TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2021 NUMARASI: 2019/779 Esas, 2021/817 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1675 KARAR NO: 2026/434 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/11/2021 NUMARASI: 2019/779 Esas, 2021/817 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında motor yağı üretimine ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafından üretilecek motor yağlarına ilişkin olarak numune alınarak test yapıldığını, olumlu geri dönüşler alınması üzerine müvekkilinin 300.000 azeri manatı kredi kullanarak iş kurduğunu, 3 tır motor yağı siparişi verildiğini, ancak teslim alınan motor yağlarının müşterilere satılmasından sonra yağların içerisinde tortu olduğu, filtreleri tıkadığı ve gerekli şartları taşımadığı ve motorda arızaya neden olduğu şeklinde şikayetlerin alındığını ve motor yağlarının iade edildiğini, davalıya ödenen ürün bedeli, navlun ve gümrük giderleri, şirket kurulum, tanıtım, çalışan maaş ve sigorta masrafları olarak maddi zararının bulunduğunu belirterek kısmi dava açtığını belirterek belirttiği zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk görüşmesinin usul ve mevzuata uygun gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olarak madeni yağ üreterek teslim ettiğini, müvekkiline ait ürünlerin ... standartlarına haiz olduğunu ve düzenli denetim ve kontrollerden geçtiğini, davacı şirketin kuruluş ve yapılanması için yaptığı masrafların kendi iç işleriyle ilgili olduğunu ve illiyet bağının bulunmadığını, üretilen motor yağlarının davacının talebi ve istediği hammadde yüzdeleri doğrultusunda yapıldığını, malın ayıplı olduğunun bildirilmesinden sonra numunelerin bağımsız laboratuvara gönderildiğini ve üretim standartlarına ve siparişe uygun olduğunun teyit edildiğinin, davacıdan numune istendiğini ancak gönderilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve davacı tarafın itirazlarını karşılar mahiyette olması sebebiyle hükme esas alındığı, düzenlenen raporda tarafların verdikleri numunelerin toplam baz değerleri seviyesinde baz değerine sahip dizel motor yağı üretiminin uluslararası ticari firmalarca ve standartlara uygun olarak üretildiklerinin tespit edildiği böylece davacının iddiasını ispata elverişli deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda fason üretim sözleşme içeriğinin dikkate alınmadığı, taraflar arasında gerçekleşen bir parti mal transferi kapsamında davalının numune ürün vermemesi sebebiyle kusurlu olduğu, .....tarafından hazırlanan atık yağ üretim kriterlerinin sunulması hususunda mahkeme kararı olmaksızın, sunulmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığı, inceleme ücreti olarak 12.099,72 TL davacı tarafça yatırılmış olmasına rağmen, işbu yargılama giderine ilişkin davalı lehine karar verildiği gerekçeleriyle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibi, fason üretim sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici tarafından teslimi yapılan motor yağının ayıplı olduğundan bahisle uğradığı zararın tazminini talep ettiği, davalı ise, ürünlerin ayıplı olmadığından bahisle davanın reddini savunduğu, mahkemece, bilirkişi raporu itibariyle ayıp iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Yabancılık unsuru, bir hukuki işlemi veya ilişkiyi ya da olayı birden fazla devletin hukuku ile irtibatlı hale getiren unsurdur. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 1.maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde bu kanunun uygulanacak olup, aynı Kanun'un 2. Maddesinde de hakimin, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve yetkili olan yabancı hukuku resen uygulayacağı ve yetkili yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebileceği belirtilmiştir. Yabancı hukukun içeriğinin tespiti, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hakim gerekirse bilirkişi incelemesine de gidebilir. Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi halinde ise Türk hukuku uygulanır.Taraflar arasında düzenlenen 18.02.2019 tarihli fason üretim sözleşmesinde davalı yüklenici tarafından üretimi yapılacak ürünlerin davacı iş sahibine tesliminin yapılacağı kararlaştırılmış olup, vekaletname örneği ve tercüme edilen evraklar itibariyle davacı adresinin Bakü/Azerbaycan olduğu, fatura örnekleri ve sunulan beyanlar itibariyle ürünlerin davacı adresine (Bakü/Azerbaycan) teslim edildiği, davacı adının da yabancı olduğu görülmüştür. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, mahkemece davada yabancılık unsuru olup olmadığı ile ilgili olarak taraflardan yabancılık unsurunun türleri (taraf, yer, konu, hukuki işlem) bakımından beyanları sorularak yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda yabancılık unsurunun bulunduğunun tespiti halinde, uyuşmazlığı MÖHUK'a göre çözümleyerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin esasa ilişkin sair istinaf talepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin usulen kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ./11/2021 tarih, 2019/... Esas, 2021/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.