Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13907 E. , 2024/1165 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13907 Karar No : 2024/1165 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Entegre Kimya Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen inc
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13907 E. , 2024/1165 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13907 Karar No : 2024/1165 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Entegre Kimya Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bursa ili, Gemlik ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Mevcutta Isı Eldesi Yapılan 2 Adet Kazanın Yerine 1 Adet 38 Mw Kazan Ünitesi Yatırımı" projesi hakkında verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından, yakın zamanda Marmara Denizi'nin büyük bir müsilaj tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı, gerek ulusal gerekse de uluslararası kuruluşlar tarafından düzenlenen raporlarda müsilajın en büyük nedeninin denizlerde yaşanılan kirlilik olduğunun ortaya konulduğu, Gemlik Körfezi ve kıyılarının da bahse konu kirliliğin en yoğun yaşandığı bölgelerden olduğu, gerçekleştirilmesi planlanan proje ile kirliliğin daha da çok artacağı şeklinde iddialarda bulunulmak suretiyle davaya konu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararına esas proje tanıtım dosyasında, denizden su çekimi yapılmayacağı, bu kapsamda deniz suyunun soğutma maksatlı kullanılmayacağı, projenin Marmara Denizi ve Gemlik Körfezi'ne ya da deniz ekosistemine doğrudan bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan, kurulması planlanan yeni buhar kazanlarının, teknolojik açıdan hava kirliliğini azaltıcı etkilerinin bulunduğu, kazanlardan salınan emisyonların hali hazırda kullanılan eski tip kazanlara göre daha da azalacağı, yer altı suyu ve beslenimi açısından olumsuz bir etkisinin bulunmadığı, hem mevcut durum hem de yeni proje için sera gazı salınım miktarları, hangi miktarda cüruf ve uçucu kül olacağı ile yakıt tüketimi konusunda somut veriler dışında proje tanıtım dosyasında öngörülere dayalı tahminlerde bulunulmuş ise de, bu durumun sonradan giderilebilir bir eksiklik niteliğinde olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu karara konu projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından giderilemeyecek düzeyde bir sakıncanın bulunmadığı, bu nedenle işleme hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu işlem hakkında nihai ÇED raporu düzenlenerek, "ÇED Olumlu kararı" verilmiş gibi değerlendirme yapıldığı, projenin mahiyeti itibarıyla çevresel etki değerlendirmesi sürecine tabi kılınması gerektiği; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan bilirkişi raporunda yer verilen eksikliklerin tespit edildiği, kazan değişimi sonucunda, yıllık kömür tüketimi ve çamur-cüruf ve baca gazı emisyonlarında artış olacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1. Davalı tarafından cevap verilmemiştir. 2. Davalı yanında müdahil tarafından, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca projenin, EK-2 listesinin 40. maddesi uyarınca çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler arasında yer aldığı, bu kapsamda tesis edilen dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; mevcut projede yer alan buhar kazanlarının yenisi ile değiştirilmesine yönelik projenin, üretim sürdürülebilirliği, teknik, çevresel ve iş sağlığı yönlerinden zorunluluk teşkil ettiği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile temyiz dilekçesindeki iddiaları arasında tutarsızlıklar bulunduğu; yeni teknoloji ile yapılması planlanan kazan ünitesinin proje kapsamında kömür ihtiyacı ve emisyon miktarlarında artışa neden olmayacağı, söz konusu ünitenin, önceki ünitelere nazaran daha verimli çalışacağı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.