T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/48 Esas KARAR NO : 2025/1235 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/09/2021 NUMARASI : 2019/153 Esas, 2021/819 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/48 Esas KARAR NO : 2025/1235 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/09/2021 NUMARASI : 2019/153 Esas, 2021/819 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin oto tamirhane niteliğindeki işyerinin 16.05.2018 başlangıç tarihli işyeri poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, 24.07.2018 tarihinde işyerinde hırsızlık olayı yaşandığını, davalı sigortacının; "alarmın çalmasından itibaren 7 dakika içerisinde alarm şirketinin polise haber verdiği, polisinde 3 dakika içerisinde olay yerine intikal ettiği, çalındığı beyan edilen oto lastik, akü ve oto aksesuarının bu sürede çalınmasının mümkün olmadığı, hırsızlığın teşebbüs aşamasında kaldığı" gerekçesiyle sigorta tazminatını ödemediğini, kollukça düzenlenen olay yeri inceleme tutanağına göre hırsızlığın polise 03:30'da bildirildiğini ve polisin olay yerine 10 dakika içinde 03:40'da intikal ettiğini, bu nedenle polisin işyerine 3 dakikada intikal ettiğine dair ekspertiz raporunun hatalı olduğunu, alarmın 03:21'de çalmaya başladığı ve polisin 03:40'da işyerine ulaştığı gözetildiğinde, hırsızlığın 19 dakikada tamamlandığını, bu sürede malların çalınması mümkün olup, çok daha kısa sürede işyerlerinin boşaltıldığına dair birçok haberin televizyonlarda yer aldığını, davalı sigortacının müvekkilinin hırsızlık suçunu uydurduğu yönündeki isnadı ile ilgili haklarını saklı tuttuklarını, 26.083,10 TL hasar bedeli ve 1.038,14 TL işlemiş faiz olarak toplam 27.121,24 TL alacağın ödenmesi için davalı sigortacı hakkında İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlık ile sona erdiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; rizikonunun gerçekleştiğini ispat yükünün sigortalıda olduğunu, sigortalının hasarın gerçek bir hırsızlık sonucu gerçekleştiğini ortaya koyması gerektiğini, sigortalının poliçenin düzenlenmesinden kısa bir süre sonra 14.05.2018 tarihinde işyerinde hırsızlık olayı yaşandığını iddia ederek müvekkili şirkete başvurduğunu, ancak bu başvurunun işyerinde alarm bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, sonrasında sigortalının 24.07.2018 tarihinde yeniden işyerinde hırsızlık yapıldığını ihbar ettiğini, alınan araştırma raporunda; "alarm şirketinin polise haber vermesinden sonra polisin 7 dakikada olay yerine intikal ettiği, bu kadar kısa süre içerisinde 124 oto lastiği, 8 adet akü ve 900 adet oto aksesuarının çalınmasının mümkün olmadığı, bina sakinlerinin olayla ilgili bir şey duymadıklarını beyan ettiği ve sigortalının mal aldığını iddia ettiği şahsın abisi olduğu" hususlarının tespit edildiğini, ekspertiz raporunda kapı üzerindeki kanırtma izlerinin bir önceki hasardan kalan izler olduğu, yeni bir kanırtma izi bulunmadığının tespit edildiğini, buna göre çalındığı beyan edilen emtiaların bu kadar kısa sürede çalınmasının imkansız olması, diğer yandan kapıdaki kanırtma izlerinin öncesinden kalması nedeniyle sigorta tazminatı ödenmediğini, davacının riziko öncesi işyerinde bulunan emtianın miktarı ve mevcudiyetini geçerli belgeler ile kanıtlaması gerektiğini, müvekkili şirket takipten önce temerrüte düşürülmediğinden, işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının çalındığını beyan ettiği emtiaların faturalarını sunduğu, sözkonusu emtiaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi heyetinin hırsızlık süresinde sözkonusu emtianın çalınmasının mümkün olduğunu belirttiği, buna göre davacının hırsızlığın gerçekleştiğini ve 26.083,10 TL zarar miktarını ispatladığı, ancak mal sigortalarında ihbardan 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı ve davalının bu tarihten itibaren temerrüde düşeceği, buna göre takip tarihine kadar işlemiş faizin 627,07 TL olarak hesaplandığı, fazla faiz isteminin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 26.083,10 TL asıl alacak ve 627,07 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; sigortalının rizikonun gerçekleştiğini ispat etmesi gerektiğini, kapıdaki kanırtma izlerinin önceki hırsızlıktan kaldığını, ekspertiz ve araştırma raporuna göre hırsızlığın gerçekleştiği iddia edilen sürede, davacının belirttiği emtiaların çalınmasının mümkün olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte her halükarda hasar miktarının yüksek belirlendiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, sigorta alacağının davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacıya ait işyerinin 16.05.2018 başlangıç tarihli işyeri poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, davacının 24.07.2018 tarihinde işyerinde hırsızlık olayı yaşandığı gerekçesiyle poliçede yer alan hırsızlık teminatı kapsamında ödeme yapılmasını talep ettiği, davalı sigorta şirketinin başvuruyu reddettiği, bunun üzerine davacının sigorta alacağı ve işlemiş faiz olarak toplam 27.121,24 TL alacağın tahsili için davalı sigorta şirketi hakkında takip başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sigortalı işyerinde hırsızlığın gerçekleştiği ve davacının zararını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İtirazın iptali davasının koşullarından biri borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağlamasıdır. Takip kesinleştikten sonra itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 2015/10027 Esas, 2016/3527 Karar sayılı kararı)Somut davada, ilamsız takipte ödeme emri davalı sigorta şirketine 24.12.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı sigorta şirketi 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra, 03.01.2019 tarihinde takibe itiraz etmiştir. Bu durumda somut olayda, itirazın iptali davasının koşulları gerçekleşmemiştir. Zira kesinleşmiş icra takibine karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar, HMK'nun 114. maddesinde dava şartlarından sayılmıştır. Dava şartları, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir(HMK'nun 115/1 md.). Bu durumda mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/153 Esas, 2021/819 Karar sayılı ve 02/09/2021 tarihli kararının HMK 353/1.a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 327,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 287,84 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 27.121,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 456,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 159,26 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL istinaf yargılama gideri ile 618,24 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 658,24 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/10/2025