TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/09/2025 NUMARASI : 2024/458 Esas, 2025/681 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/358 KARAR NO : 2026/501 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/09/2025 NUMARASI : 2024/458 Esas, 2025/681 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle sözleşme gereği yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir. Davacı arsa maliki, davalının yönetim kurulu başkanı ve %98 hisse ile hakim ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu dava dışı ... şirketi ile 752 ada, 57 nolu parsel üzerinde kat karşılığında inşaat yapılmak üzere 15.09.2021 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, daha sonra dava ve ihtilaf dışı diğer arsa maliki ... ile davalının da taraf olduğu 21.10.2021 tarihli yeni bir sözleşme yaptıklarını, iş bu ikinci sözleşme akdedilmeden önce davalı ile 2021 yılı Eylül ayında yaptıkları sözlü anlaşma ile davalının ... şirketinde sahip olduğu hissesinin yarısını bedeli karşılığında kendisine devretmeyi taahhüt ettiğini, bu sözleşmeye istinaden talebi üzerine hissedarı ve yetkilisi olduğu ... İnşaat şirketi hesabına toplamda 81.650,950TL + 576.000 USD ödeme yaptığı halde davalının hisse devri yapmadığını, bu nedenle sözleşmeden döndüğünü belirterek hisse bedeli karşılığı ödediği toplam bedelden şimdilik 2.000.000 TL'sinin iadesini talep etmiştir. Davalı ise, akdi ilişkiyi reddederek, davacı tarafından gönderilen paraların kira alacaklarının temliki sözleşmesine binaen dava dışı ... hastanesinin yatırdığı paraların aktarılmasından ibaret olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ''Havale işlemleri dava dışı şirketin hesabına gönderilmiş olmakla sözleşme kapsamında mı gönderildiği yahut hisse devri saiki ile gönderilmiş ise, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava dışı ... şirketine yöneltilecek dava kapsamında incelenip anlaşılacağından eldeki davada, gönderilen paraların iadesi istemi bakımından davalının pasif husumetinin olmadığı anlaşılmış, davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Pasif husumet, esas itibariyle, taraf ve dava ehliyetinden farklı olarak esastan verilen bir kararsa da AAÜT' nin 7/2 maddesi uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. '' şeklindeki gerekçeyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından usulünce istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf talebinde özetle, davalı ile müvekkili arasında 2021 yılının Eylül ayında sözlü olarak hisse devri sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin yazılı şekil şartına bağlı olmadığını, davalının talebi üzerine paranın ... şirketinin hesabına gönderildiğini, havale dekontlarındaki açıklamalardan da paranın hisse devri karşılığı gönderildiğinin belirtildiğini, ... şirketinin kendi hesabına yapılan ödemelere itiraz etmediğini, davalı ile yapılan hisse devri sözleşmesinin varlığını kanıtlayan diğer hukuki olguların ( delil başlangıcı, karineler....) yok sayıldığını beyan etmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı akdi ilişkiyi reddetmiştir. Bu durumda uyuşmazlık, akdi ilişkinin varlığına ilişkindir. Davacı, davalı ile Hisse Devir sözleşmesi yaptığını, sözleşme uyarınca hisse karşılığı ödemeyi yaptığı halde davalının ortağı olduğu dava dışı ... inşaat şirketindeki hissesinin yarısını devretmediğini ileri sürerek sözleşmeden döndüğünden bahisle ödediği bedelin iadesini istemiştir. Mahkemece ödemelerin dava dışı ... şirketi hesabına yapılmış olması nedeniyle davalının pasif husumetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa davacı, davalının talebi (talimatı) üzerine ödemeyi dava dışı şirket hesabına yaptığını iddia etmiştir. Davacının iddiasına göre ödemenin davalının talebi üzerine davalının ortağı olduğu dava dışı ... şirketi hesabına yapılmış olması, 3.kişi lehine bir sözleşme (TBK m.129) veya alacağın devri (TBK m.182) niteliğinde olmayıp, niteliğince sözleşmenin ifa yerini belirleyen ödeme talimatıdır. Bu durumda, ödemenin yapıldığı ... şirketini sözleşmenin tarafı saymak mümkün değildir. Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği, sözleşmeler ancak ve sadece akidleri arasında hak ve borç doğurur. Bir sözleşmenin varlığı, geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı, kanun gereği bir şekil şartına bağlanıp bağlanmadığı bazen bir ispat sorunu ve bazen de geçerlilik şartı olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasında iddia edildiği şekilde anonim şirket pay devrini konu alan geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığının belirlenmesi için tarafların tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/09/2025 tarih, 2024/458 Esas, 2025/681 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.