9. Hukuk Dairesi 2010/25373 E. , 2012/36597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, fazla mesai ücretinin faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkili
**9. Hukuk Dairesi 2010/25373 E. , 2012/36597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, fazla mesai ücretinin faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin işe giriş tarihinin 13.05.1985 olduğunu, 05.05.2004 tarihinden itibaren de güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, zamlı fazla mesai ücretinin ödenmediğini, Toplu İş Sözleşmesi gereği yapılan fazla çalışma 3 saatin altında olsa dahi 3 saat üzerinden hesaplanarak % 100 zamlı olarak ödeneceğinin öngörüldüğünü iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000 TL fazla mesai zamlı ücretinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, işçilerin çalışma süresinin haftalık 45 saat olduğunu, davacının fazla mesai yaptırılabilecek personel arasında sayılmadığı gibi, idari veya fiili olarak herhangi bir fazla mesaisinin bulunmadığını, davacının değil fazla çalışma, haftalık fiilen 45 saat dahi çalışmadığını, alacağı bulunsa dahi zamanaşımına uğradığını, faiz isteminin de yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, 07:30-18:00 saatleri arasında çalışılan dönemde davacının çalışmasının niteliği, çalışılan süre nazara alındığında 10,5 saatlik çalışma süresi bulunduğunun görüldüğü, böyle uzun süreli çalışmalarda ara dinlenmesinin 1 değil 1,5 saat olarak nazara alınması gerektiği, bu durumda davacının fazla mesai yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir. Somut olayda, davacının 07.30-18.00 saatleri arasında çalıştığı dönemler için, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve ilke kararı uyarınca 1 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile 1,5 saat ara dinlenmesi düşülmek suretiyle davanın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.