T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/8 KARAR NO : 2026/282 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2018 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı tarafından mümvekkili aleyhine----.İcra Müdürlüğ…
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/8 KARAR NO : 2026/282 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2018 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı tarafından mümvekkili aleyhine----.İcra Müdürlüğünün ----Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkilinin eşi----- verdiği vekaletle işlerini yürüttüğünü, takibe konu Çekte adı geçen lehdar ------- uzun yıllara dayalı ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu ve söz konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, daha sonra -----şirketi sahibinin bu çekleri doldurup kendisine çek hesabı açtırıp kredi çektiğini, bu aşamadan sonra çekleri ilgili bankalardan geri alıp düzenleme tarihlerini değiştirerek yeniden bankalara ciroladığını, müvekkilinin bu hususlarda suç duyurusunda bulunduğunu, dava konusu çekin ön yüzü incelendiğinde düzenleme tarihinin değiştirildiği bu açıdan çekin tahrif edildiğinin görüleceğini, bu tahriften hemen sonra müvekkili aleyhine kendilerine ciro edilen bankalarca takipler başlatıldığını, işbu takipten farklı olarak ayrıca ---.İcra Müdürlüğünün ----Sayılı ve ----.İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı takiplerinde mevcut olduğunu bu takiplerde de aynı şekilde çekler üzerinde tahrifat olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığı halde hakkında başlatılan takip konusu çek'in hatır çeki olduğunu iddia ile müvekkili aleyhine başlatılan ----.İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı takibin iptaline, taminatsız olarak yargılama sonuna kadar takibin durdurulması için ihtiyati tedbir konulmasını ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kredi borçlusu ------ihbar edilmesi gerektiğini, davaya konu çek'in müvekkili bankanın kredi borçlusu dava dışı -----Tarafından ciro edilerek müvekkili bankaya verildiğini ve ibrazında karşılıksız çıktığından -----İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davada husumetin müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini, davanın müvekkili bankanın kredi borçlusu olan ------karşı açılması gerektiğini belirterek husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davacının ileri sürdüğü iddialarını müvekkili bankaya karşı sözlü veya yazılı olarak bildirmediğini, ayrıca ----- Cum.başsavcılığınca müvekkili bankaya karşı icra takibinin durdurulması yönünde verilmiş herhangi bir ihtiyati tedbir kararı veya bir bildirim bulunmadığından müvekkili bankaca icra takibi başlatıldığını, icra takibinden sonra davacı tarafından ---- İcra Hukuk Mahkemesinin -----. Sayılı dosyasıyla icra takibine itiraz davası açıldığını ancak işbu davada davanın reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosya yetkili -----. İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiğini,-----İcra Hukuk Mahkemesinin --- sayılı esasını aldığını ve davanın henüz derdest olduğunu, müvekkilinin çekte iyi niyetli hamil ve son ciranta olduğunu, çek aslı incelendiğinde dava konusu çekin usulüne uygun ve geçerli şekilde düzenlenmiş olduğu, zorunlu şekil şartlarını taşıdığı, çekin ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığının tespit edileceğini, çekin müvekkili bankaya ödenmemiş olduğunu, borcun devam ettiğini, çekdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve tahrifat iddialarının incelemeye muhtaç olduğunu, davacı tarafın iddialarını kanıtlaması gerektiğini, davacının ödemeyi katınlayan hiçbir yazılı delil sunmadığını davanın haksız açıldığını savunarak reddine karar verilmesini istemiş ve davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----.İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyasının Uyap çıktıları, ------ Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen davacılara ait----- imza asılları, ----- Asliye Hukuk Mahkemesi ile alınan davacılara ait --- ile ---- imza örnekleri, ------ Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünden gelen; ----- Noterliği'ne ait, 15/07/2008 tarihli, ----- yevmiye nolu vekaletname aslı, --- Şubesi, 30/01/2017 tarihli, 52.500 Tl bedelli, ---- seri numaralı çek aslı , ----- İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı----- sayılı gelen davacılara ait ---- ile ------ imzalarının bulunduğu sandık seçmen listesi, ATK raporu, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 72. madde kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf, ----.İcra Müdürlüğünün -----. sayılı takip dosyasına konu borç dayanağı çek üzerinde tahrifat yapıldığı, çekin hükümsüz kaldığı, bu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı taraf çekin yetkili hamili olduğunu, çekte ciro silsilesininde kopukluk olmadığını, çekin sahih olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, işbu karar davacı vekili tarafından yukarıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir. Mahkememizin --- Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, --- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin 23/11/2023 tarih, ------. sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür.