Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mevcut ücret ve sosyal hakları korunarak sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, hâlen Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda veri giriş personeli olarak çalıştığını, davacının Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası üyesi olduğunu, davacı ile İdare arasında 02.04.2018 tarihinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesind
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mevcut ücret ve sosyal hakları korunarak sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, hâlen Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda veri giriş personeli olarak çalıştığını, davacının Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası üyesi olduğunu, davacı ile İdare arasında 02.04.2018 tarihinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde idari şartnameye atıf yapılmak suretiyle davacıya asgari ücretin %20 fazlası tutarında ücret ödeneceğinin belirtildiğini, ayrıca bu şekilde belirlenecek temel ücrete devam eden yıllarda altışar aylık dönemler için toplu iş sözleşmesinde öngörülen %4 oranında zammın uygulanması gerekirken işverence 01.01.2019 tarihinden itibaren eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçen davacıya ödenmesi gereken ücretin belirlenmesi ve davacının ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.