T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1850 - 2026/10 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1850 KARAR NO : 2026/10 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 ara karar NUMARASI : 2024/734 Esas - derdest İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN/DAVACI : ... VEKİLİ : A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1850 - 2026/10 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1850 KARAR NO : 2026/10 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 ara karar NUMARASI : 2024/734 Esas - derdest İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN/DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN/DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA :Tapu İptali ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) TALEP : İhtiyati Tedbire İtiraz DAVA/TALEP TARİHİ : 20/04/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbire itiraz eden vekili 20/04/2025 tarihli dilekçesi ile; Mahkemece 18.09.2024 tarihli tensip zaptında, müvekkili adına kayıtlı, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine, tarafları dinlenilmeksizin ve herhangi bir somut belgeye dayanmaksızın ihtiyati tedbir kararı tesis edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 390. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talebinde bulunan taraf, davanın esasına ilişkin haklılığını “yaklaşık ispat” derecesinde ortaya koymakla yükümlü olduğunu, oysa somut olayda, davacı davasını yaklaşık olarak ispat edememekle birlikte aynı zamanda kusuru ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla ara karar gereği konulan tedbir hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf, iddialarını herhangi bir maddi vakıa ya da delille destekleyememekte; yalnızca soyut varsayımlara dayandırdığını, bu iddia kötü niyetlidir ve herhangi bir hukuki değer taşıyan belge ya da bilgi ile ispat edilmediğini, bu haliyle, tesis edilen ihtiyati tedbir kararı, hukuken geçerli bir dayanak olmaksızın verilmiş olup, kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 08/07/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... aleyhine tedbir talep edilen davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı itiraz eden/davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı/tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen tedbir kararı hukuki dayanaktan yoksun olmakla yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, tedbirin ölçüsüz ve orantısız şekilde tesis edilmesi ile piyasa değeri milyonlarca lirayı aşan bir taşınmaz için, yalnızca 5.000,00 TL teminatla sınırlama getirilmesi, bu dengeyi açıkça ihlal ettiğini, müvekkilin ciddi zararlara uğrama riski doğduğundan, dosya kapsamında taşınmazın güncel piyasa rayiç değeri belirlenmeli ve belirlenen bu değerin asgari %25’i oranında teminat gösterilmesi sağlanması gerektiğini beyan ile yerel mahkeme 08.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir itirazının reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına aksi kanaat halinde dahi mevcut teminat miktarının açıkça yetersiz olduğu gözetilerek, taşınmazın güncel piyasa değeri esas alınarak teminat bedelinin rayiç değerin en az %15’i oranında olacak şekilde artırılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tedbir talep eden/davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı taraf mahkemenin red kararını süresinde istinaf etmediğinden davalının tedbire ilişkin istinaf talebinin süreden reddi ile ayrıca bilirkişilerin tespit ettiği üzere davalı şirketin mallarının dava açıldıktan sonra satılmaya başlandığı sabit olduğunu, davalının kötü niyetli birden fazla devirleri dava açıldıktan sonra gerçekleştirdiği de dikkate alındığında davalının açıkça kötü niyetle hareket ettiğini, satılan gayrımenkule ilişkin iki adet derdest davalarının bulunduğunu beyan ile öncelikle süreden incelenerek reddine ayrıca HMK 392 maddesi çerçevesinde somut olayda davalı şirketin tedbir konulmayan mallarının yargılama devam ederken satılmış olması ve davalının kötü niyetli olması karşısında davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/734 Esas - 08/07/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; 08/07/2025 tarihli ara kararı ile aleyhine tedbir talep edilen davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının REDDİNE karar verilmiş karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi üzerine, ilk derece mahkemesince 18/09/2024 tarihli tensip zaptı ile, "Davacının ihtiyati tedbir talebinin şimdilik 5.000,00 TL teminatla kabulüne, Gebze Belediye Başkanlığına yazılan yazıya cevap verildiğinde teminat miktarının değiştirileceğinin ve harçların taşınmazın rayiç bedeline göre tamamlatılacağının ihtarına, (ihtaratın tensip zaptının davacı vekiline tebliği ile yapılmasna)" şeklinde karar verildiği, bu karara davalı tarafından itiraz edildiği, bu itirazın duruşmada değerlendirilerek 08/07/2025 tarihli itirazın reddine ilişkin ara kararın verildiği, bu kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinde bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK.'nun 297. maddesinde ise; mahkeme kararında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler, hüküm sonucu, varsa kanun yolları ve süresi, hükmün verildiği tarih ve hakim veya hakimlerin ve zabıt kâtibinin imzaları ve gerekçeli kararın yazıldığı tarihin yer alması; ayrıca, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ile ayrıca ve özellikle HMK'nın 391. maddesinin 2. fıkrasının (a,b,c,ç) bentlerindeki düzenlemeye göre; ihtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği; talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceğinin yazıldığı; açıkça belirlenmiştir. İncelenen dosyada yerel Mahkemece usule aykırı şekilde, davacının ihtiyati tedbir talebinin tensip zaptında gerekçelendirilmeksizin karara bağlandığı ve gerekçeli ara karar yazılarak taraflara tebliğ edilmediği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemelere göre; mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara kararı, 6100 sayılı HMK'nın 391. maddesi hükmü uyarınca, usulüne uygun denetime elverişli ve gerekçeli olarak yazılıp usulünce taraflara tebliğ edildikten ve itiraz olması halinde duruşmalı olarak incelendikten sonra müteakip usulü işlemler yapılıp yasal prosedüre uygun tamamlandıktan sonra dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi için mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih ve 2024/734 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.09/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*