T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/170 Esas KARAR NO :2025/775 DAVA:Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/03/2025 KARAR TARİHİ:12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. Ve ... ... Bankası A.Ş. tarafından…
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/170 Esas KARAR NO :2025/775 DAVA:Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/03/2025 KARAR TARİHİ:12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. Ve ... ... Bankası A.Ş. tarafından ..., ... İlçesi, ... Mah., 30 Ada, 169 Parselde kayıtlı 1. Kule 402 ve 2. Kule 576 Bağımsız Bölüm numaralı taşınmazlarla ilgili olarak 14/03/2023 tarihli, sözleşmeyle taşınmazların piyasa rayiçlerinin çok altında bir fiyatla alım hakkı ve taşınmazların devrini talep etme hakkının müflis ... ... ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. Yetkilisi ve ortağı ... ve ... ... ... tanınmasına yönelik tasarrufların iptali, 4 ve5 nolu davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Müflis ... ... ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. ' nin iflas masası adına tescilini, dava devem ederken söz konusu hakların kullanılması ve tapuların devri riski bulunduğundan HMK m.389 Gereğince üzerine ayni hak tesisinin önlenmesine ilişkin tedbir kararı verilmesini, dosyanın mahkememizin ... Esas dava dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bankası vekili itiraz ve cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli olmadığını, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacının iflas masasına alacağına kayıt ettirmek için açmış olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... essa sayılı dosyası ile görülen kayıt kabul davasının da derdest olduğunun gözetilerek, davacı yanın kesinlemiş bir alacağından henüz söz edilemeyeceğini, bu nedenle de iflas masası adına bu davanın açılması ve buna bağlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın davaya konu taşınmaza cebri icradan yapılan satış sonucunda malik olduğunu, cebri icra yoluyla icra dairesince yapılan satış sonrası kazanılan mülkiyet için tasarrufun iptali davası açılamayacağı hususunun mahkemece değerlendirilmeksizin verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda, müvekkili bankaya, kredi borçlarının geri ödenmesini teminen bankaya ipotekli olan taşınmazı banka alacağına mahsuben cebri icra kanalıyla satın aldığını, müvekkili bankanın ipotek hakkından kaynaklı bu kazanımının hukuken korunduğunu, bu nedenle davacı yanın tapu iptal talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davada davacı talebinin açıkca ispata muhtaç olduğunu, yargılama gerektirdiğini, mahkemece yaklaşık ispat koşulu sağlandığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de davacının alacak davası dahi kabul edilmediğini, alacaklı gibi kabul edilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini, müvekkili bankanın mülkiyet hakkını engelleyici nitelikte verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili itiraz ve cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu itibari ile ihtiyati tedbirin şartlarının gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir bir husus bulunmadığını, dava konusu edilen talepler dikkate alındığında, davacı tarafın haklılığının anlaşılması halinde elde edeceği tazminat isteminin ihtiyati tedbir kararı ile korunmasına gerek olmadığını, davalı bankaların cebri ihaleden taşınmazları alacağa mahsuben almaları ve davacı tarafın zarara uğradığı iddiaları arasında olmayan illiyet bağı ispat edilse dahi davacının ihtiyati tedbirle korunması gereken ve gecikmesinde zarar olan menfaatinin bulunmadığını, davacının davasının temelini müflis şirketten olduğunu iddia ettiği alacağı olduğunu, davacının alacağına kavuşabildiği ölçüde taşınmazların mahiyetinin davacı açısından önemi bulunmadığını, davacının davasının temelinin tedbir kararı verilen taşınmazlar değil alacak oluşturduğunu, davacının alacağına ilişkin yaklaşık ispat şartının oluşmadığını, tedbir kararının hatalı olduğunu, davaya konu edilen taşınmazların ipotekli iken, mülkiyetleri icraen yapılan satış neticesinde davalı bankalara geçtiğini, davacı tarafından davaya konu edilen borç tasfiye ve alım hakkı protokolü olduğunu, verilen tedbir kararının davacının hukuki yararı ile ölçülü olmadığını beyanla, davanın reddini ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili itiraz ve cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakma bakımından mahkemenin görevli olmadığını, davacının, ... ... ... şirketinden olan alacağı nedeniyle huzurdaki davayı açtığını, müflis şirkete isabet etmesi gereken menfaatlerden bahsederek sözleşmenin iptalini ve alacağının iflas masasına ödenmesini talep ettiğini, ancak müflis şirket adına hareket etme ve dava açma yetkisinin iflas idaresine ait olduğunu, alacaklıların bireysel olarak müflis şirket adına dava açma yetkisinin bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf iflas masasından dava açmak üzere yetki istemiş ise de alacaklılar toplantısı yapılarak söz konusu davayı takip yetkisinin davacıya verilmediğini, bu itibarla davacının aktif dava ehliyeti bulunmadan açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, açılan davada hem tapu kayıtlarının iptali ve tescili, hem tasarrufun iptali ve hem de alacak talebinde bulunulduğunu, bu taleplerin tamamının aynı anda istenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığından ve herhangi bir tasarruf olmadığından verilen tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, verilen tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...vekili itiraz ve cevap dilekçesinde özetle; Dosyanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müflis