---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin 23/11/2023----- sayılı takip dosyasına konu borç dayanağı çek üzerinde tahrifat yapıldığı, çekin hükümsüz kaldığı, bu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı taraf çekin yetkili hamili olduğunu, çekte ciro silsilesininde kopukluk olmadığını, çekin sahih olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, işbu karar davacı vekili tarafından yukarıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir. Davaya konu çek kıymetli evrak vasfı sebebi ile temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak ödeme belgesidir. Bu niteliği itibariyle keşideci ve hamil arasında temelinde hukuki ilişki bulunmaması çekin geçerliliğine etkili değildir. HMK 190. maddesi uyarıca dava konusu çekin hatır çeki olduğunu kanıtlamak bu iddiadan yarar sağlayacak olan davacı tarafa aittir. Davacı taraf bu yönde dosyaya herhangi bir delil sunmadığından çekin hatır çeki olduğu kanıtlanmamıştır. Keşide tarihi çekin zorunlu unsurlarından olup kural olarak keşide tarihi değiştirilirse keşidecinin değişiklik yanına paraf/ imza atmış olması lazım gerekir ancak paraf/ imza bulunmadığı takdirde senet metninde yazan tarih keşide tarihi sayılır. Tarihin kimin tarafından değiştirildiğinin dosyada bilgi- belge ve delille desteklenmemektedir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ve Yargıtay -----. Hukuk dairesi'nin -----karar sayılı; "Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı, imzanın da sahte olduğu yönündeki itirazlar, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK'nun 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılmalıdır. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi ya da imzalanması gerekir" şeklindeki kararı uyarınca, keşide tarihindeki değişikliğin sahteliğinin bilirkişi incelemesi ile saptanması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2018 tarihli ----- Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; bir çekin keşide tarihinin değiştirildiği iddiasında, ibraz süresi belirlenirken değişiklikten önceki keşide tarihi esas alınır. Eldeki davada, davaya konu çekin keşide tarihinin sahte parafla değiştirildiği ve gerçek keşide tarihine göre de süresinde ibraz edilmediği iddia edilmiş olup tahrifatlı olduğu sübuta eren ve süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo vasfını kaybedeceğinden bu iddialara yönelik araştırma yapılması gerekirken araştırma yapılmadığı delillerin değerlendirilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmeksizin---- Asliye Ticaret Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. hükmü uyarınca kaldırılmasına, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde, davacının eşi --- müvekkili adına vekaletle hareket ettiğini, ----- imzasının incelenmesi gerektiğini ileri sürdüğü gözetilerek, bankadan davacının eşi ------ verdiği vekaletname aslının celp edilerek, davacı ve eşinin usulünce imza örneklerinin alınarak ve çekin keşide tarihinden önce ve sonraya ilişkin imzalarının bulunduğu belge asılları toplanarak yöntemince imza incelemesi yapıldıktan sonra inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermişlerdir. Davacı ve eşinin imza asılları ilgili kurumlardan getirtilmiş, Mahkememiz dosyasının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiş ve ---- ait ıslak imza örneklerinin tamamı ve vekaletname aslı (davacının eşi ---- verdiği vekaletname aslı) birlikte incelenerek; çekteki imzaların (çekin üzerindeki keşide tarihindeki parafın) davacı ----- ait olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu raporunda özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekte keşide tarihi bölümünde atılı iki adet düzeltme imzası ile ----- mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporu olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;Uyuşmazlık takip konusu çekin lehtar tarafından keşide tarihinde değişiklik yapılarak tekrar tedavüle sokulması nedeniyle düzeltme öncesi davacının hamile borçlu olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizin ----- Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, taraf vekillerinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmaları sonrası ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesinin 23/11/2023 tarih, -----Sayılı kararı ile "... Eldeki davada, davaya konu çekin keşide tarihinin sahte parafla değiştirildiği ve gerçek keşide tarihine göre de süresinde ibraz edilmediği iddia edilmiş olup tahrifatlı olduğu sübuta eren ve süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo vasfını kaybedeceğinden bu iddialara yönelik araştırma yapılması gerekirken araştırma yapılmadığı delillerin değerlendirilmediği anlaşılmakla kararın kaldırılmasına, davacının eşi --- müvekkili adına vekaletle hareket ettiğini, ---- imzasının incelenmesi gerektiğini ileri sürdüğü gözetilerek, bankadan davacının eşi ------ verdiği vekaletname aslının celp edilerek, davacı ve eşinin usulünce imza örneklerinin alınarak ve çekin keşide tarihinden önce ve sonraya ilişkin imzalarının bulunduğu belge asılları toplanarak yöntemince imza incelemesi yapıldıktan sonra inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere..." mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca imza örnekleri toplanmış, vekaletname aslı getirtilmiş ve dosya imza incelemesi yapılmak üzere ATK'ya gönderilmiştir. Hazırlanan raporda dava konusu çekte keşide tarihi bölümünde atılı iki adet düzeltme imzası ile ------mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği kanaatine varıldığından davacının bu çek nedeni ile borçtan sorumlu olmayacakları kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına dair delil bulunmadığından davacının şartları oluşmayan kötüniyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE; davacının ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine dayanak çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyetli takip tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 3.586,28 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 896,57 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.689,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 896,57 TL peşin harç toplamı olan 932,47 TL 'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ve yargılama giderleri olan 7.700,00 TL ATK fatura bedeli ile 2.280,40 TL posta/müzekkere olmak üzere toplam 9.980,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.