T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1359 KARAR NO : 2025/1776 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/1087 Esas 2025/5 Karar KARAR TARİHİ : 06/01/2025 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, y…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1359 KARAR NO : 2025/1776 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2024/1087 Esas 2025/5 Karar KARAR TARİHİ : 06/01/2025 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/06/2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki müvekkili şirkete ait .... plakalı araca çarparak çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, olay nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, izah ettikleri nedenlerle Manisa İcra Müdürlüğünün 2023/101837 esas (eski Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2023/4755) sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava edilmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER : Manisa İcra Müdürlüğü 2023/101837 Esas sayılı dosyası, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davanın TTK.'nun 4/1 maddesine göre ticari dava niteliği taşıdığı tartışmasız olduğu halde, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği, davacı tarafça dava dosyasının Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesinden önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı, mahkemece 30/12/2024 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı sunmak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen, 1 haftalık kesin süre içerisinde dava açılmadan önce arabuluculuğa ilişkin olarak başvuruda bulunulduğunu gösterir herhangi bir açıklama veya beyanın dosyada mevcut olmadığı, dava açıldıktan sonra 27/11/2024 tarihli arabuluculuk tutanağını sunduğu, arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığı, ancak TTK 5/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18-A/2 maddelerine göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurması gerektiği, Yargıtay 11 Hukuk 2023/1047 Esas 2024/4340 Karar sayılı ilamınında bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya bakmakla görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işlemi tamamlanmış olup hmk'nin 115/3. maddesinde gözönüne alındığında dava şartı yokluğundan red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı vermesi usul ekonomisiyle örtüşmediğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında farklı bir yargıtay kararına dayanmasının adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini beyan ederek; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2024/1087 E., 2025/5 K. Sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile, hukuka ve fiili gerçeklere aykırı olan Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin2024/1087 E., 2025/5 K. Sayılı kararının HMK m. 353/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteğine ilişkindir. İDM'nce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. Maddesine göre de; "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; 19/12/2018 tarih 30630 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 Sayılı TTK un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7155 Sayılı aynı Kanunun 23. maddesi hükmü ile 6325 Sayılı hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 4.bölümden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 26 ıncı maddesinin (1) inci fıkrası (a) bendi uyarınca bu kanunun 10, 20 ve 21 inci maddelerinin 01/01/2019 tarihinde,(b) bendinde 1 ila 9 uncu maddeleri ile geçici 1 inci maddesi, 18 ve 19 uncu maddelerinin 01/06/2019 tarihinde, (c) bendinde diğer maddelerinin yayımı tarihinde, yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; davacı şirket tarafından davalılar aleyhine açılan araç değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istekli davanın, önce Manisa 1 AHM açıldığı, Manisa 1. AHM tarafından 22/10/2024 tarih, 2023/246 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, 24/12/2024 tarihinde görevsizlik kararı kesinleşmesiyle dosyanın 30/12/2024 tarihinde Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine geldiği ve tensibinin yapıldığı, davacı tarafça 20/11/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, 27/11/2024 tarihli uzlaşma sağlanamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağının 03/01/2025 tarihinde mahkemeye ibraz edildiği anlaşılmıştır. Öncelikle, davanın sürücü dışındaki taraflarının tacir olması, tacirler arasındaki haksız eylemden kaynaklanan bu davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle de ilgili bulunması nedeniyle TTK.'nun 4/1 maddesine göre , nisbi ticari dava niteliği taşıdığı tartışmasız olup; davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gibi anılan yasal düzenlemeler gereği taraf şirketler arasındaki dava açısından arabuluculuk dava şartının resen gözetilmesi gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, somut olayda, anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından, Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/10/2024 tarih, 2023/246 Esas, 2024/379 Karar sayılı görevsizlik kararı kesinleşmeden 20/11/2024 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de görevli ve yetkili Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulduğu anlaşılmakla, arabulucuk dava şartı yerine getirildiği halde, Mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığından (Yargıtay 4 HD 2022/2757 .E.2022/17299 K. 20/12/2022 T. , Yargıtay 11HD 2024/3454 E. 2025/1836 K. 17/03/2025 T.) davacı vekilinin bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. Öte yandan, eldeki davada işleten şirket ile birlikte sürücü de davalı gösterilmiştir. Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58.maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı şirket dışındaki diğer gerçek kişi sürücü hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalı yönünden uygulanamayacağından, bu davalı hakkındaki davaya devam olunması gereklidir. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin kabulüne göre dahi, davalı ... yönünden yargılamaya devam olunması gerekmesine rağmen, bu davalı yönünden de dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden de kabulü gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aşağıdaki durumlar arasında; (a-6) bendinde;"mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır. Eldeki davada, davalı şirket bakımından arabuluculuk dava şartı yerine getirildiği, diğer davalı bakımından dava şartı arabuluculuk bulunmadığı halde, tarafların esastan delillerinin toplanması, değerlendirilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci maddesinin (a-6) ıncı maddesine aykırı olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına ve davanın esastan incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1087 Esas 2025/5 Karar sayılı, 06/01/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacının peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 09/10/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.