9. Hukuk Dairesi 2025/8875 E. , 2025/10269 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2212 E., 2025/1292 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/975 E., 2024/480 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…
9. Hukuk Dairesi 2025/8875 E. , 2025/10269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2212 E., 2025/1292 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/975 E., 2024/480 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine açılan işe iade davası sonunda İstanbul 29. İş Mahkemesinin 2017/95 Esas sayılı dosyası ile iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz feshedildiği kabul edilerek müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin işe başlatılmak üzere süresi içinde davalı işverene başvurduğunu, davalı işveren tarafından keşide edilen ihtarname ile işe davet edildiğini, ancak işe davet yazısında pandemi koşulları nedeniyle projenin Cezayir Hükümeti tarafından durdurulduğundan fiilî ve hukuki imkânsızlık nedeniyle işe başlatmanın mümkün olmadığının, projenin başlaması ile işe başlama tarihinin de paylaşılacağının belirtildiğini, ayrıca müvekkilinin için en az iki yıl geçerli süreyi havi pasaport aslı ile birlikte 21.12.2020 tarihinde bizzat belirtilen adreste bulunması gerektiğinin bildirildiğini, işe davet ihtarnamesinde müvekkilinden ilk defa işe alınacakmış gibi çok sayıda belge talep edildiğini, müvekkili tarafından davalı tarafından belirlenen adrese gidilerek pasaport aslının teslim edildiğini, müvekkilinin çalıştığı projede tam kapasite çalışmalar başlamış olmasına rağmen, kendisinin işe davet edilmediğini, aradan geçen yaklaşık 1 yıl içinde davalılar tarafından davacının işe iadesinin gerçekleştirilmediğini, her ne kadar davalılar tarafından fiilî imkânsızlık nedeniyle müvekkilinin işe başlatılmadığı ifade edilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını belirterek iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve kıdem tazminatı farkının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kesinleşmiş işe iade kararı üzerine davacı işçi tarafından işe başlamak için müvekkili Şirkete başvurulduğunu, başvuru kabul edilerek davacının işe davet edildiğini, kesinleşen işe iade davasında verilen karar uyarınca davacının işe başlatılması yükümlülüğünün Cezayir'deki ... projesi ile sınırlı olduğunu, işe davet ihtarında açık ve net bir şekilde ifade edildiği üzere, işlemlerin tamamının pandemi sonrasında daha fazla vakit kaybetmeden gerekli evrakların hazır edilmesi ve yurt dışına gidilmesi amacını taşıdığını, Cezayir ülkesinin Mart 2020 tarihinden itibaren ülkeye kara, hava ve deniz yoluyla girişi tamamen kapattığını, ayda 1 kere özel uçakla ülkeden dışarıya insan transferi sağlandığını, ancak kesinlikle başka bir ülkeden Cezayir'e girişe izin verilmediğini, ülkenin tamamen karantina hükümlerini uyguladığını, davacının işe başlatılması konusunda hukuki ve fiilî imkansızlık bulunduğunu, Cezayir Hükümetinin ülkedeki tüm projelerle birlikte durdurduğu, davacının çalışmış olduğu, müvekkili Şirketler tarafından yürütülen PTO projesinin tüm çalışanlarının 2020 Nisan tarihinden beri Türkiye'de olması nedeniyle başlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında davacının kesinleşen işe iade kararı sonrasında yasal süresi içerisinde işe başlama talebiyle işverene başvurduğu, işverenin yasal süresi içerisinde davacının işe başlama talebini kabul ettiği, ancak pandemi süreci nedeniyle çalışmakta olduğu Cezayir ülkesine ihtarnamenin keşide tarihi itibarıyla uçuş yapılamadığı gerekçesiyle fiilî ve hukuki imkânsızlık nedeniyle işe başlatılmasının mümkün olmadığını, projenin işbaşı yapmasına müteakip işe başlama tarihinin paylaşılacağını beyan ettiği ve aradan geçen sürede davacının işe iadesini gerçekleştirmediğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın davalı tarafça yapılan işe davetin samimiyeti ve dolayısıyla fiilî imkansızlık iddiasının gerçek olup olmadığı noktasında toplandığı, dosya içeriğinde işe başlatmada fiilî imkansızlık olgusunun ispatın yönelik yazılı delil, tanık beyanı ve sair başkaca kayıt bulunmamakta olup bu hâli ile boşta geçen süre ile iş güvencesi tazminatı talebinin kabulü gerektiği davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı ve bakiye alacağın bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılarca Cezayir ülkesindeki projenin pandemi nedeniyle ilgili ülke hükümetince durdurulduğu gerekçe gösterilerek davacının fiilî ve hukuki imkansızlık nedeniyle işe başlatılmasının mümkün olmadığı belirtilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta adi ortaklığı oluşturan her iki Şirketin faaliyet alanları ile davacının greyder operetörlüğü görevi birlikte değerlendirildiğinde davalı işverenler tarafından, davacı işçi özelliğine, kıdemine ve önceki işine en uygun başka bir işe davet edilmeden, fiilî imkânsızlık gerekçesi ile işe başlatılmamasına dair ihtarnamesinin Yargıtay yerleşik içtihatları ile aranan samimiyet olgusunu içermediğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafından yapılan işe davet çağrısının samimi olmadığına yönelik kabulün isabetli olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut olayda hukuki ve fiilî imkânsızlık hâlinin mevcut olduğunu, b. İşe iade yükümlülüğüne sahip adi ortaklığın, adi ortaklık olarak ifa etmekte olduğu tek işin davacının da çalışmış olduğu Cezayir'deki ... projesi olduğunu, müvekkili Şirketlerin, adi ortaklık şeklinde bir arada olduğu yurt içinde ya da yurt dışında başka bir proje bulunmadığını, bu durumda, kesinleşen işe iade davasında verilen karar uyarınca davacının işe başlatılması yükümlülüğünün Cezayir deki ... projesi ile sınırlı olduğunu, c. Davacının işe davet ihtarında açık ve net bir şekilde ifade edildiği üzere, işlemlerin tamamı pandemi sonrasında daha fazla vakit kaybetmeden gerekli evrakların hazır edilmesi ve yurtdışına gidilmesi amacını taşıdığını, d. Cezayir ülkesinin Mart 2020 tarihinden itibaren ülkeye kara, hava ve deniz yoluyla girişi tamamen kapattığını, ayda 1 kere özel uçakla ülkeden dışarıya insan transferi sağlandığını, ancak kesinlikle başka bir ülkeden Cezayir'e girişe izin verilmediğini, ülkenin tamamen karantina hükümlerini uyguladığını, e. Tespit edilen ücretin netten brüte çevrilmesinde hata yapıldığını ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince davacının işine iadesinde adi ortaklığı oluşturan her iki Şirketin faaliyet alanları ile davacının yaptığı greyder operatörlüğü işi nazara alınarak başka bir işe davet edilmesi gerektiği, bu hususa riayet etmeyen davalıların işe davette samimi olmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf taleplerinin esastan reddedildiğini, her iki Şirket bünyesinde uygun pozisyon bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek olmadığı gibi, uyuşmazlığın hasredildiği hukuki ve fiilî imkansızlık olgusunun ise İlk Derece Mahkemesince usulünce ve yeterince araştırıldığı, sonuç olarak davalıların imkânsızlık olgusunu ispatlayamadıklarının isabetli şekilde tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin bu yönüyle isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işverenin işe başlatılma talebinde samimi olup olmadığı, buna göre dava konusu tazminatlar ile boşta geçen süre ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.