TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1375 KARAR NO: 2026/22 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 17/03/2022 NUMARASI : 2021/514 Esas - 2022/217 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1375 KARAR NO: 2026/22 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 17/03/2022 NUMARASI : 2021/514 Esas - 2022/217 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/06/2021 tarihinde, müvekkilinin kızı ...'ün çift taraflı kaza sonucunda vefat ettiğini, müvekkillerinin murisinin vefatına sebep olan ... plakalı ticari aracın davalı ... AŞ nezdinde KTK zorunlu mali sorumluluk sigortası olduğunu beyanla, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin talep ettiği eksik evrakın davacı tarafından tamamlanmadığını, davanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu ve trafik sigortası genel şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "davanın artırılan haliyle kabulüne, 378.478,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının 10/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili, davacının başvuru esnasında zorunlu ve gerekli olan evrakı ibraz etmediğini, her durumda hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun yasal mevzuata aykırı ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak tazminat tutarının yeniden belirlenmesi ve hazırlanan raporda müteveffanın annesinin bakiye ömrünün (rapor tarihinde halen hayatta olduğundan) rapor tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplanması gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazada müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, ıslaha konu edilen tutar için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) tazminat talebine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nin 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut olayda; yolcu olan desteğin müterafik kusur indirimi gerektiren eylemi bulunmadığından, belirlenen tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik yoktur.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda; davacı annenin bakiye ömür hesaplamasının kaza tarihindeki yaşına göre yapıldığı, bu uygulamanın dosya içeriği ile Yargıtayın yerleşik uygulamasına uygun olduğu (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/10863 Esas, 2024/2588 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı da kabul edilmemiştir. Ayrıca, belirsiz alacak davası niteliğindeki davada, davalı sigorta şirketi, hükmolunan tüm tazminat yönünden, sigortacıya ihbar tarihten itibaren 8 iş günü sonrası itibarıyla temerrüde düştüğünden, kabul edilen tüm tutara başvuru sonrasındaki 8. İş gününden itibaren faiz yürütülmesi isabetli olduğundan bu konuda yapılan istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 25.853,85 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.463,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.390,39 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/01/2026