T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/740 Esas KARAR NO: 2026/137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI: 2019/626 Esas, 2021/588 Karar DAVA: TAZMİNAT KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/740 Esas KARAR NO: 2026/137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI: 2019/626 Esas, 2021/588 Karar DAVA: TAZMİNAT KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında temizlik, güvenlik ve servis gibi yardımcı işlerin görülmesini teminen Temizlik ve Servis Hizmetleri Alım Sözleşmelerinin imzalandığını, dava dışı ...tarafından müvekkili ile davalı aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklı, İş Mahkemelerinde dava açıldığını, dava dışı işçinin işe iade davasının kabul edilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine dava dışı ...tarafından işe başlatılması için gönderdiği ihtarname sonucunda müvekkilinin işçinin işe başlatılmayacağını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile işe iade davasının yapılan yargılaması sonucunda karar uyarınca davalı tarafından tespit edilen 9.390,88 TL'nin dava dışı işçinin Avukatının hesabına 26.06.2014 tarihinde ödendiğini, dava dışı işçi tarafından bu defa Ankara 7 İş Mahkemesi'nin 2014/1082 E sayılı dosyası ile dava dışı işçiye eksik ödeme yapıldığından bahisle açılan dava sonucunda hükmedilen bir kısım işçilik alacakları için Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine geçildiğini, müvekkili tarafından 19/04/2017 tarihli 52.000,00TL bedelli teminat mektubunun, nakde çevirmek suretiyle dava dışı ....'e verildiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından 14/03/2018 tarihinde gönderilen bakiye borç muhtırasına istinaden 1.364,20TL'nin icra dosyasına ödenmek zorunda kaldığını, dava dışı işçinin müvekkilinin işçisi olmayıp davalı şirkete bağlı ve davalının işçisi olduğunu, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, kanun ve sözleşme gereğince davalı şirkette çalışan işçilerin işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 52.000,00TL'nin 13.03.2018 ödeme tarihinden, 9.390,88TL tazminatın 26/06/2014 ödeme tarihinden ve 1.364,20TL tazminatın 14/03/2018 ödeme tarihinden itibaren toplam 62.755,08TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya tebligat yapılmasına rağmen süresinde herhangi bir cevap sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Hizmet alım sözleşmesi hükmü gereğince davacı şirketin kıdem tazminatının tamamından sorumlu olduğu, bu ödeme rücuya tabi olmadığından davacının ödediği toplam alacak tutarından kıdem tazminatı olarak ödenen miktar dışlanarak, bu şekilde bulunan miktarın yarısından davalı şirketin sorumlu olduğu değerlendirilerek, Temizlik ve Servis Hizmeti Alım Sözleşmesinin 4.maddesinde,davalının çalıştırdığı personele ödenecek kıdem tazminatının davacı şirket tarafından karşılanacağının düzenlendiği, bahsi geçen hüküm gereğince, davacının ödediği kıdem tazminatı nedeniyle davalıya rücu edemeyeceği; Kıdem tazminatı dışında davacının, davalı alt işverenin işçisi dava dışı ...için toplam 29.933,83 TL ödeme yaptığı; hizmet alım sözleşmesinde davalıya rücu edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 6098 sayılı Kanunun 167.maddesindeki eşit paylarla sorumluluk hükmü gereğince davacının, ödediği miktarın yarısı olan 14.966,91 TL'yi davalı şirketten talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14,966,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2. Maddesinin rücu hakkının düzenlediğini, yine sözleşmenin 4. Maddesinin ücretlere ilişkin esasların düzenlediğini, sözleşmeden de görüleceği üzere kıdem tazminatındaki sorumluluğun açıkça temizlik firmasına ait olduğunu, müvekkilinin temizlik firması yerine ödediği tazminattan dolayı Borçlar Hukukunun amir hükümleri gereğince her halükarda davalıdan rücu yoluyla talep edebileceğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava dışı personelin hangi tarihler arasında müvekkili şirkette görevlendirildiği de net olmayıp, bu durumda kıdem tazminatının tamamından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, Mahkemenin rücu konusunda bilirkişi raporuna itibar etmesinin doğru olmadığını, Mahkemece rücu hakkının var olup olmadığı hususunun dosyadaki belgeler ile ispatlanabilir durumda olduğunu, bilirkişi tarafından yanlış değerlendirmeye dayanılarak davanın kısmen kabul edilmesinin yerinde olmadığını, sözleşmeye göre davanın tamamı üzerinden kabulü gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına ilişkin bedelin tahsili istemine ilişkindir.Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/364 E-2019/444 K sayılı 16/07/2019 tarihli kararı ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 25/10/2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2019/626 sayılı Esasına kayıt edildiği anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının kıdem tazminatının tamamından sorumlu olduğu, kıdem tazminatı talebinin dışındaki taleplerden de hizmet alım sözleşmesinde davalıya rücu edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 6098 sayılı Kanunun 167.maddesindeki eşit paylarla sorumluluk hükmü gereğince davacının, ödediği miktarın yarısını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarını rücu edilebileceği miktarın ne olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece aldırılan 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Temizlik ve Servis Hizmeti Alım Sözleşmesinin 4. Maddesinde, davalının çalıştırdığı personele ödenecek kıdem tazminatının davacı şirket tarafından karşılanacağının düzenlendiği, bahsi geçen hüküm gereğince, davacının ödediği kıdem tazminatı nedeniyle davalıya rücu edemeyeceğine, kıdem tazminatı dışında davacının davalı alt işverenin işçise dava dışı ...için toplam 29.933,83 TL ödeme yaptığı, Hizmet alım sözleşmesinde davalıya rücu edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 6098 sayılı Kanunun 167. Maddesindeki eşit paylarla sorumluluk hükmü gereğince davacının ödediği miktarın yarısı olan 14.966,91 TL'yi davalı şirketten talep edebileceği belirtilmiştir. "...Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1682 Esas 2024/1506 Karar sayılı ilamı). Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2022 tarih ve 2022/2056-2022/557 esas ve karar sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa dair herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, asıl işverenin ödediği tazminatın tamamını, alt işverenden (yükleniciden) tahsilini isteyebileceğini belirtmiş olup buna karşılık Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Hukuk Dairesi 13.04.2022 tarih 2020/367-2022/744 esas ve karar sayılı ilamı ile, hizmet alım sözleşmelerinde, iç ilişkide sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmaması hâlinde, tarafların eşit oranda sorumlu olacağını belirtmiştir. Her iki Daire arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/05/2023 tarih ve 2023/1118 Esas 2023/1683 Karar sayılı kararı ile "Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir." şeklinde gerekçelere istinaden uyuşmazlığın giderilmesine karar vermiştir. Somut olayda, rücuen tazminat talebine konu alacak kalemlerinin dava dışı işçiye ödenen ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve kıdem tazminatı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı işçi Namık Dönmez'in davacı şirkete ait işyerinde 01/09/2000-30/06/2011 tarihleri arasında çalıştığı, bu çalışmanın 01/06/2010- 30/06/2011 tarihleri arasındaki döneminin son alt işveren davalı şirket bünyesinde geçtiği, dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi üzerine dava dışı işçi tarafından açılan davada Ankara 2. İş Mahkemesince feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verildiği, dava dışı işçinin işe başlatılmayarak askıda bulunan iş akdinin feshedildiği, dava dışı işçiye 9.390,88 TL ödeme yapıldığı, dava dışı işçi tarafından eksik ödeme yapıldığından bahisle açılan Ankara 7 İş Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda net 18.305,57 TL kıdem tazminatı, net 492,77 TL ihbar tazminatı, net 6.248,22 TL işe başlatmama tazminatına hükmedildiği, Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine geçilmesi üzerine davacının sunduğu 19/04/2017 tarihli 52.000,00TL bedelli teminat mektubunun, nakde çevirmek suretiyle dava dışı ...'e verildiği, ayrıca 14/03/2018 tarihinde gönderilen bakiye borç muhtırasına istinaden davacı tarafından 1.364,20TL'nin icra dosyasına ödendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dışı işçiye toplam 62,755,08 TL işçilik alacaklarından kaynaklı tazminat ve ücret ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının işveren, davalının temizlik firması olarak yer aldığı taraflar arasındaki Temizlik ve Servis Hizmetleri Alım Sözleşmesinin ücrete ilişkin esaslar başlıklı 4.1 maddesinde:" İşveren firmada her ne ad altında olursa olsun, verilen tüm hizmetler için, temizlik firması görevlendirdiği tüm personelin maaş, SSK, ulaşım gideri, kıyafet gideri ve diğer tüm yasal haklarından temizlik firması sorumlu olacaktır. Temizlik firması, işverenin işyerinde görevlendirdiği tüm personelin kıdem tazimatından sorumlu olacaktır. Ancak personelin işveren işyerinde çalıştığı süreye isabet eden kıdem tazminatını temizlik firması işverenden talep edebilecektir. İşveren tarafından ödenecek kıdem tazminatının hesabını, personele ödenecek kıdem tazminatının tamamı üzerinden nispet edilmek sureti hesaplanmayacak; ancak işveren nezdinde çalıştığı süreye tekabül edecek kıdem tazminatı işverenden talep edilebilecektir." düzenlemelerine yer verilmiştir.Buna göre davacı ile davalı şirket hizmet alım sözleşmesinde yer alan ve yukarıda belirtilen hükümde yüklenicinin işçilere ilişkin sorumlulukları belirlenirken davacı işveren nezdinde çalıştığı süreye tekabül edecek kıdem tazminatını yüklenicinin işverenden talep edebileceği kararlaştırıldığından, davacının dava dışı işçiye yaptığı kıdem tazminatı ödemesi bakımından davacının rücu talebinde bulunması mümkün olmadığından bu esastan hareketle Mahkemece kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğundan bahisle bu alacak kalemine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Müteselsil sorumlulukta iç ilişkiyi düzenleyen paylaşım başlıklı TBK'nun 167.maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." düzenlemesi dikkate alındığında, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Bu durumda serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacaktır. Bu nedenle, somut olay bakımından TBK'nın 167. maddesinin uygulanması sözkonusu olamayacaktır. Bu durumda, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı dışındaki diğer işçilik alacaklarının tamamının davalı alt işverenden rücuen tahsiline karar verilmesi gerekirken 6098 sayılı Kanunun 167.maddesindeki eşit paylarla sorumluluk hükmü gereğince davacının, ödediği miktarın yarısına isabet eden tutar üzerinden karar verilmesi isabetli olmamıştır. İlk derece Mahkemesince, davacının ödediği toplam 62.755,08 TL'den kıdem tazminatı dışında yapılan ödemenin 29.933,83 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle 29.933,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline bu karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas, 2021/.. Karar sayılı ve ../10/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 29.933,83 TL tazminatın dava tarihi olan 20/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.044,77 TL harçtan davacı tarafında peşin olarak yatırılan 1.071,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 973,06 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yatırılan 1.071,71 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.107,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan 1.788,00 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 852,87 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesap edilen 29.933,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 29.933,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 817,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 85,00 TL harcın harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından karşılanan 128,50 TL istinaf yargılama gider ile yatırılan 1.037,70 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 1.166,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak üye hakim ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.29/01/2026 KARŞI OY Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesinde; yüklenici temizlik şirketi personelinin kıdem tazminatından da temizlik şirketinin sorumlu olacağı, ancak personelin işveren işyerinde çalıştığı süreye isabet eden kıdem tazminatını, temizlik firmasının işverenden talep edebileceği düzenlenmiştir. Davacı işveren, temizlik şirketi personelinin kıdem tazminatını ödemiştir. Davalı temizlik firmasının, personelinin işveren işyerinde çalıştığı süreye isabet eden kıdem tazminatını işverenden talep edip etmediğine ve kıdem tazminatını işverenden tahsil edip etmediğine dair bilgi bulunmaması, davalının eldeki dosyada da kıdem tazminatını işverenden tahsiline yönelik herhangi bir takas definde bulunmaması karşısında, davacının ödediği kıdem tazminatından davalı temizlik firması sorumludur. Bu nedenle karara muhalif kaldığımı bildiririm.