T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/343 Esas KARAR NO : 2025/1443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI : 2020/510 Esas, 2021/828 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 06/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/343 Esas KARAR NO : 2025/1443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI : 2020/510 Esas, 2021/828 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 06/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ye ait Hoşdere Mevkii Tunç Cad. ...adresinde bulunan ... üretim binasının müşterek sigorta teminatı altına alındığını, söz konusu yerde bir takım başka işler ile birlikte kablo kanalı üzeri platform kapama işinin davalı şirket tarafından yapıldığını, 02/09/2019 tarihinde davalı çalışanları olan ... ... ve ... tarafından özel ürünler üretim binası çatısından bir alt kattaki elektrik panolarına giden enerji kablolarının üzerine çelik platform ve saç panel kaplama işinin yapımı sırasında kaynak çapaklarının elektrik kablolarının üzerine düşerek kablo izalasyonlarının tutuşmasına sebebiyet vererek çıkan yangın sonucunda hasar meydana geldiğini, davalı şirket ve çalışanlarının, sigortalı şirketten çalışma izni çıkmaksızın, yangın battaniyesi, yangın tüpü bulundurulmaksızın, rüzgarın etkisini azaltacak ve çapakları kontrol altına alacak önlem almaksızın işe başlanmasından ötürü yangının ve hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinden kusurlu olduğunu, hasar sebebiyle müvekkili tarafından 21/01/2020 tarihinde sigortalısına toplamda 20.932,79 TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin rücuen tahsili için İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında aslında sigorta ettirenin kusuru bulunmasına rağmen hasar ödemesi yaptığını, zira sigortalı ile müvekkili şirketin yapılacak tamirat işlemleri için mutabakat sağladığını, ancak müvekkiline gösterilen çalışma alanının dışında olup taş yünü ile kapatılması sebebiyle görünmeyen ve bilinmesi imkan kabilinde olmayan havalandırma bacasının amacı dışında kullanılarak elektrik kabloları aktarım alanı olarak tesisat döşendiği bilgisinin verilmediğini, bu halde taşeronluk işinin inşa ve ifası için müvekkiline alanın teslim edildiğini, gıyapta hazırlanan eksper raporunun hayal ürünü olduğunu, proje ve riziko bilgileri verilmeden teslim alınan çalışma alanında müvekkili tarafından çalışmaya başlandığını, bu çalışma alanının alt kısmının taş yünü ile kapalı olması nedeniyle bir endişe veya haricen bir güvenlik tedbirine gerek duyulmadığını, bu vakıanın haksız eylem olarak değerlendirilmesinin hukuken imkan kabilinde olmadığını, çalışma alanındaki güvenlik zaafiyeti oluşturabilecek rizikolar müvekkiline bildirilseydi tedbir ekipmanları ile bu amaçla yapılması gereken harcama kalemlerinin sözleşmeye işlenerek kayıt altına alınacak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; sigortalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket yetkilisinin katılımıyla 26/08/2019 tarihinde yapılan toplantıda kablo kanalı üzeri platform kapama işinin (Efervesan çatı boru şaftı üzeri tava kapama alt çelik konstrüksiyon çalışması) davalı şirkete verilerek 29/08/2019 tarihinde işe başlanmasına karar verildiği, bu iş ile ilgili herhangi bir özel sözleşme yapılmadığı, kararın toplantıda alındığı, 02/09/2019 tarihinde davalı şirket çalışanları ... ... ve ... tarafından Özel Ürünler Üretim Binası çatısında bulunan kablo köprüsü üzerinin çelik platformla kapatılma işine başlandığı, kaynaklı çalışma sırasında kaynak kıvılcımlarının, işin yapıldığı alanın altında saçlarla kapatılmış kapakların arasındaki kablo izolasyonlarının üzerine düşerek kablo izolasyonlarını tutuşturduğu ve söz konusu yangına neden olduğu, sigortalı ile davalı şirket arasında bir sözleşme bulunmadığından yapılacak iş ile ilgili olarak işin planlanması, alınması gereken tedbirler ve risk analizi gibi iş güvenliğine ilişkin hususların dikkate alınmadan işin davalı tarafa verildiğinin açık olduğu, davalı çalışanlarının, kaynak sırasında yangın güvenliği adına gerekli önlemlerin alınmaması, yangın güvenliğine uygun yeterlilikte ve donanımda çalışılmamış olması sebebiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, kablo hasarlarının onarılması için ekspertiz raporunda belirlenen fiyatların olayın meydana geldiği tarihteki piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, tadilatı yaptıran davacı sigortalısının çalışma öncesinde çalışma yapılacak alanda risk değerlendirmesi yapmaması, davalı çalışanlarını denetlemesi gerekirken bu özen ve dikkati göstermemesi sebebiyle %40 oranında kusurlu olduğu, davalının ise çalışma alanını yangına karşı güvenli hale getirmeden çalışmalara başlaması, özensiz, dikkatsiz ve gerekli tedbirleri almadan kaynak işlemine başlayarak yangın çıkmasına sebep olmasından ötürü %60 oranında kusurlu olduğu, hasar miktarının 209.327,86 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin payının poliçe uyarınca %10 olduğu ve kusur oranları dikkate alındığında davalının hasarın 12.559,674 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilebileceği gerekçelerine istinaden icra takibine yönelik itirazın 12.559,67 TL asıl alacak ve 509,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.068,94 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından ve alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket sigortalısının yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, herhangi bir somut tespite dayanmayan bilirkişi raporuna dayalı kusur atfının hukuki dayanağının bulunmadığını, işin 29/08/2019 tarihinde yapılması kararlaştırılmasına rağmen davalı şirket ve çalışanlarının farklı bir tarihte, kaynaklı çalışma yapılacağını bildirmeden ve gerekli güvenlik önlemlerini almadan işe başladığını, sigortalı şirket çalışanlarının beyanları ile de bu hususun sabit olduğunu, bu nedenle sigortalı şirketin çalışma öncesinde alanda risk değerlendirmesi yapması veya davalı çalışanlarını denetlemesinin mümkün olmadığını, davalının, müvekkili şirket sigortalısının bilgisi ve onayı olmadan işe başladığını, sigortalı şirket ile davalı şirket arasında mevcut olan genel iş sözleşmesi hükümleri gereği, davalının meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, bu sözleşme uyarınca meydana gelen her türlü zarar ve ziyandan yüklenici olan davalının sorumlu tutulduğunu, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yangın yönetmeliğine aykırı olarak tanzim edilen uydurma bir özel rapor ile müvekkilinin %100 kusurlu kabul edildiğini, bilirkişilerin kusur oranlarına ilişkin değerlendirmelerinin bilimsel verilerden uzak ve farazi olduğunu, iddia olunan değişen kablolar konusunda dava dosyasına teklif fölyolarının sunulmadığını, satın alınan kabloların faturası ile hurda olarak satılan dış çeperi hasar görmüş olan kabloların satış faturasının da sunulmadığını, bu evrakların dosyaya ikmali ve yapılacak inceleme ile ürünün ne kadara mal edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, maddi zararın tespitine yönelik taleplerinin hiçbir aşamada dikkate alınmadığını, AFAD tarafından yayınlanan "Yangınlara Karşı Alınması Gereken Önlemler" kılavuzunda 6 adet düzenleme bulunmakta ise de, bu hususlara ilişkin dosyaya hiçbir evrak sunulmadığını, yangın alanında yapılması zorunlu olarak gerekenlerin somut olayda mevcut olmadığını, yangının hangi sebepten çıktığı konusunda bir itfaiye raporunun bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, poliçe kapsamında ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında 20.932,79 TL asıl alacak ve 1.152,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.084,79 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. arasında 31/12/2018-31/12/2019 tarihleri arasında geçerli Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesi akdedildiği, riziko adresinin "Hoşdere Mevkii, Tunç Cad. ... , ... Üretim Binası, Esenyurt/İstanbul" olduğu, 02/09/2019 tarihinde sigortalı yerde meydana gelen yangın sebebiyle oluştuğu belirtilen hasara karşılık davacı tarafından 21/01/2020 tarihinde sigortalısına 20.932,79 TL ödeme yapıldığı ve meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğundan bahisle başlatılan icra takibine itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.16/12/2019 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunda; kablo kanalı üzeri platform kapama işinin ... Alüminyum Ltd. Şti. (davalı) yetkilisinin de katıldığı 26/08/2019 tarihli toplantıda bu firmaya verildiği ve işe 29/08/2019 tarihinde başlanmasının kararlaştırıldığı, firma çalışanlarının kaynak ile çalışma yapılacağı zamanı bildirmeden ve gerekli güvenlik önlemlerini almadan işe başladığı ve söz konusu hasarın meydana geldiğinin kanaatine varıldığı, meydana gelen hasar nedeniyle firmaya rücu imkanının mevcut olduğu, toplam hasar miktarının 209.327,86 TL olduğunu, müşterek sigorta uyarınca %10 payına göre ... Sigorta A.Ş.'nin 20.932,79 TL'den sorumlu olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17/03/2021 tarihli raporda; özel ürünler üretim binası çatısında bulunan kablo köprüsü üzerinin çelik platformla kapatılma işinin davalı çalışanları tarafından yapılması sırasında kaynak yapılırken çıkan kıvılcımların yanıcı malzemeye temas etmesi ile yangının meydana geldiği, tadilatı yaptıran davacı sigortalısının, çalışma öncesinde çalışma yapılacak alanda risk değerlendirmesi yapmamış olması, davalı çalışanlarını denetlemesi gerekirken bu özen ve dikkati göstermemesi sebebiyle %40 oranında kusurlu olduğu, davalı taşeron firmanın ise, çalışma alanını yangına karşı güvenli hale getirmeden çalışmalara başlaması, özensiz, dikkatsiz ve gerekli tedbirleri almadan kaynak işlemine başlayarak yangın çıkmasına sebep olduğundan %60 oranında kusurlu olduğu, kablo hasarlarına ilişkin ekspertiz raporunda detaylı değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakla kablo hasarlarının onarılması için belirlenen fiyatların olayın meydana geldiği tarihte piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, sovtaj bedeli tenzil edilerek hasar miktarının 209.327,86 TL olarak hesaplandığı, davacı sigorta şirketinin payının poliçe uyarınca %10 olduğu ve kusur oranları dikkate alındığında davalının hasarın 12.559,674 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faizin 509,27 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/09/2021 tarihli ek raporda, önceki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Davacı sigorta şirketi tarafından poliçe ile sigortalanan riziko adresinde bulunan ... binasında davalı şirket işçilerinin çalışması sırasında yangın çıktığı sabit olup uyuşmazlık meydana gelen yangın sebebiyle tarafların kusur oranı ve hasarın miktarı noktalarında toplanmaktadır.Somut olayda, özel ürünler üretim binası çatısında bulunan kablo kanalı üzerinin çelik platformla kapatılması işi ifa edilirken davalı çalışanları tarafından yapılan kaynaktan çıkan kıvılcımlar sebebiyle 02/09/2019 tarihinde yangının çıktığı, davacı vekili tarafından da ileri sürülüp kabul edildiği üzere davacı sigortalısı şirket ile davalı şirket yetkililerinin bulunduğu 26/08/2016 tarihli toplantıda söz konusu işin yapılmasının davalı tarafa verilerek 29/08/2019 tarihinde işe başlanmasının kararlaştırıldığı, kararın toplantıda alındığının anlaşılmasına göre bu hususa ilişkin yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmakla dosya kapsamı ve mevcut delil durumu nazara alındığında yangının meydana gelmesinde hem davacı sigortalısı şirketin hem de davalı şirketin kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi raporu uyarınca Mahkemece olaya ilişkin taraflara atfedilen kusur oranları ile zararın kapsamı ve mahiyeti bakımından bilirkişi raporu ile de benimsenen ve iştirak edilen eksper raporunda yapılan ayrıntılı değerlendirmeler sonucu tespit edilen hasar miktarının dosya kapsamına uygun düştüğü, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu dikkate alındığında Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup taraf vekillerinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ekinde sunduğu sözleşme hükümleri gereği davalının zararın tamamından sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinde dayanılmayan bu husus iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu gibi ayrıca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyip istinaf aşamasında ileri sürüldüğü anlaşılmakla bu yöne ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Kaldı ki davacı vekili, hasara yol açan işin 26/08/2016 tarihli toplantıda davalı şirkete verildiğini belirtmiş olup buna yönelik bir sözleşmeden de bahsetmemiştir. Ayrıca davalının borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olmadığından dava ve takip konusu alacağın likit olduğundan söz edilemeyecek olup şartları oluşmadığından Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/510 Esas, 2021/828 Karar sayılı ve 17/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 230,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 385,21 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.06/11/2025