti. Firmasının kredi sözleşmesinde aynı zamanda müteselsil kefili olduğunu, firmaya ait kredi sözleşmesine bizzat attığı imza ile 15.04.2016 tarihinde 500.000,00-TL. tutarla kefil olduğunu, ipotek takibi dosyasından mernis adresine TK'nın 21/2 maddesine göre tebliğe çıkarılan icra emrinin 22.02.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ipotek takibi dosyasından mernis adresine TK .m.21/2'ye göre tebliğe çıkarılan kıymet takdir raporunun 03.08.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı ... in ipotek dosyasından tebliğ edilen kıymet takdir raporuna avukatı kanalı ile 10.08.2018 tarihinde itiraz ettiğini, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile 22.11.2018 tarihinde itirazının reddine karar verildiğini, itiraz dilekçesinde sadece kıymet takdirinin düşük olduğuna itiraz ettiğini, başkaca hiçbir iddiada bulunmayarak vekaletnameye ve ipotek işlemine de zımnen onay ve uygunluk verdiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 531. maddesi hükmü uyarınca vekaletname ve dolayısıyla ipoteğin geçerli hale geldiğini, davacı hakkında vesayet kararının ise Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21.03.2019 tarih ... Esas ... K arar sayılı kararı ile verildiğini, ipoteğin fekkine dair işbu davanın açılış tarihinin ise 14.01.2020 olduğunu, ipotek tesis işlemi nedeniyle müvekkili bankanın kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı talebinin de hukuki mesnedinin olmadığını neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "dosya kapsamına göre 30/10/2019 tarihli anlaşmamalı arabuluculuk son tutanağından kısıtlı davacının düzenlediği vekaletname ile kısıtlı adına vekilinin arabuluculuğa başvurduğu oysa Sulh Hukuk Mahkemesi'nden husumete izin belgesi almak sureti ile vasi tarafından arabuluculuk işlemlerinin başlatılması gerektiği, bu nedenle arabuluculuk işlemlerinin hukuken geçersiz olduğu, yargılama sırasında alınacak husumete izin yetkisinin arabuluculuk sürecinin geçerli hale getirmeyeceğini davanın 6102 Sayılı TTK'nın 5/A uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. Dairemizin 11/09/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... Dosya kapsamından davacının Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2019 tarihli kararı ile kısıtlanmasına ve ...'ün vasi atanmasına karar verildiği, davacı vasisi tarafından 05/07/2019 tarihli arabulucuya başvurma özel yetkisini içeren vekaletname ile arabulucuya başvuran avukata vekaletname verildiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 448. maddesinde, vasinin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceği; 462/8. maddesinde de vasinin, vesayet makamından izin almak koşulu ile kısıtlı adına dava açabileceği hususları düzenlenmiştir. Dava ehliyeti taraf sıfatı ve kanuni temsil 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca da dava şartı olup aynı kanunun 115/2. maddesi uyarınca da giderilebilir dava şartlarındandır. TMK'nın anılan hükümlerinde açıkça belirtildiği üzere vasinin vasi adına dava açabilmesi için vesayet makamından izin koşulu düzenlenmiştir. Arabuluculuk ise alternatif çözüm yollarından olup dava değildir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzerine eldeki davada arabulucuya başvuru TTK'nın 5/A maddesi uyarınca zorunlu dava şartlarındandır. Davacı vasisinin 05/07/2019 tarihli vakaletnamesi ile vekilin alternatif çözüm yollarına ve arabulucuya başvurma yetkisi de verilmiş olup, vekilin geçerli vekaletname ile arabuluculuğa başvurduğu, ancak anlaşamama tutanağının düzenlendiği, bu hali ile arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vasisinin Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında husumete izin talebi ile 23/01/2019 tarihinde başvurduğu, mahkemenin 05/02/2020 tarih ... karar sayılı kararı ile husumete izin ve yetki verilmesine karar verdiği, eldeki davanın 13/01/2020 tarihinde açılmış olmasına göre husumete izin talebine ilişkin başvuru sonucunun beklenilmesi gerekirken arabuluculuk işlemlerinin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece; "... Mahkememizce itibar edilen ATK raporuna göre vekaletnamenin verildiği tarih itibariyle davacının fiil ehliyetine sahip olduğu belirlendiğinden, davacının bu yöndeki iddiasının subut bulmadığı anlaşılmıştır. Davacının, Antalya 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak (davacıya ait Antalya ili Kepez İlçesi ... Mah ... ada ... parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölüm üzerinde tesis edilen) ipoteğin, davacının ...'e verdiği Antalya 12. Noterliği'nin 07/02/2012 tarih ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Vekaletname ile tesis edilmekle birlikte, ipoteğin tesis edildiği 15/04/2016 tarihi itibariyle vekaletnamenin geçerlilik süresinin sona erdiği, dolayısıyla geçersiz vekaletnameye dayalı olarak tesis edilen ipoteğin fekki gerektiği iddiasına yönelik incelemede; ipoteğin kurulmasının temelini oluşturan Antalya 12. Noterliği'nin 07/02/2012 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname incelendiğinde, ipotek vermek başlıklı paragrafın;" ve yine;" yazılarak ipotek kaldırmak (genel) başlıklı paragrafın başladığı, paragrafın son bölümünde 11/05/2013 günü mesai bitimine kadar yazılmak suretiyle ipotek verme işleminin de bu süreye tabi kılındığı, davaya konu ipotek tesis işleminin bu süreden sonra 15/04/2016 tarihinde gerçekleştiği, bu tarih itibariyle geçerli bir vekaletnamenin bulunmadığı, dolayısı ile süresi sona eren vekaletname ile davacı taşınmazı üzerine tesis edilen ipoteğin geçerli olmadığı, bu halde davacının davaya konu icra dosyası nedeniyle de borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Anlatılan nedenle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde Kepez Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 15/04/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı banka lehine tesis edilen 1.000.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına, Davacının, Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın ipoteğin tesisi sırasında vekaletnamenin süresinin sona erdiğini belirleyebilecek durumda olduğu halde geçersiz ipotek akdine dayalı olarak başlattığı takipte kötüniyetli olduğu değerlendirilerek davacının tazminat talebinin de kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, davacının dava konusu işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın tüm iddialarının dayanaktan yoksun kaldığını, davacının lehine ipotek tesis edilen ...Hafriyat ... Ltd. Şti. firmasının aynı zamanda müteselsil kefili olduğunu, firmaya ait kredi sözleşmesine imza atarak 15/04/2016 tarihinde 500.000,00 TL tutarla kefil olduğunu, ipotek takibi dosyasından çıkarılan kıymet takdir raporunun mernis adresine 03/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, 10/08/2018 tarihinde itiraz ettiğini, 22/11/2018 tarihinde itirazının reddine karar verildiğini, davacının itiraz dilekçesinde sadece kıymet takdirinin düşük olduğuna itiraz ettiğini, başkaca hiçbir iddiada bulunmadığını, vekaletnameye ve ipotek işlemine de zımnen onay ve uygunluk verdiğini, TBK'nın 531. maddesi hükmü uyarınca vekaletname ve dolayısıyla ipoteğin geçerli hale getirildiğini, mahkemenin bu durumu gözardı ederek hatalı karar verdiğini, davacının üçüncü kişi lehine kefil olduğunu ve lehine ipotek tesis ettiğini, müvekkili bankanın ödeme talebine kadar tam ehliyetli biri gibi hareket edebilen davacının, borcun ifası istendiğinde ehliyetsizliğini ileri sürerek ifaden kaçınmasının hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneği olduğunu, ipotek tesis işlemine ilişkin vekaletnamenin ipotek verme yönünden süresiz olduğunu, ipotek vermeye ilişkin süre sınırı içermediğini, tapu işlemlerinin yapılması ve yürütülmesi ve biçimi ile ilgili yasa ve tüzüklerde öngörülen kurallara aykırılık nedeniyle doğan zararlardan Hazinenin sorumlu olacağını, vekaletname ile işlem yapan / ipoteği tesis eden merci olan Kepez Tapu Müdürlüğü'nün de davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, Kepez Tapu Müdürlüğü'nden vekaletin azlinin bulunup bulunmadığı, vekaletin incelenip incelenmediğinin sorulmasını talep ettiklerini mahkemece taleplerinin yerine getirilmediğini, ipotek tesis işlemi nedeniyle müvekkili bankanın kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı talebinin de hukuki mesnedinin olmadığını, müvekkili bankanın kötüniyetinin hiçbir şekilde kanıtlanamadığını, davacının takibin iptaline yönelik talebinde hukuki yararı bulunmadığını, bu talebinin de reddine karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; itirazları üzerine dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu'na götürülmeden tamamen hatalı ve eksik incelemeye dayalı Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek müvekkilinin 07/02/2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabul edilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere müvekkiline 2007 yılında bunama hastalığının tedavisinde kullanılan ilacın reçete edildiğini, 21/03/2011 tarihinde ... Hastanesi'nde Alzheimer tanısı aldığını, 19/12/2013 tarihinde Atatürk Devlet Hastanesi'nde de Alzheimer teşhisi konularak buna ilişkin ilaçların reçete edilmesi hususlarının değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilmesinin hukuken hatalı olduğunu, müvekkiline ilk defa 2011 yılında Alzheimer hastalığı tanısının konulduğunu, kendisine Antalya Devlet Hastanesi'nde Dr. ... tarafından 2007 yılında Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan ... 5 mg. ilacının reçete edilmiş olmasının müvekkilindeki bunama belirtilerinin çok daha evvel başladığını gösterdiğini, bunamanın bir anda ortaya çıkan hastalık olmadığını, bunama belirtilerinin daha evvelden başlamış olduğunun kabulü gerekirken Adli Tıp 4. İhtisas Dairesi'nin bu hususu göz ardı ettiğini, raporlar arasındaki çelişki ve değerlendirme farklılığı yönünden hiçbir irdeleme yapılmadığını, sağlık ocağı raporunun ve tek hekim raporunun iki ayrı hastanede gerekli bütün testler yapılmak suretiyle konulan bunama teşhis ve tedavisinden üstün tutulmasının kabul edilemeyeceğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ipoteğin fekki, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip yönünden menfi tespit ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) TMK’nın 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Öte yandan, İİK'nun 150/h maddesi gereğince, alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetine haiz belgelerde tespit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır. Somut uyuşmazlıkta, Antalya ili Kepez İlçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı işyeri niteliğindeki 32 numaralı bağımsız bölüm üzerinde alacaklı Türkiye ... Bankası yararına 1. dereceden, 1.000.000,00-TL bedelle, Kepez Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 15/04/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile ipotek senedi oluşturulduğu, ipotek resmi senedinden davacı adına vekaleten ... tarafından ipotek tesis edildiği, davalı banka ile dava dışı ... Hafriyat Nakliyat İnşaat ... Makinaları ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 15/04/2016 tarihli 500.