şirkete ait iflas dosyası incelendiğinde davacının iflas masasından dava açma yetkisi almadığını, HMK 114. Maddesinde tarafların davayı açarken dava ve taraf ehliyeti bulunması gerektiğini, İİK 277. Maddesine atıfla aynı kanunun 245. Maddesinde kimlerin tasarrufun iptali davası açabileceğinin düzenlendiğini, buna göre iflas masasının takip etmeyeceği bir iddianın takibi hakkı isteyen alacaklıya takip yetkisi verilebileceği düzenlendiğini, alacağı kesin olmayan, çekişmeli alacaklının, iflas masası tarafından açılmayan veya takip edilmeyen tasarrufun iptali davasının açılması veya takip edilmesi için iflas masasından takip yetkisi almasının şart olduğunu, dosyada davacı tarafça açılan iş bu tasarrufun iptali davası için iflas masasından yetki almadığı gibi dava hakkının devredilmediğini, ehliyetsizlik nedeniyle işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulmuş olan deliller incelendiğinde davacının alacağını ispatlamadığı gibi taraflar arasında tasarrufun iptaline konu alabilecek muvazaalı işlemin olduğunun ispatlanamadığını, dayanaktan yoksun mesnetsiz iddialar olduğunu, davacı tarafın yaklaşık ispat şartını sağlayamadığını, HMK 390/3 maddesinde görüleceği üzere tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine dair dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, ancak bu ispat ölçüsü tam bir kanaat niteliğinde olmadığını, yaklaşık ispat kuralı dosyada mevcut olan deliller ile gerçekleşmediğinin ortada olduğunu, her ne kadar mahkeme tarafında yaklaşık ispat şartının sağlandığı gerekçesiyle davaya konu taşınmazlara tedbir konulmuşsa da bu kararın soyut iddialara dayandığını ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin 07/03/2025 tarihli ara kararı ile, dava konusu taşınmazların tapu kaydına devrini önleyici ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, davalıların itirazı üzerine itirazlarının reddine karar verilmiş, davalılar tarafından karar istinaf edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2025/1311 esas, 2025/1166 karar sayılı karar ilamı ile mahkememiz ara kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... essa sayılı dosyasının örneği getirtilip incelenmiş, davacının müflis şirketten olan alacağına ilişkin yargılamanın devam etmekte olduğu, bilirkişi raporları alındığı ve dosyanın derdest olduğu, çekişmeli alacağın kayıt kabul davası olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen Bilirkişi heyet raporunda özetle; "dava konusu taşınmazın konumu, halihazır durumu, alanı, kullanım biçimi ile satış bedeline tesir eden bilumum faktörler, dönemsel sosyo-ekonomik verilerin ... piyasasına etkileri göz önüne alındığında, taşınmazın güncel değerleri ve hisse bazında değerleri yukarıda detaylıca belirtildiğini, Buna göre taşınmazın rapor tarihi itibariyle değeri 600.000.000TL, taşınmazın dava tarihi 26.02.2025 itibariyle değeri 530.471.652,99TL, taşınmazın ön alım sözleşme tarihi 14.03.2023 itibariyle değeri 233.573.084,14TL, taşınmazın cebri icra yolu ile satış tarihi 28.06.2022 itibariyle değeri 179.886.685,55TL olarak tahmin ve takdir edildiği" bildirilmiştir. Davacı vekili duruşmada: " ek rapor alınmasını talep ederiz, davadan sonra davalılar arasındaki dava konusu vefa sözleşmesinden dönüldüğünü öğrendik, bu husus davalılara sorulsun ve davamızın kabulüne karar verilsin," dedi. Davalı ... vekili duruşmada: " itirazlarımız uyarınca işlem yapılarak yeni rapor alınsın, vefa sözleşmesi süresinde kullanılmadığından sona ermiş ve uzatılmamıştır. Davanın reddine karar verilsin," dedi. Davalı ... vekili duruşmada: " yeni rapor alınsın, ayrıca biz sözleşmeden dönmedik, mahkemenizin verdiği tedbir kararı dolayısı ile banka sözleşmenin ifasını yerine getiremedi. Biz süresinde davalı bankalara başvurarak satacağımız kişiyi bildirmiştik. Parası da yatırılmıştı bankaya, davanın reddine karar verilsin," dedi. Mahkememizce 08/10/2025 tarihli celsede verilen ara karar ile; Vefa sözleşmesi uyarınca davalılar ... ve ...' nin başvuru yapıp yapmadığı ve parasını yatırıp yatırmadığı, talebin neden yerine getirilmediği ve vefa sözleşmesini sona erdirilip erdirilmediği hususlarında davalı bankalara müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunun tek taşınmaz yönünden değerlendirme içermesi nedeniyle ve yapılmış itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır. Davacı vekili celse arasında sunduğu dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiş ve davalıdır şerhinin kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın, iflas masasına dönmesi gerekirken davalılar arasında muvaazalı şekilde vefa sözleşmesi ile el değiştirilmeye çalışıldığı gerekçesi ile dava konusu İstanbul İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, 30 Ada, 169 Parselde kayıtlı, 1. Kule 402 ve 2. Kule 576 bağımsız bölüm numaralı taşınmazların iflas masası adına tescili ve tedbir istemine ilişkindir. Davacı vekili 11/11/2025 tarihli dilekçesi ile; "yalnızca yargılamaya son verilmesi amacı ile davadan feragat ettiklerini, terbir ve davalıdır şerhi kaldırılmasını talep ettiğini" beyanla davadan feragat etmiştir. Davacı vekilinin feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır. Feragat, kesin hüküm sonuçlarını doğuran, tek taraflı beyanla yargılamayı sona erdiren bir taraf işlemi olup, davacının vaki feragati nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Feragat nedeniyle davanın reddine, Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan mahsubu ile artan 151.303,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 954.793,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile dosya üzerinden karar verildi.12/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır