TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1918 KARAR NO: 2025/1751 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/07/2021 NUMARASI: 2016/736 (E) - 2021/619 (K) DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1918 KARAR NO: 2025/1751 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/07/2021 NUMARASI: 2016/736 (E) - 2021/619 (K) DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... AŞ nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (...) poliçesiyle sigortalı, ...'ya ait ...'nın idaresindeki ...plakalı aracın 28/07/2014 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin sigortalısı dava dışı ...'nın yaralandığını ve yaralanmanın tedavisi için 927,10 ...ve 3.155,20 ...iş göremezlik tazminatının sigortalıya ödendiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı ... ve ...'dan talebin tamamının talep edildiğini, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun (...) tedavi giderlerinden sorumlu olup diğer davalı sigorta şirketinin ise ...'nin sorumlu olmadığı tedavi ve iş göremezlik ile ilgili kısımdan sorumlu olduğunu, ... ve sigorta şirketine müvekkili şirket tarafından müracaat edilmesine rağmen sonuç alınamadığını, müvekkilinin sigortalısının yurt dışında yaşaması ve tedavisinin de yurt dışında gerçekleşmiş olması sebebiyle harcamaları döviz üzerinden yaptıklarını belirterek sigortalılarına ödedikleri toplam 4.082,30 ...'nin yukarıda belirtilen sorumluluk miktarları üzerinden ödeme günündeki TL karşılığının faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, zamanaşımı, husumet itirazında bulunarak trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin (tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) ... kapsamında kurumca karşılandığını, iş göremezlik, maddi, manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi kurumca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tedavi giderleri ile ilgili olarak yasal sorumluluklarının bulunmadığını, geçici ve sürekli iş göremezlik ile maddi tazminat talebi bakımından ise kabul anlamına gelmemek şartıyla kusur oranına ve poliçe limitine göre sorumluluklarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince; "1-Davanın kısmen kabulüne, 2-445,52 TL geçici iş göremezlik tazminatının 10/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-2.332,27 TL tedavi giderinin 10/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin tedavi giderleri ve iş göremezlik tazminatı için 2. bilirkişi heyeti hesaplamalarını esas aldığını, ilk raporda tedavi gideri ve iş göremezlik taleplerinin yerinde olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemenin buna itibar etmediğini, zarara uğrayanın yurt dışında yaşadığını, müvekkilinin de sigortalısını yine yurt dışında sigortaladığını, bu sebeple kendi sigortalama şartları ile yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve yine gerek TTK ve gerekse de ikili anlaşmanın kendisine tanıdığı rücu hakkını kullandığını, TBK'nin 99. maddesinde döviz ile ilgili işlemlerde hüküm altına alınacak bedelin tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının hüküm altına alınması yasa hükmü olduğu gibi yerleşmiş yüksek mahkeme uygulaması olduğunu, bu sebeple TL üzerinden hüküm altına alınması yönündeki kararın kaldırılmasını ve hükmedilecek bedelin tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı yönünde hüküm kurulması gerektiğini, yine döviz talebi olmakla 3095 sayılı Kanun gereği faizin hüküm altına alınması gerektiğini, dosya içerisindeki tıbbi belgelerden görüleceği üzere müvekkilinin sigortalısına kendi mevzuatı gereği iş göremezlik belirlendiğini ve bu miktarın ödendiğini, bu yönde yapılan ATK incelemesinin gerçek zararın tespiti açısından 5 günlük sapmanın mevcut olduğunu, müvekkilinin dosyaya mübrez tıbbi raporları esas alarak yaptığı ödemenin kendi sorumluluğunu yerine getirmekle ilgili olduğunu, belirlenen süre için ödemenin 3.155,20 ...olduğunu, bunun da 12/10/2018 tarihli rapor ile uygun ve olay ile uyumlu bulunduğunu, bu sebeple iş göremezlik ile ilgili mahkeme kararının gerçeği ve gerçek zararı yansıtmadığını, burada MÖHUK'un haksız fiilde zararın giderildiği ve ağırlıklı olarak giderilmesi gerektiği yer olarak İsviçre olmakla bu hususun da dikkate alınması gerekirken dikkate alınmamasının kararın hukuka uygunluğu açısından doğru olmadığını, tedavi giderleri kaza ve tedavi tarihleri itibarıyla da herhangi bir kısıtlamaya mahal vermeden tamamından ...'nin sorumlu olduğunu, bu yönde yasaya aykırı ... vs. gibi kısıtlayıcı iç mevzuatlar ile müvekkilinin taleplerinin kısıtlanmasının mümkün olmadığını, ayrıca yapılan tedavi giderinin 927,10 ...olduğunun dosyadaki belgelerden belli olduğunu, ilk bilirkişi raporunda da bunun tespit edildiğini, bu sebeple eksik tespit edilen bedelin de döviz cinsinden hüküm altına alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya bakmaya asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı definin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, yazılı olarak başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... kapsamında kurumca karşılandığını, kurumca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam ettiğini, davacının mevzuat hükümleri çerçevesinde müvekkili kurumdan talep edilebilir bir alacağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece ... hükümleri dikkate alınmaksızın fatura fiyatları üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu tedavi giderleri ile kazalının uğradığı trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, dava konusu tedavi giderlerinin KTK'nin 98. maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olup olmadığı hususlarının araştırılması gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili kurum davada yasal hasım olduğundan ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, kaldı ki davacının dava dilekçesinde faiz istemekle beraber faiz başlangıç tarihini belirtmediğinden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz isteme hakkı olduğunu, ayrıca hatır indirimi yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davacının dava dışı sigortalısına trafik kazasından kaynaklanan yaralanması nedeniyle ödediği tedavi giderinin ve iş göremezlik tazminatının, sigortalısının yolcu olarak bulunduğu aracın ....... sigortacısı, işleteni, sürücüsü ve ...'dan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda; dava dışı sigortalı ...'nın 28/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 haftaya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. 1-Davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi; HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca HMK'nın ek 1. maddesinin 1. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880 TL olacaktır. Somut uyuşmazlıkta, davalı ... aleyhine hükmedilen 2.332,27 TL maddi tazminat tutarı, kararın verildiği 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalı ... yönünden istinaf başvurusunun 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi;İlk derece mahkemesince alınan ....../11/2020 tarihli aktüer ek raporunda; dava dışı ....'nın geçici iş göremezlik zararının 445,52 TL olduğu tespit edilmiş, tedavi giderlerine yönelik olarak doktor bilirkişiden alınan 03/02/2021 tarihli raporda; ...'nın sorumlu olduğu tedavi giderinin 481,43 TL, diğer davalıların sorumlu olduğu tedavi giderinin de 2.332,27 TL olduğu belirlenmiştir.Mahkemece aynı aktüer ve doktor bilirkişiden alınan 18/03/2021 tarihli ek raporda 481,43 TL tedavi giderinin 172,14 ... (İsviçre Frangı), 445,52 TL geçici iş göremezlik tazminatının 159,30 ...olduğu tespit edilmiş, diğer davalıların sorumlu oldukları tedavi giderlerinin ...cinsi üzerinden hesaplanmaması nedeniyle mahkemece dava tarihi itibarıyla Merkez Bankası döviz kuruna göre 1 ... 2,94 karşılığı 2.332,27 TL tedavi giderinin 793,28 ...olduğu hesaplanmıştır.6098 sayılı TBK'nin 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.Davacının yabancı para cinsinden rücuen tazminat alacağı olduğu gözetilerek talep gibi ...cinsinden tazminata karar verilmesi gerekirken Türk Lirası üzerinden karar verilmesi doğru olmamıştır. Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a maddesinde "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde faiz talep ettiği gözetilerek kabul edilen ...cinsinden tazminat için 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiğinden bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, buna göre davanın kısmen kabulüne, talep gibi 927,10 ...tedavi giderine ve 159,30 ...geçici iş göremezlik tazminatına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile a)159,30 ...geçici iş göremezlik tazminatının fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının ...ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)927,10 ...tedavi giderinin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının ...ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 204,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 411,05 TL karar ve ilam harcının davalılar ... AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 204,35 TL harç ve 58,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 262,75 TL harcın davalılar ... AŞ, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 5.340,55 TL (4.200 TL bilirkişi ücreti, 1.140,55 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.421,25 TL'nin (davalı ... 1.212,85 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.205,75 TL vekalet ücretinin (davalı ... 2.735,69 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.840,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 178,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... Başkanlığı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/11/2025