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacı ...'in aynı bedel üzerinden kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu, davalı banka tarafından Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı ve dava dışı ... Hafriyat Nakliyat İnşaat ... Makinaları ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 310.464,83-TL toplam takip alacağı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı anlaşılmaktadır. 15/04/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek resmi senedi içeriğinden davacı tarafından dava dışı ...'e verilen Antalya 12. Noterliği'nin 07/02/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. İpotek şerhine konu vekaletnamenin içeriğinden, " Gerek benim gerekse vekilimin veya üçüncü şahısların kullandığı veya kullanacağı kredilere veya her türlü borçlarını karşılık teminat teşkil etmek üzere sahibi bulunduğum Antalya il ilçeleri köyleri hudutları dahilindeki bilimum taşınmazlar üzerinde T.C hudutları dahilinde bulunan bilumum resmi kurum ve kuruluşlar, bankalar, finans kuruluşları, özel ve tüzel kişiler, şirketler lehine dilediği bedel, şekil ve koşullarla dilediği sıra ve derecede her türlü ipotek vermeye, ipotek karşılıklarını almaya, (ahzu kabza) kayıt ve tescillerini yaptırmaya serbest dereceden istifade hakkı tanımaya ve şerh ettirmeye, bununla ilgili tapu defteri sicilini ve evraklarını imzalamaya, belgelerini almaya ve yine; İpotek kaldırmak...ipotek karşılığı olan alacaklarımı almaya (ahzu kabza) ibra vermeye vekaletnameden suretler çıkarmaya mezun ve yetkili olmak üzere 11.05.2013 günü mesai saati bitimine kadar Ve yine banka kredi yetkisi ... tarafımdan vekil tayin edildi” şeklinde düzenlendiği görülmüştür. 1-Davacı taraf istinaf istemi yönünden; Dava dilekçesinde ipoteğin kaldırılmasına gerekçe olarak davacının fiil ehliyetinin bulunmadığı tarihte vekaletname ve ipotek işlemlerinin yapıldığı ve ayrıca vekaletname süresi geçikten sonra ipoteğin tesis edildiği ileri sürülmüş olup, Yerel Mahkemece öncelikle davacının fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde tedavi evrakları celbedilerek Adli Tıp Kurumu raporu aldırılmıştır. 17/08/2022 tarihli ATK raporu ile davacının vekaletin verildiği 07/02/2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu bildirilmiştir. Davacı tarafça sağlık raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve itirazları karşılanmaksızın Mahkemece karar verildiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; itiraza dilekçesinde bahsi geçen sağlık raporlarının ATK raporunda tetkik edildiği gibi yine Dairemiz incelemesinde olan ... Esas sayılı davacı tarafça ehliyetsizlik sebebine dayalı açılan menfi tespit dava dosyasında da ATK tarafından davacının fiil ehliyetinin bulunduğuna ilişkin rapor verildiği, bu kez davacının itirazları üzerine Üst Kurula gönderilen dosya kapsamında davacı hakkında aynı doğrultuda rapor tanzim edildiği görülmekle, Yerel Mahkeme tarafından denetime elverişli ve ayrıntılı 17/08/2022 tarihli ATK raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmüştür. 2-Davalı taraf istinaf istemi yönünden; Dosya kapsamı ve ipoteğin şerhine esas vekaletname içeriğine göre davacının kendi borcu için değil, üçüncü kişilerin doğan ve doğacak borcu için taşınmazına ipotek konulması yönünde iradesinin olduğu ancak ipotek işlemine konu olan vekaletnamenin 11/05/2013 tarihi mesai bitimine kadar süreli olduğu ipoteğin ise bu tarihten sonra 15/04/2016 tarihinde verildiği böylelikle geçersiz vekalete dayalı tesis edilen ipoteğin de geçersiz olduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkemece sözkonusu ipoteğin fekkine karar verilmesi isabetli olmuştur. Davacıya ait taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekkine karar verildiğinden davalı tarafça yapılan Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yönünden borçlu olmadığı, davalının banka olması nedeni işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstererek basiretli tacir gibi davranması gerektiği göz önünde bulundurularak davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu, Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak; yukarıda yazılı nedenlerle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusu yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcının, 1.683,10-TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 68.310,00 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.232,50 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 4-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/12/2025 ...