T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/851 Esas KARAR NO : 2026/343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2021/134 Esas, 2021/95 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/851 Esas KARAR NO : 2026/343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2021/134 Esas, 2021/95 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında su tankeri kiralama işi yapılmasından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalıya düzenlenen faturalar kapsamında yapılan kısmi ödemeler neticesinde cari hesap ekstresine göre davalının işleyen faiz ve masraflar hariç 59.991,20 TL borcunun bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borcun 14.750,00 TL'lik kısmını kabul ederek kalan kısmı için itiraz ettiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin, müvekkilinin faaliyetlerini gerçekleştirdiği yer olan Çorlu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, icra takibine karşı kısmi itiraz neticesinde kabul edilen kısmın ödendiğini, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak davacı tarafından düzenlenen faturalardan 45.241,00 TL tutarlı faturanın müvekkilinin kayıtlarında yer almadığını ve müvekkiline tebliğ de edilmediğini, tanık dinlenmesi yasal olarak mümkün olmadığı gibi buna muvafakatlerinin de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. ÇERKEZKÖY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) 2020/37 ESAS 2021/517 KARAR SAYILI KARARI İLE; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulmasına ilişkin karar 01/09/2021 tarihi itibariyle uygulanacağından Asliye Ticaret Sıfatıyla bakılan dosyada mahkemenin bu tarih itibariyle görevli olmayacağı gerekçesi ile usul ekonomisi gereği duruşma günü beklenmeksizin dosyanın Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmesine dair karar verilmiştir. TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/134 ESAS 2021/95 KARAR SAYILI KARARI İLE; Fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılabilmesi için takip konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğinin kanıtlanması gerektiği, faturanın tebliğine ilişkin başkaca bir belge ibraz edilmediği gibi bu fatura ile ilgili davalı kayıtlarında bir kayda rastlanmadığı, bu faturaya ilişkin hizmetin verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacı taraf hizmetin verildiğine ilişkin duruşmada tanık dinletmek istemiş ise de, tanık dinletilme talebi reddedildiği gibi tanık dinletilmesine davalının muvafakatinin de olmadığı, dosyada başkaca bir delil de ibraz edilmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunun sabit olduğunu, uyuşmazlık konusu faturadaki işin yerine getirildiğinin ispatı bakımından tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulmadığından lehine delil vasfına haiz olmadığını, müvekkilinin usulüne uygun tutulan ticari defterleri lehine kesin delil niteliği taşıdığı gibi bu kayıtların aksini ortaya koyacak usulüne uygun bir delilin de bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 59.991,20 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalı borçlu ödeme emrine itirazında, davacı alacaklıya 14.750,00 TL anapara, bu anaparaya bağlı olarak 1.366,50 TL vekalet ücreti ve 434,20 TL icra harçları olmak üzere toplamda 16.550,71 TL borcu olduğunu kabul ettiğini, alacaklıya ödeme emrinde yazılı tutardaki kadar bir borcunun bulunmadığını belirterek icra takibine kısmen itiraz ettiğini, ayrıca faiz oranı ile icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettiğini bildirmiştir. Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla), yargılama sırasında Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirildiği gerekçesiyle artık görevli olmadığından bahisle dosyanın Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmesine karar verildiği ve bu mahkemece de yargılama yapılıp davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmış olup görevin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle öncelikle bu hususun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Dava Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 23.01.2020 tarihinde açılmış olup Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresi Tekirdağ ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Mezkûr karar 08.07.2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup, yargı çevresine ilişkin bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir.Yargıtay 5. HD'nin bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 2022/1073 Esas, 2022/2686 Karar sayılı kararında;"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanuni hakim güvencesi” başlığını taşıyan 37’nci maddesi; “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” hükmünü öngörmektedir. Bilimsel çevrelerde ve uygulamada, kanuni hakim güvencesi, uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkemenin o uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olması olarak kabul edilmektedir. 1982 tarihli Anayasa’yı kabul eden Danışma Meclisi’nin Anayasa Komisyonu’nun gerekçesinde “…bu suretle davanın olaydan sonra çıkarılacak bir kanunla yaratılan bir mahkeme önüne getirilmesi yasaklanmakta, yani kişiye yahut olaya göre kişiyi yahut olayı göz önünde tutarak mahkeme kurma imkanı ortadan kaldırılmaktadır. Bu ise tarafsız yargı merciinin ilk gereğidir.” denilmektedir. Dikkat edilecek olursa Anayasa’daki bu düzenleme hukuk ya da ceza davaları yönünden herhangi bir ayrım gözetmemiş ve uyuşmazlığın doğduğu tarihte bu uyuşmazlığı çözecek olan mahkemenin belli olması durumunda yargılama yapacak veya yargılamaya devam edecek mahkemeyi gösteren yasal bir düzenleme yapılmadığı takdirde davanın, mutlaka bu mahkeme tarafından çözüme kavuşturulması öngörülmüştür. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. O halde yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.04.2019 tarihli ve 2017/11-10 E., 2019/401 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır." ifadelerine yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevreleri belirlenmiştir. Ancak halihazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. O halde, yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan doğruya görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye gönderilmesine olanak bulunmamaktadır. Yine Yargıtay 11. HD'nin 2022/1574 Esas, 2022/2411 Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında, yeni uzman mahkemenin kurulmasıyla birlikte işin, başka bir deyişle derdest dava dosyalarının devrine veya görevsizlik kararıyla gönderileceğine ilişkin özel hüküm bulunmaması halinde, dava tarihi itibariyle görevli mahkemelerin elindeki dosyaları göndermeksizin esastan karara bağlaması T.C. Anayasası’nın 37. maddesinde düzenlenen kanuni hakim ilkesinin doğal bir sonucu olduğu ifade edilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın açılış tarihi nazara alındığında Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) davaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken devir kararı verilmesi ile akabinde dosyanın gönderildiği Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesince de görevli olmadığı hususu gözetilmeksizin yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında kara verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. O halde açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf talebinin esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın görevli Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/134 Esas, 2021/95 Karar sayılı ve 16/12/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-a)Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, b)6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi uyarınca karar verildiği anda kesin olduğundan kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ÇERKEZKÖY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) GÖNDERİLMESİNE, c)İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, d)6100 sayılı HMK'nun 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, e)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, f)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-İstinaf harç ve yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2026